Cevaplar

2013-01-08T14:18:40+02:00
Cevap: Cuma namazı hakkındaki ilkeler nelerdir Cuma Gününün Önemi

Cuma; cem olmak, toplanmak mânalarına gelir.

Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar. Topluca yapılan bu ibâdet, o günü bayram günü değerine yükseltir.

Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü'l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı, efendisi de denir.

Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhûr ettiği rivâyet edilir.

Hadîs-i şerîf'te şöyle buyrulur:

Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür. Âdem (as) o günde yaratılmış, o gün Cennete konmuş, o gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyâmet de ancak Cuma günü kopar..."

Çoklarının zannettiği gibi Cuma günü, iş yapmak, hayırlı ve faydalı mevzularla meşgul olmak haram değildir. İş yapma yasağı, sadece namaz kılma vaktine mahsustur. Namaz dışında çalışmak, alış-verişte bulunmak mübahtır. Zaten âyette de, namazdan sonra yeryüzüne rızık aramak üzere dağılınız, emredilmektedir.

Cuma'nın Hükmü Nedir?

Cuma'nın farz olduğu Kitab, Sünnet ve İcma' ile sabittir. Cum'a sûresinin 9. âyetinde şöyle buyrulur:

Ey îman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah'ın zikrine (namaza ve hutbe dinlemeye) gidin. Alış - verişi bırakın. Böyle hareket etmeniz, sizin için daha hayırlıdır..."

Resûl-i Ekrem (asm) îrad ettikleri bir hutbelerinde, bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır:

Biliniz ki, Allah Teâlâ Cumayı bu makamda, bu senenin bu ayında, bu günde farz kıldı. Bu farziyet, kıyâmete kadar sürecektir. Kim onu inkârından veya küçümseyerek, ben hayatta iken ve vefatımdan sonra terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde de feyiz ve bereketi kaldırsın. Dikkat ediniz. O kimse tevbe edinceye kadar onun ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, hiçbir hayır ve hasenatı kabûl edilmez."

Bir hadîs-i şerîf'te de şöyle buyrulur:

Cuma namazına gelmeyen kimseyi melekler 'Eyvah, ne oldu, neden geri kaldı?' diye birbirlerine sorarlar. Sonra: 'Allahım, eğer fakirliğinden gelemiyorsa sen ona helâl mal ver. Hastalığından gelemediyse şifa ver. Oyun ve eğlenceye kapıldıysa, ona ibâdetin zevkini tattır...' diye dua ederler."

Cumayı terketmenin uhrevî ceza ve mânevî zararına ise, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde temas etmişlerdir:

Kim özürsüz olarak ve ciddiye almayarak üç cumayı terkederse, Allah onun kalbini mühürler. Allah kimin kalbini mühürlerse, onu cehennemin en alt tabakasına koyar."
0
2013-01-08T14:47:11+02:00

Cevap: Cuma namazı hakkındaki ilkeler nelerdir Cuma Gününün Önemi

Cuma; cem olmak, toplanmak mânalarına gelir.

Cuma günü, Müslümanlar için çok önemli bir gündür. Bu günde Müslümanlar camide toplanıp birlikte Cuma namazını kılarlar. Topluca yapılan bu ibâdet, o günü bayram günü değerine yükseltir.

Bu sebeble Cuma gününe Seyyidü'l-eyyam, yani, günlerin itibarlısı, efendisi de denir.

Bütün hayırlı işlerin Cuma günü meydana geldiği; tarih boyunca pek çok kudsî hâdiselerin hep Cuma günü zuhûr ettiği rivâyet edilir.

Hadîs-i şerîf'te şöyle buyrulur:

Üzerine güneşin doğduğu en hayırlı gün, Cuma günüdür. Âdem (as) o günde yaratılmış, o gün Cennete konmuş, o gün Cennetten çıkarılmıştır. Kıyâmet de ancak Cuma günü kopar..."

Çoklarının zannettiği gibi Cuma günü, iş yapmak, hayırlı ve faydalı mevzularla meşgul olmak haram değildir. İş yapma yasağı, sadece namaz kılma vaktine mahsustur. Namaz dışında çalışmak, alış-verişte bulunmak mübahtır. Zaten âyette de, namazdan sonra yeryüzüne rızık aramak üzere dağılınız, emredilmektedir.

Cuma'nın Hükmü Nedir?

Cuma'nın farz olduğu Kitab, Sünnet ve İcma' ile sabittir. Cum'a sûresinin 9. âyetinde şöyle buyrulur:

Ey îman edenler, Cuma günü namaz için ezan okunduğu zaman hemen Allah'ın zikrine (namaza ve hutbe dinlemeye) gidin. Alış - verişi bırakın. Böyle hareket etmeniz, sizin için daha hayırlıdır..."

Resûl-i Ekrem (asm) îrad ettikleri bir hutbelerinde, bu mevzuda şöyle buyurmuşlardır:

Biliniz ki, Allah Teâlâ Cumayı bu makamda, bu senenin bu ayında, bu günde farz kıldı. Bu farziyet, kıyâmete kadar sürecektir. Kim onu inkârından veya küçümseyerek, ben hayatta iken ve vefatımdan sonra terkederse, Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin. İşlerinde de feyiz ve bereketi kaldırsın. Dikkat ediniz. O kimse tevbe edinceye kadar onun ne namazı, ne zekâtı, ne haccı, ne orucu, hiçbir hayır ve hasenatı kabûl edilmez."

Bir hadîs-i şerîf'te de şöyle buyrulur:

Cuma namazına gelmeyen kimseyi melekler 'Eyvah, ne oldu, neden geri kaldı?' diye birbirlerine sorarlar. Sonra: 'Allahım, eğer fakirliğinden gelemiyorsa sen ona helâl mal ver. Hastalığından gelemediyse şifa ver. Oyun ve eğlenceye kapıldıysa, ona ibâdetin zevkini tattır...' diye dua ederler."

Cumayı terketmenin uhrevî ceza ve mânevî zararına ise, Resûlüllah Efendimiz şu şekilde temas etmişlerdir:

Kim özürsüz olarak ve ciddiye almayarak üç cumayı terkederse, Allah onun kalbini mühürler. Allah kimin kalbini mühürlerse, onu cehennemin en alt tabakasına koyar."

0