Cevaplar

2012-10-05T17:04:37+03:00

Üreme sistemi canlılığın devamını sağlayan sistemdir. Türün devamlılığı iki ayrı cins tarafından gerçekleştirilir. 

Erkek ve kadın üreme sistemi anatomisi ve fizyolojisi birbirinden oldukça farklı yapılardan oluşmuştur. Ayrıca erkeğin üremedeki rolü kadına göre daha basittir. 
Kadın üreme sistemi
Kadın üreme sistemi, erkek üreme sistemine göre daha karmaşık bir yapıya sahiptir. Dişi üreme sistemi dişi üreme hücresi olan yumurta üretimini, döllenmeden sonra zigotun taşınması, beslenmesi ve gelişen embriyonunun korunmasını sağlar. Ayrıca meme bezleri salgısı ile doğumdan sonra bebeğin beslenmesi sağlanır. 
Organizasyonu
Dişi üreme sistemini meydana getiren organlar dış ve iç üreme organları olarak iki kısımda incelenir. 
Dış üreme organlarının tümüne birden vulva adı verilir. Bunlar; büyük ve küçük dudaklar, klitoris, kızlık zarı ve vajina girişidir.
İç üreme organları; vajina, rahim (uterus), yumurtalıklar (overler) ve fallop tüpleri, 
İç üreme organları 
Vajina 
Üretra ve mesanenin arkasında ve rektumun önünde yer alır. Rahim ile dış ortam arasındaki bağlantıyı sağlayan boru şeklinde, esnek ve 8-10 cm kadar olan bir organdır. Vajinal duvar düz kaslardan ve fibroelastik bağ dokusundan oluşur. 
Cinsel birleşmenin olduğu yerdir. Cinsel birleşme sırasında vajina penisin girişini kolaylaştırmak için serviks bezlerinden gelen müköz salgılarla kayganlaştırılır. 
Vajina asidik bir ortama sahip olması sayesinde bakteriyel infeksiyonların önlenmesinde de önemli yere sahiptir. 
Doğum sırasında bebek buradan geçerek dünyaya gelir. 


0
2012-10-05T17:15:49+03:00
Üreme Nasıl Gerçekleşir ?

Bütün insanlar, bir kadının yumurtası bir erkeğin sperm hücresi tarafından döllendikten sonra dünyaya tek bir hücre halinde gelirler. Daha sonra bir insanın oluşması için tilyonlarca hücre bir araya gelene kadar bu hücreler kontrollü bir şekilde defalarca bölünürler.
Bilim insanları bu konu hakkında bir çok şeyi öğrenmiş olsalar da büyük bir bölümü hayatın en büyük gizemlerinden biri olmayı halen sürdürmektedir.

Sperm Üretimi 
Sağlıklı bir erkek, her gün testislerinde milyonlarca sperm üretir. Folikül-uyarıcı hormon (FSH), sperm üretimini başlatır. Lüteinizasyon hormonu (LH) tarafından uyarılan testes-teron, spermlerin olgunlaşmasını sağlar. Erkek çocuklar, 10-14 yaşlarına denk gelen ergenlik döneminde sperm üretmeye başlarlar.
Boşalma sırasında vajinaya 200 ile 500 milyon arası sperm geçer. Mikroskop altında kurbağa yavrularına benzeyen spermler yumurta arayarak rahme doğru ilerler. Spermlerin sadece yaklaşık olarak 100 tanesi dölyatağı borusuna ulaşmayı ve bir yumurta ile temas etmeyi başarır. Çoğu zaman da spermlerin hiçbiri bir yumurtayı döllemeyi başaramaz.

Yumurta Üretimi 
Kız bebeklerde bile yaklaşık olarak 700.000 gelişmemiş yumurta bulunur. Kız çocuklarının doğup ergenliğe girmeleri arasında geçen zamanda bu yumurtaların büyük bir çoğunluğu ölür, geriye sadece yaklaşık olarak 300.000 tanesi kalır. Her yumurta, yumurtalıkta folikül denilen küçük bir yuvada durur.
Kız çocukları ergenliğe girdiklerinde, süresi değişebilen lakin yaklaşık 28 günde bir gerçekleşen aylık regl kanamaları yaşamaya başlarlar. Her regl döneminde bazı yumurtalar olgunlaşmaya başlar; ancak genelde bir yumurta diğerlerinden daha fazla olgunlaşır.
Regl kanamasının ilk yarısında olgunlaşan yumurtaları saran foliküllerdeki hücreler, estrojen hormonu üretir. Estrojen, dölyatağı borularının kasılmasına ve rahim yolunun (endometriyum) kalınlaşmasına neden olur.

Yumurtanın Serbest Kalması

Adet döneminin ortalarına doğaı yumurtalık en olgun yumurtayı serbest bırakır (yumurtlama). Önceden yumurtanın bulunduğu folikül, "sarı cisim" denilen bir yapıya dönüşür ve bu yapı da progesteron denilen hormonu üretmeye başlar.
Progesteron (her adet döneminin son yarısında üretilir) kan yoluyla rahme doğru ilerler ve döllenen yumurtanın tutunup büyümeye başlaması için besleyici ve kan yönünden zengin bir iç yapı oluşturması için yeni kan      3 hücrelerini uyarır. Döllenmiş bir yumurta, rahmin iç yapışma tutun-mazsa sarı cisim progesteron üretimini durdurur. Endometri-yuma progesteron uyarımı azaldığında rahmin iç yapısı parça parça dökülmeye başlar (adet kanaması).
Peki yumurtalık bir yumurtanın ne zaman olgunlaştığını ve ne zaman serbest bırakılması gerektiğini nasıl bilir? Beynin bir bölümü (hipotalamus) regl kanaması için saat işlevi görür. Hipotala-mustan salgılanan yumurtalık uyarı hormonu (GnRH) beynin arka kısmındaki hipofiz bezinden FSH ve LH salgılanmasını sağlar.
Adet döneminin başlangıcında hipofiz bezi FSH salgılar ve FSH de kan dolaşımı yoluyla yumurtalıklara giderek yumurta içeren foliküllerin gelişip estrojen salgılamalarını sağlar.
Ortalama bir adet döngüsünün 11. gününde hipofiz bezi LH üretimini artırır. Bir miktar LH kan yoluyla yumurtalığa ilerler, folikülden yumurtanın serbest bırakılmasına neden olur ve progesteron salgılaması için sarı cismi uyarır. Hiçbir yumurtanın döllenmediği adet döngüsünün sonunda hipofiz bezi LH salgılamayı bırakır, yumurtalık progesteron üretmeyi keser ve adet kanaması yeniden başlar.
Peki bu döngü hamileliğin gerçekleşmediği her ay tekrar  başlayacak şekilde nasıl kontrol
edilir? Bunun cevabı hormonlarla bağlantılı olan hormonlarda yatmaktadır.
Hipofız bezindeki hormonların (FSH ve LH) kanda dolaşıp yumur-talığa ulaşıp yumurtalığın estrojen ve progestron hormonları salgılanmasını sağladığı gibi bu döngünün tersi de gerçekleşmektedir. Yumurtalıklar tarafından salgılanan
hormonlar - estrojen, progestron ve inhibin - kan yoluyla beyne ulaşır ve beyne hormonlarını ne zaman serbest bırakıp ne zaman tutması gerektiğini söyler.
işte kadınların doğurganlık dönemlerinde her yeni adet döngüsünü başlatan beynin hormonları ile yumurtalığın hormonları arasındaki bu iletişimdir.

2 5 2