Cevaplar

2016-06-02T08:15:15+03:00
Eski toplumlarda gülle atma şeklinde yapılan yarışmalar düzenleniyordu. MÖ 3. yüzyıla ait gülle atma benzeri yarışmaları tasvir eden bronzlara rastlanmıştır. Bazı kaynaklarda bu yarışmaların tek elle bazılarında çift elle yapıldığı anlatılır. Tek elle yapılan taş atma yarışmalarında hakem kurulu kabul edilen yaşlı kişilerin oluşturduğu grup yarışta atılacak iki ya da üç kilo ağırlığındaki taşı belirlerdi. Bu taşın tek elle atılması güç, sert ve kolay parçalanmayacak türden olması gerekmekteydi. Ayrıca bu taşı elle tutabilmek için üzerinde parmakların kavramasını kolaylaştıracak yerler yapılırdı. Yarışmaya katılanlar, belirlenen yere ayaklarından birini koyarak ve istedikleri bir pozisyonu alarak taşı fırlatırlardı. Bu atışlar üç kez tekrarlanıp sırası gelen sporcular aynı zamanda gidip taşı alırdı. Atışlarda belli bir stil yoktu. Hakemler taşın düştüğü yare işaret koyar, böylece kim taşı daha uzağa atarsa o kişi yarışma için ortaya konan ödülü alır. Bu şekildeki yarışmalar günümüzdeki gülleye bir yaklaşım olarak görülmektedir. Eski Yunanlılar'ın düzenlediği olimpiyatlarda gülle yerine 6.5 kg ağırlığında taş veya metal parçalarıyla yarışma yapılırdı. Taş yerine gülle ise ilk kez İngilizler tarafından kullanıldı. Bu tür yarışmalar daha sonra tüm toplumlara yerleşmeye başladı. Gülle, atma aracı olarak kullanılan ham demir ve diğer madenlere dönüştürüldü.Yunanlılar demiri eriterek bu günkü güllenin şekline benzer gülle yaptılar. 1866’da kurulan amatör atletik ilk atletizm yarışmaları düzenledi. Böylece gülle de atletizmde yerini bilimsel ve teknik olarak almaya başladı. Gülle, 1896’dan itibaren modern olimpiyatlarda yer aldı.
0
2016-06-02T10:51:46+03:00
Eski toplumlarda gülle atma şeklinde yapılan yarışmalar düzenleniyordu. MÖ 3. yüzyıla ait gülle atma benzeri yarışmaları tasvir eden bronzlara rastlanmıştır. Bazı kaynaklarda bu yarışmaların tek elle bazılarında çift elle yapıldığı anlatılır. Tek elle yapılan taş atma yarışmalarında hakem kurulu kabul edilen yaşlı kişilerin oluşturduğu grup yarışta atılacak iki ya da üç kilo ağırlığındaki taşı belirlerdi. Bu taşın tek elle atılması güç, sert ve kolay parçalanmayacak türden olması gerekmekteydi. Ayrıca bu taşı elle tutabilmek için üzerinde parmakların kavramasını kolaylaştıracak yerler yapılırdı. Yarışmaya katılanlar, belirlenen yere ayaklarından birini koyarak ve istedikleri bir pozisyonu alarak taşı fırlatırlardı. Bu atışlar üç kez tekrarlanıp sırası gelen sporcular aynı zamanda gidip taşı alırdı. Atışlarda belli bir stil yoktu. Hakemler taşın düştüğü yare işaret koyar, böylece kim taşı daha uzağa atarsa o kişi yarışma için ortaya konan ödülü alır. Bu şekildeki yarışmalar günümüzdeki gülleye bir yaklaşım olarak görülmektedir. Eski Yunanlılar'ın düzenlediği olimpiyatlarda gülle yerine 6.5 kg ağırlığında taş veya metal parçalarıyla yarışma yapılırdı. Taş yerine gülle ise ilk kez İngilizler tarafından kullanıldı. Bu tür yarışmalar daha sonra tüm toplumlara yerleşmeye başladı. Gülle, atma aracı olarak kullanılan ham demir ve diğer madenlere dönüştürüldü.Yunanlılar demiri eriterek bu günkü güllenin şekline benzer gülle yaptılar. 1866’da kurulan amatör atletik ilk atletizm yarışmaları düzenledi. Böylece gülle de atletizmde yerini bilimsel ve teknik olarak almaya başladı. Gülle, 1896’dan itibaren modern olimpiyatlarda yer aldı.
0