Cevaplar

2015-05-23T16:44:19+03:00

gerçek bir dostluk hikayesi
Çok samimi iki dost ve arkadaşlardı. Fakat bir tanesi çok kurnaz atılgan ve hareketli, diğeri ise çok saf, dürüst ve sessizdi. Bir gün kurnaz olan arkadaş , diğer arkadaşın yanına giderek işlerinin bozulduğunu söyler ve kendisinden para ister. Samimi dostu onu hiç kırmaz ve elindeki bütün parayı arkadaşına verir. Arkadaşı bu parayla işlerini düzeltir. Bir süre sonra kurnaz olan yine arkadaşının yanına gider ve arkadaşının evlenmek üzere olduğu nişanlısını çok 
beğendiğini ve kendisine vermesini ister. Arkadaşı çok şaşırır, ne diyeceğini bilemez.Fakat aralarında o kadar kuvvetli bir sevgi vardır ki arkadaşına hayır diyemez, nişanlısını arkadaşına verir. 

Zaman içinde Saf olanın işleri bozulur ve birden arkadaşı aklına gelir 
ben ona sıkıştığında iyilik yapmıştım diyerek arkadaşının iş yerine gider 
ve kendisine çalışması için iş vermesini ister. Arkadaşı ona iş vermez. Bizimki pişmanlık ve üzüntü içinde geri döner ama yinede arkadaşına kızamaz. Bir gün sokakta dolaşırken yanına hasta ve yaşlı bir adam yaklaşır. Fakir olduğu için ilaç alamadığını söyler. Bizimki yaşlı adamcağıza acır, istediği ilaçları alır ve adamcağıza verir. Kısa bir süre sonra yaşlı adamın öldüğünü duyar. Yaşlı adam çok zengindir ve bütün mirasını kendisine bırakmıştır. 

Saf adam artık zengindir. Biraz da sevdiği dostuna olan kırgınlığıyla dostunun iş yerinin karşısında bir ev alır ve oraya yerleşir. Bir gün evinin kapısını dilenci bir kadın çalar. Yaşlı kadın çok aç olduğunu, kendisine yemek vermesini ister. Bizim saf hiç düşünmeden kadını içeri alır karnını doyurur, Kimsesi olmadığını 
öğrendiği kadına; Kendisinin de yanlız olduğunu söyler ve bu evde birlikte 
yaşıyalım sen evin işlerini ve yemekleri yaparsın der, yaşlı kadın hiç 
düşünmeden kabul eder. Bir süre sonra yaşlı kadın bizimkine, kendine 
uygun bir kız bulup evlenmesini söyler. Bizimki böyle bir kızı nasıl 
bulacağını, kendisinin tanıdığı olmadığını söyler.Yaşlı kadın ona uygun bir 
kız tanıdığını ve kendisiyle görüştürebileceğini söyler. Görüşmeler 
sonucunda evlenmeye karar verilir ve düğün davetiyeleri basılır. Bizimkisi 
kırgın olduğu halde çok samimi dostunu yinede unutamamıştır. Biraz da 
geldiği konumu görmesi açısından samimi arkadaşına da davetiye gönderir . 
Düğün günü gelir çatar. Saf adam düğün salonunda bir şeyler söylemek 
isteğiyle mikrafonu alır ve başlar yaşadıklarını anlatmaya; Eskiden çok 
sevdiğim bir dostum vardı. Bir gün işleri bozulunca benden borç para istedi elimdeki bütün parayı verdim. Evlenmek üzere olduğum nişanlımı çok beğendiğini söyleyerek benden istedi. Çok üzülerek onu da kendisine verdim . Çünkü biz gerçek dosttuk onun üzülmesini istemedim. işlerim bozulduğunda onun fabrikasına gittim ve çalışmak için kendisinden iş istedim. Bana iş vermedi. çok üzüldüm, ama yinede arkadaşıma kızmıyorum .çünkü biz gerçek dosttuk. Bu konuşma üzerine kurnaz olan arkadaşı daha 
fazla dayanamaz mikrofonu eline alır ve başlar konuşmaya; 
Benim de bir zamanlar çok sevdiğim bir dostum vardı. 
İşlerim bozulduğunda kendisinden para istedim, bütün parasını bana verdi. 
Sonra ondan nişanlısını istedim, üzülerek nişanlısını da verdi. Nişanlısını 
istememin nedeni o kadının arkadaşıma layık olmamasıydı (Hayat kadınıydı) 
Kendisi çok saf olduğu için arkadaşımı o kadından bu 
şekilde kurtardım.İşleri bozulduğunda gelip benden iş 
istedi, Arkadaşımı kendi emrimde çalıştıramazdım, o yüzden iş vermedim. 
Günün birinde karşılaştığı yaşlı adam benim babamdı. Babam ölmek 
üzereydi, onu arkadaşımın yanına ben gönderdim ve mirasını ona ben bıraktırdım. Evine gelen dilenci kadın benim annemdi.Ona bakıp iyi yaşamasını sağlamak için gönderdim. Şu anda evlenmekte olduğu kız de benim kız kardeşim. Onu arkadaşımla evlenmesine ben ikna ettim. 

Değerli misafirler, işte biz böyle dostuz

0