Cevaplar

2013-01-08T20:09:05+02:00

Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Metin Arık’la CERN’in önemi ve Türkiye’nin CERN’e tam üyeliği konusunu görüştük.

Siz yüksek enerji fiziğinin hem kuramsal hem de deneysel yönlerinde çalışmalar yapmış ve bu konularda ülkemizdeki en yetkin kişilerden birisi olarak biliniyorsunuz. Son yıllarda CERN’e üyelik konusunda en aktif çalışanlardan da birisiniz. Neden ülkemizin CERN’e tam üyeliğini savunuyorsunuz? 
Ben CERN’’i her şeyden önce bir medeniyet projesi olarak görüyorum. Bu konuda vermeyi sevdiğim bir örnek var. Eğer bizden çok daha ileri medeniyet seviyesinde olan uzaylılar bizi gözlüyorlarsa bizim medeniyetimizden söz ederken, “Dünyalılar  protonları kütle enerjilerinin 3500 katına hızlandırıp bunlarla deney yapma seviyesine eriştiler” diyecektir. Bu medeniyetimizin değişik açılardan ölçüsüdür. Birincisi, bilimsel açıdan geldiğimiz seviyeyi gösterir. İkincisi, teknolojik açıdan geldiğimiz seviyeyi gösterir. Şu anda dünyanın en kuvvetli mıknatısları CERN’de. Örneğin bugün tıpta vazgeçilmez sayılan MR cihazları mıknatıs teknolojisinin ilerlemesi sayesinde gelişti. Üçüncüsü, ülkelerarası barış ve işbirliği konusunda geldiğimiz seviyeyi gösterir. Avrupa ülkeleri arasındaki bilimsel işbirliğinin temeli olan CERN Avrupa Birliği’nin de temeli olmuştur.
 
CERN’e üyelik için yaptığınız çalışmalarda karşılaştığınız zorluklar nelerdir? Bunlar aşılabilir mi? 
CERN’e üyelik için yaptığımız çalışmalarda bir zorluk yok. Bize kimse CERN’e üyelik için çalışmayın yoksa sizi rahat bırakmam demiyor. Ama şunu da vurgulamam gerekir ki geçmişte böyle olaylar oldu. CERN’e üyelik konusunda görüşü sorulan TÜBİTAK Başkanı, devlet sırrıdır söylemem diyebildi. CERN’e üyelik konusunda çalışanların kontratları yenilenmedi. Bugün için ise prosedürün gerektiğinden yavaş işlediğini düşünüyorum. Biliyorsunuz CERN’e tam üyelik için müracaatımızı yaptık. Ama CERN bu başvurumuzu değerlendirmeden önce diğer başvurmuş ülkelerle birlikte bizi yüksek enerji fiziği ve gelişmiş teknoloji açısından değerlendirmeye almaya karar verdi. Temmuz ayında CERN’den bir heyet bu konuda bizi ziyaret edecek ama henüz hangi kurumumuzun bu ziyareti planlayacağı bile kesinleşmedi. Bu konuda biz bilim insanları ise planlarımızı hazırladık, ama hiçbir resmi kuruluşumuz bize henüz danışmadı.

CERN’e üyelik ülkemize ve özel olarak yüksek enerji fizikçilerimize ne kazandıracaktır? Diğer bilim ve mühendislik dalları bu üyelikten ne kadar faydalanabilirler?
CERN’deki deneyler üye olsun olmasın her ülke fizikçilerine açıktır. Şu anda CERN’de deneylere katılan 50’yi aşkın fizikçimiz var. Teknoloji geliştirme konusu ise farklı. CERN’de geliştirilen teknoloji ülkemize açık değil. Örneğin geliştirilen süper iletken mıknatısların prototipini CERN yaptı, sonra bunun yapımını üye ülkelere ihale etti ve onlara bu mıknatısların nasıl yapılacağını öğretti. Biz tam üye olmadığımız için bu ihalelere katılamıyoruz. Tıptan yarı iletken fiziğine, inşaat mühendisliğinden elektrik mühendisliğine CERN’e tam üye olmamız tüm bilim ve mühendislik dallarında bir atılım yapmamızı sağlayacaktır.

CERN’e mutlaka üye olunmalı mıdır? Bu kazanımları üye olmadan da elde etmek mümkün müdür? 
Bu kazanımları üye olmadan elde etmek mümkün değildir. Eğer CERN ilk kurulduğunda biz de üye olsaydık şu anki bilimsel ve teknolojik seviyemiz daha ileri düzeyde olurdu.

CERN’e üyelik için yeterli bilgi birikimine ve yetişmiş insan sayısına sahip miyiz? Benzer olarak ülkemizde kurulması düşünülen küçük ölçekli yüksek enerji hızlandırıcılarından bilim üretecek düzeyde miyiz? 
Şu anda sahibiz ama on sene önce sahip değildik. Gerekli yetişmiş insan sayısına sahip değiliz diye CERN’e üye olmamak geçmişte yaptığımız en büyük hatalardan biridir. Oysa üye olup gençleri bu konuda yetiştirmeyi kendimize görev bilmeliydik. Hızlandırıcı teknolojisi stratejik anlamda dünyada en önde gelen teknolojilerden biridir. Bu teknolojiyi edinmeden diğer teknolojilerde ilerlemek (...)

1 4 1