Cevaplar

2013-01-11T19:49:19+02:00

Kompozisyon Örnekleri

 

 

KONU: "ÇOK YAŞAMAK ELİMİZDE
DEĞİL; FAKAT NAMIMIZI ÇOK YAŞATMAK ELİMİZDEDİR."
Cenap Şehabettin


Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:
Gerekli açıklamayı yapabilmek için düşünce planımız şöyle düzenlenebilir:
1 - İnsan ömrünün sınırlı oluşu;
2 - Nam bırakmak nedir? İnsan hangi durumlarda nam bırak
mış olur?
3 - Nam bırakmakla - yaşamak ilişkisi nedir?
4 - Genel ve özel yargı.
ÖRNEK ÇALIŞMA:
"Hepimiz, ilahi kudretin sır dolu iradesiyle dünyaya geliyor, belli bir süre yaşadıktan sonra türlü şekillerde gelen ölüme çaresiz boyun eğerek hayata veda ediyoruz. Bilim ve tekniğin dev adımlarla ilerlemesine rağmen daima güçsüz kaldığımız nokta vardır. Bu da, doğmak gibi ölmenin de elimizde olmaması. Ölmemek şöyle dursun, istediğimiz kadar bir ömür sürmek bile irademiz dışındadır. Hiç kimse, yalnız uzun bir gelecek için değil, yarını için bile kesin bir garanti veremez.
"ölüm" gerçeği karşısında zaman zaman bunalımlar geçiren insanoğlu, akıl, irade ve çalışmasını birleştirerek, eser meydana getirmek suretiyle bir bakıma manen ölümsüzlüğe kavuşma zaferini elde edebilir. "Eser" sözüyle kastedilen, sadece elle tutulur, gözle görülür, göz kamaştırıcı bir yapıt değildir. Hayatı iyi bir şekilde, çevresine faydalı olarak yaşamak, faziletli,'saygıdeğer bir insan olmak da eser yaratmaktır bir bakıma... İnsanoğlunun kendi kendini yaratışıdır bu... Her türlü eser bizim yaşamışlığımızın silinmez izidir; zaman geçtikçe değerlenir.
Netice olarak, koyu bir acizlikle bir gün "yok oluverme" buhranlarına kapılmadan önce, tabiatı olduğu kadar kabul edip manen yaşamak istiyorsak, kendi şartlarımız içinde bir "iz" bırakmaya çalışmalıyız. Bu iz üzerinden geçecek olanlar, bizi iyilik, saygı ve minnetle andıkları zaman, bir bakıma ölmemiş; yaşıyor sayılırız. İşte üstün bir yaratık olarak bizim de kudretimiz bu yoldadır."

--------------------------------------

KONU: ''DÜŞENE GÜLEN ACIYANDAN ÇOKTUR."
Namık Kemal


Açıklama Yapmak İçin İzlenecek Yol:
İnsanların zayıf ve aciz olanlara karşı genel tutumları üzerinde düşününüz. İçtenlikle yardıma koşanların yanı sıra, haklı haksız birtakım yargılarla, yarı alaycı, yarı iğneleyici tavır takınanların sayısı da pek az değildir. Her insan, özel hayatında bu gibi tecrübelerin acısını duyar:
Konu ile ilgili düşünce düzenini şöyle kurabilirsiniz:
1 - Düşmek;
2 - Çevredeki insanların düşkünlere karşı tutumları (uygun
örnekler verilebilir.)
3 - Fikir ve görüşlerin derlenmesinden çıkan sonuç veya yargı.
ÖRNEK ÇALIŞMA:
"Hayat, bazen insanın yüzüne gülmeyebilir. Bir insan, bütün çabalarına rağmen karşılaştığı güçlüklerle başa çıkamadığı zaman maddeten ve manen yenilmiş duruma düşer. Türlü acılar, çaresizlik ve umutsuzluklar içinde kıvranan zavallı bir yaratık olur. Toplum, hayat yolunda tökezlenen böyle kişileri "düşmüş" olarak nitelendirir.
Düşmüş insan, içinde bulunduğu şartlar nedeniyle moral çöküntüsüne uğramış kimsedir. Yardım dileyen bakışlarını önce yakınlarına, sonra içinde bulunduğu topluma çevirir. Doğrulabil-mek için destek arar. Kendisini gerçekten sevenler, onun bu haline üzülürler, teselli etmeye çalışırlar. Ruhları insanî duygularla donanmış böyle dostların yanı sıra, ruhsuz, merhametsiz insanlar da vardır. Nedense birçokları, tanımadıkları insanların sıkıntılarına karşı lakayt bir tavır takınırlar. Bu bencil durum, acizlik ve düşkünlük olaylarında daha keskin bir şekilde ortaya çıkar. Parlak mevkilere ulaşanları birçok kimse çekemez. Bu insanlar, bulundukları mevkilerden düştükleri zaman garip ve bencil bir rahatlık duyarlar. Düşenlere kolay kolay yardım elini uzatan bulunmaz.
Aslında insanlık, bütün bencil duygulardan sıyrılıp birbirimizi sevmek, korumak ve yardımlaşmak demektir."

--------------------------------------

KONU: «DOĞRULUK SONSUZLUĞUN GÜNEŞİDİR; NASIL OLSA DOĞAR!"
Wendell Philips


öRNEK ÇALIŞMA:
"Eğitimlerin gayesi, insanları doğru kılmaktır. Doğruluk bir iç adaletidir. Doğru olmak, bencillik kuruntularından sıyrılma, gerçek huzur yolunu bulmaktır. Toplumda, iyi insanlar kadar kötü insanların da bulunması doğaldır. İnsan en günahsız olduğu durumlarda bile, bazı kötü kişiler tarafından haksızlığa uğratılabilir. Hatta, hayat yolunda bu kötülere iyilerden daha fazla rastlanır. Birtakım hesapsızlıklar, tedbirsizlikler, şanssızlıklar peş peşe gelebilir. İç aydınlığına kavuşmuş, eğitim görmüş bir insan bunların tuzağına düşmez. Hayat bunu gerektiriyor diye, yalana dolana, hileye sapmaz; geçici olarak yükselmiş kötü insanlara özenmez. Bilir ki, uygar bir insan olmak, en kötü ortamda bile doğruluk, dürüstlük ve faziletten şaşmamak demektir. Toplumların yükselmesi, böyle insanların çoğalmasına bağlıdır. Yalan, ilk bakışta ne kadar göz boyarsa boyasın; ne kadar kazanç sağlarsa sağlasın; sonunda iflas etmeye mahkûmdur. Kazanan, daima kazanan, bütün karanlıkları aydınlığa boğan doğruluktur." 

-------------------------------------

1 3 1
2013-01-11T19:49:21+02:00

küçük şeyler için insan kendini boşa telikeyi atmalalı yoks abaşı beladan kurtulmaz kendimiz güvenerek emin adımlar atmalıyız

1 5 1