Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-13T13:56:03+02:00

Elektrik enerjisinin depolanabilme özelliği olmadığı için üretilir üretilmez kullanım alanlarına taşınması gerekir. Üretim aşamaları dikkate alındığında dünyada kullanılan pek çok yöntem vardır. Fakat bu yöntemlerde daha ziyade kullanılan yakıtın(veya etkinin) farklı olduğu söylenebilir. 

Hidroelektrik Santraller:
Bu santrallerde yüksek bir noktadan çarka düşen su bir dönme hareketine neden olmaktadır. Bu hareket elektrik üreten bir jeneratöre(alternatör) iletilerek elektrik üretimi sağlanır. Barajlar gerekli su yüksekliğinin sağlanmasında kullanılırlar.
Termik Santraller:
Bu santral türünde de elektrik enerjisi dönen bir çark yardımıyla üretilir. Fakat bu sefer çarkı döndüren su değil kaynayan bir sıvının buharıdır. Genellikle kaynama noktası düşük sıvılarla oluşturulan yüksek basınçlı buhar türbinin(çarkın) hareket etmesini sağlar. Sıvının ısıtılmasında linyit, doğalgaz gibi yakıtlar kullanılır.
Nükleer Santraller:
Buhar oluşturmak için nükleer enerjinin kullanıldığı santrallerdir. Çekirdek reaksiyonları sonucu oluşan ısı bir sıvının kaynamasını sağlar ve kaynama sonucunda oluşan buhar çarka ulaştırılır.
Rüzgar Türbinleri:
Rüzgar gülü de denilen bu sistemlerde alternatörün dönüşü bir çeşit rüzgar gülü tarafından sağlanır. Rüzgarın hareketini dönme hareketine çeviren kanatlar bu hareketi alternatöre iletirler.
Dalga Jeneratörleri:
Dalgaların hareketi yardımıyla enerji üreten santrallerdir. Henüz geliştirilme aşamasında olan bir teknolojidir.
Fotovoltaik Dönüşüm:
Diğer yöntemlerden farklı bir sisteme göre çalışır. Güneş ışığının bazı [email protected] elektron kopardığı gerçeğinden yola çıkarak oluşturulmuş sistemlerdir. Birçok alanda kullanılan ve henüz gelişim aşamasını tamamlamamış bir teknolojidir.



Elektrik enerjisinin üretiminden sonra evlere ulaştırılmasında verim kayıpları oluşabilir. Bu kayıpları en az seviyede tutmak için transformatörler yardımıyla elektrik akımının gerilimi(voltajı) büyütülür. Santral çıkışında 380 kilovolt olan değer evlerimize geldiğinde 220volt değerine düşürülür. 

Tüm bunlara rağmen elektrik enerjisinin bir kısmı yine de iletim hatlarında kaybolmaktadır. Aslında daha iyi iletkenler kullanmak bu kaybı önleyebilmektedir fakat daha pahalı iletkenler maliyeti artırabileceği gibi hatların kablolarının çalınması gibi enteresan sonuçlar bile doğurmaktadır. Bugün iletim kablolarında hafif ve iyi iletken oluğu için alüminyum kullanılmaktadır.

0