Cevaplar

2013-01-07T20:25:36+02:00

damlaya damlaya göl olur

Atasözleri geçmişten günümüze süregelmiştir. Atasözleri bize daima doğru yolu gösterir. Tabi ki atasözleri çok, onları iyice anlamamız için dikkatlice araştırmamız gerekir. Onların içinden “Damlaya damlaya göl olur” diye bir atasözünü açıklamak istiyorum. Bence bu atasözü insanın emeğiyle ilgilidir. Çünkü damla insanın küçük bir şeyi diye düşünürüm. Bu damladan insan sonra göl oluşturur. Mesela, eğer ben gelecekte kendi işime girişmek istersem, onu geliştirmem için çok çaba göstermem gerekir, ilk olarak sabırlı ve emin olmam gerekir. Girişimci insanlarla konuşurum,onlardan öğrenirim ve sonra işime uzmanları alırım. Ben hemen işime başlayamayabilirim, çünkü uzun zaman gerekir. Belki girişim küçük de olsa çalışarak, para kazanarak bundan daha büyük bir iş çıkarabilirim, işimi büyütebilirim, yurt dışına gidebilirim. Genellikle biz büyüdükten sonra anlıyoruz ki her şeyi kendi ellerimizle yapmaya mecburuz, kendi terimizle para kazanmamız gerekir. Tabi ki biz hemen ev, araba, cep telefonu, giyecekler alamayabiliriz, onları edinmek için çok çalışmamız gerekir. Çünkü her şey kolayca elde edilmez. Hepimizin hayallerimiz, gelecekle ilgili planlarımız vardır, onları geliştirmek için yine çalışmamız gerekir. Bence hayallerimize nasıl ulaşırsak o kadar bizim için değerli olur. Bence bir şeye başladıktan sonra onu sonuna kadar erdirmek lazım, paramızı gerekli şeylere harcamamız lazım ve küçük şeylerin de önemini bilmemiz lazım, çünkü küçük şeyler birike birike büyük varlık oluşur. Bizim kazandığımız parayı gerekli şeylere harcarsak, parayı doğru kullanırsak o zaman kendi emeğimizin kıymetini biliriz. Ben insanlara “Elma piş ağzıma düş” diye düşünmemeleri gerek diye söylemek isterim, çünkü her şey öylesine gelmez. Her zaman şansımız yaver gitmez. Çalışmadan hiçbir şey elde edemeyiz. Kazançlar birden bire olmaz, yavaş yavaş oluşur. Sabırla emek harcamak gerek.  

2 3 2
2013-01-07T20:25:58+02:00

Biz iki türlü hayat geçiyoruz. Onlar birbirinden çok farklı. Birincisi köy hayatı, burada hayat çok güzeldir, çünkü hava temizdir. Tarlalarda yeşil otlar, karışık renkli çiçekler var. Her yerde türlü türlü kuşlar, hayvanlar, temiz ve uzun ırmaklar, sular, büyük dağlar, ağaçlar var.
          Köy ürünleri doğal ve insanlar her zaman tarlalarda çalışıyorlar. Onlar meyve ve sebze yetiştiriyorlar. Köyde sinema, tiyatro, büyük alışveriş merkezleri yok. Ama insanlar boş zamanlarını çok güzel geçiriyorlar. Mesela onlar akşamları birlikte konuşuyorlar ve bahçede çay içiyorlar.
Köylüler tavuk, ördek ve at besliyorlar ve çiftlikte çalışıyorlar. Bu sebeple köyde boş zaman çok az, insanlar komşuluk yapıyorlar.
          Çocuklar her gün temiz havada oynuyorlar. Ağaca çıkıyorlar, suda yüzüyorlar, ata biniyorlar, dağlara tırmanıyorlar ve burada kızlar türlü türlü çiçekler topluyorlar. Köyde özellikle anneler için hayat erken başlıyor, çünkü onlar sabah süt sağıyor, ondan sonra ayran, peynir yapıyorlar ve çocuklara kahvaltı hazırlıyorlar. Her sabah çocuklar bir bardak ılık süt ve taze yumurta, peynir ekmekle güne başlıyor.
Bence köydeki insanlar çok sağlıklı ve güçlü oluyor, çünkü onlar temiz havayı teneffüs ediyorlar, temiz su içiyorlar. Doğal ürünler yiyorlar. Bu sebeple köy hayatı daha güzel.
          İkincisi ise şehir hayatı. Bu hayatı da seven insanlar var. Bütün eğlence merkezleri veya sinema, tiyatro, mağaza, market, pazar, banka, üniversite, bakkal, dükkan, gazino, spor ve güzellik salonları, hastaneler, diskolar ve parklar burada. Hayat şehirde de erken başlıyor. Sokaklar çok kalabalık, arabalar için yollarda trafik problemi her zaman oluyor. İnsanlar her gün aynı hayatı yaşıyor. Onlar sabahları işlerine gidiyorlar ve akşamları dönüyorlar.
          Sadece hafta sonları onlar dinleniyorlar. Ama dinlenmek için köye gidiyorlar. Şehirde insanlar medeni bir hayatta yaşıyorlar. Şehir hayatının güzel tarafı medeniyet, modemlik şehirde. Hayat bu sebeple köy hayatından farklı oluyor. Bence bütün insanlar köy ve şehir hayatını seviyorlar, çünkü onların farklı tarafı var. İnsanlar burada farklı zaman geçirmek istiyorlar. Mesela, genç insanlar şehirde çalışıp para kazanmak istiyorlar. Bazıları diskoya, gazinoya, spor salonuna gitmeyi seviyorlar. Ama yaşlı insanlar temiz ve rahat bir hayat yaşamak istiyorlar.
          Ben gelecekte güzel bir şirkette çalışmak ve şehirde yaşamak istiyorum. Benim için bu iki hayatın farklı yönleri var. İkisinin de kendine özgü güzellikleri var.

2 4 2
2013-01-07T20:25:59+02:00

ne ekersen onu biçersin
bu atasözü genellikle yaptığımız iyi veya kötü şeylerin sonucu oarak karşımıza çıkar.çoğu zaman bu gibi olaylarla karşılaştığımız zaman bize"ne ekersen onu biçersin" derler.ama ne anlama geldiğini genellikle ayrıntılı olarak çogunlluk pek derinlemesine düşünmez.özellikle öğrencilerde ders yönünde bu atasözü sölenir.öğrenci derslerine çalışmaz gezerse sınavda da emeği kadar not alır.çalışmadığı bişey içinde aldığı nota katlanması gerekir.
toprağa buğday dikip pirinç beklemek,diken dikip gül beklemek ancak aklı evvellerin işidir ve elbetteki hayalperestlerin.

1 5 1