Cevaplar

2012-10-06T12:23:30+03:00

İki yıl sonra kendisini bütün gücüyle, gençliğinin bütün ateşi ve yüreğinin bütün temizliğiyle arzulayan Menil'e boyun eğmişti. 'Beni seviyordu, bunun için verdim kendimi ona' diyordu içinden. Acı çekilecek derecede sevildiğini görünce bırakmıştı kendini. Çabucak ve sadelikle vermişti kendini. (..) Aşk da sofuluk gibidir. Geç gelir. İnsan yirmi yaşındayken ne o kadar aşık olur ne de sofu. Özel bir eğilimi, bir tür doğuştan ermişliği varsa o başka. Bir kadın, tutku-aşka, yalnızlıktan ürkmez olduğu yaşta boyun eğer çoğu zaman. Tutku dindışı bir keşişliktir. Bunun için büyük tutkun kadınlar, büyük çilekeşler kadar ender görülür. Hayatı, dünyayı iyi bilenler, kadınların zayıf göğüslerine gerçek bir aşkın dikenli gömleğini seve sevem giymediklerini bilirler..."

1 4 1
2012-10-06T12:23:59+03:00

1921'de Nobel Edebiyat Ödülü'ne değer görülen Anatole France'ın yapıtları arasında Kırmızı Zambak'ın kendine özgü bir yeri vardır. Bu romanda, Anatole France'ın çalkantılı özel yaşamının da payı olduğu, yazarın 1888'de tanıştığı Madame Arman de Caillavet ile ilişkisinden esinlendiği söylenebilir. 
Kırmızı Zambak, seçkinler ve sanatçılar çevresinde geçer, siyasal yaşamdan ilginç yüzler ve davranışlar, şaşırtıcı şairler ve sanatçılarla karşılaşırız. Ama özünde, dönemin Floransa'sında geçen bir aşk öyküsü anlatılır. 

Çevirmeni Tahsin Yücel'in deyişiyle, karşılıklı bir aşk tutkusunun, birbiriyle daha yeni karşılaşmış iki insanda bilinçsizce doğup gelişerek bütün benliği, neredeyse bütün nesneleri sarması, sonra da hiç denilecek bir nedenle yıkılıp gitmesi, Kırmızı Zambak'ın temel konusudur. 

1 4 1