Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-07T22:08:41+02:00

undan önceki tarikatlar, daha çok, üyelerinin özellikle tarım işlerinde bizzat çalışmaları ile yaşıyorlardı. Oysa Fransisken ve Dominiken tarikatı mensupları için bedensel çalışma yükümlülüğü yoktu.

Her iki tarikat da bilimsel çalışma yapmak için kurulmuş olmamalarına rağmen, bilimsel araştırmalar bu tarikatlarda sanki kendiliğinden başlamıştır. Fakat, aynı zamanda, aralarında bir "zıtlık" da görülen bu iki tarikat, iki ayrı görüşün taşıyıcıları olmuştur.

Gerek yeni kurulan üniversiteler, gerekse bu yeni tarikatlar için ortak ve karakteristik olan nokta, "Aristo"yu incelemeye almalarıdır. Aristo'yu Batı Arapça çevirileri üzerinden Lâtinceye yapılan çevirileriyle tanımıştır. Skolastiğin birinci döneminin Eflâtuncu ve özellikle de Yeni Eflâtuncu olduğunu biliyoruz. İkinci dönem ise "Aristocu "dur. Ancak bu dönemde Aristoculuk akımı, hiçbir direnme ile karşılaşmadan rahatlıkla gelişebilmiş değildir. Bu yeni Aristo araştırmaları akımına birçok kişiler, bu arada Kilisenin etkili ve sorunlu kişileri de, karşı çıkmıştır.

2 4 2