Cevaplar

2013-01-13T12:22:44+02:00

1938-1960 YILLARI ARASINDA
ATATÜRK DEVRİMLERİNE KARŞI
FAALİYETLER
M. Hakan ÖZÇELİK


Özet
19 Mayıs 1919 günü baĢlayan “KurtuluĢ” mücadelesi 29 Ekim 1923
tarihinde “Cumhuriyet”in ilanıyla tamamlandı. Ancak Cumhuriyetin ilanı o kadar
da kolay olmadı. Bu süreç, birçok isyanları, idam fermanlarını, suikast
giriĢimlerini, yalnızlıkları, kırgınlıkları, devrimleri, yeni bir ulus devletin
oluĢumunu kapsadı.
1923–1938 yılları arasında Ġmparatorluktan-Ulus Devlete, ÜmmettenMillete dönüĢüm Atatürk Ġlkeleri ve Devrimleriyle gerçekleĢti. Atatürk’ün
ölümüyle genç Türkiye Cumhuriyeti Devleti için yeni bir dönem baĢlamıĢtır.
CumhurbaĢkanı Ġsmet Ġnönü icraatlarıyla ülkenin geleceğini, kaderini çizmiĢtir.
Anahtar Kelimeler: Atatürk devrimleri, Atatürk, Devrim
The Companies Counter to the Revolutions
of Atatürk Between 1938-1960 Years

Abstract
The “Independence” struggle campaign started at 19 May 1919, took
struggling years including many riots, executions, assassination attempts,
loneliness, disappointments, revolutions and a country’s rising to a nation-state,
and finally ended with “Republic” regime ratified at 29 October 1923.
Between 1923-1938, transformation from an empire to a nation-state and
from a religious community to a nation came true with The Principles and
Revolutions of Atatürk. When Atatürk died a new period has begun for the

ü

Giriş
Dokuzuncu Ordu MüfettiĢi olarak 1919 yılı Mayıs ayının 19’ncu günü
Samsun’a çıkan Mustafa Kemal PaĢa, zorlu, çetin, yorucu, mücadele gerektiren,
sonunda ölümün bile olacağı uzun bir yola çıkmıĢtı.
Ġçinden çıktığı ve kendi egemenliği içinde yaĢamasını istediği milleti için
hak ettiği ortamı kurmayı, devletini muasır medeniyetler seviyesine çıkarmayı
kendisine bir görev, bir ant addeden Mustafa Kemal PaĢa, milli mücadele sonrası
Türk Devrimi’nin devamı olan inkılâpları da bir bir, sırasıyla ve kısa sürede
hayata geçirmiĢtir. Bu süreçte Türk Devriminin özünü Cumhuriyetçilik,
Milliyetçilik (Ulusçuluk), Halkçılık, Devletçilik, Laiklik, Devrimcilik, ilkeleri
oluĢturmuĢtur.
Türkiye Cumhuriyeti, hem Arap-Ġslam Ģeriatçılığının hem de Sovyetlerin
sınıf diktatörlüğünün reddedilerek insan haklarına dayalı demokrasi modelinin
kabulü ve batıya karĢı kazanılan anti-emperyalist bir savaĢ sonunda üstelik de bir
Ġslam toplumunda kurulmuĢ olan tek laik ve demokratik devlettir.( Kongar,
2002,s. 65.) Laik, demokratik özellikleri yanı sıra toplumsal devrimlerle
emperyalist güçlerin hiç de hoĢlanmadığı “Ulus Devlet” özelliğine kavuĢmuĢtur.
1. Karşı Faaliyetler
Napolyon’un bir sözü vardır: “Bir ülkenin coğrafyası o ulusun kaderidir.”
(Ortaylı, Arıboğan, Yavuz, 2008., s. 196.) Coğrafyanın politikaya etkisi kara
hâkimiyet, deniz hâkimiyet, hava hâkimiyet (Teoriler hakkında daha geniĢ bilgi
için bakınız. Çora, 2003, s.22,23.) üzerine inĢa edilmiĢtir. Türkiye de jeopolitik
konumuyla emperyalist ülkelerin ve özellikle çevre ülkelerin daima hedefi


Atatürk’ün çalıĢma arkadaĢlarını, yakın dostlarını yönetimden

0