Cevaplar

2013-01-15T18:22:27+02:00

Islandığı zaman kolayca biçimlendirilebilen yumuşak ve yağlı toprak.

0
2013-01-15T18:23:40+02:00

Kil Nedir
Kil doğada bol miktarda bulunan minerallerdendir. Fakat saf kil bulmak oldukça zordur. Kilin içerisinde en çok kalker, silis, mika, demir oksit bulunur. Genellikle 0,002 mm’den daha küçük taneli malzemeye kil adı verilmektedir. Kil sarımtırak, kırmızımtırak, esmer gibi renklerde bulunur. Bu özelliğini bileşiminde bulunan yanıcı maddeler verir. Kilin yapısı itibarıyla su çekme özelliği vardır. Bu nedenle kil daima nemlidir. Kili meydana getiren maddeler sulu alüminyum silikatlerdir. m Al2O3 , n SiO2 , p H2O genel kimyasal bileşim formülü ile ifade edilen kil, çok saf olduğu zaman hidrate Alümin Silikat (kaolinit) adını alır.

En değerli tabiî kaynaklar arasında yer alan topraklara bitkiler için gerekli su ve besinleri kum toz ve kil vasıtasıyla tutma vazifesi verilmiştir. Ancak kil; su ve besinleri tutma kabiliyeti açısından kum ve toza göre daha üstündür. Kayalar; su rüz-gâr ve sıcaklık tesiriyle parçalanarak kum ve toz boyutuna kadar ufalanır. Bu sırada fizikî parçalanmanın yanında kimyevî ayrışma da gerçekleşir ve 0002 mm çapa kadar bu ufalanma devam eder. Bu ayrışma ve yeniden birleşme hâdiseleriyle kil mineralleri meydana gelir.

Kil mineralinin yapısı ve bileşimi
Kil minerallerinin başlangıçta küre şeklinde olduğu düşünülmüştür. Fakat elektron mikroskobuyla yapılan incelemelerde bunların levhamsı veya tabakamsı (yaprakçıklı) bir yapıya sahip oldukları görülmüştür. Killerin sıkı istiflenme plâstiklik ve hacimce genişleyip daralma gibi özellikleri onların tabakalı yapıda yaratılmasından kaynaklanmaktadır.

Bilim adamlarınca kil mineralleri su ihtiva e-den alüminyum silikatlar olarak târif edilmektedir. Kil mineralleri tetrahedron (düzgün dört yüzlü) ve oktahedron (düzgün sekiz yüzlü) olarak isimlendirilen kafes şeklinde kristal bir yapıda yaratılmıştır. Tetrahedronlarda silisyum ve oksijenlerden oluşan atom grupları mükemmel bir şekil ve belli bir düzende bir araya getirilmiştir. Bu minerallerin tetrahedron tabakaları 4 oksijen atomunun her biri bir köşeyi oluşturacak şekilde dört yüzlü geometrik bir yapıda oktahedron tabakaları ise alüminyum (Al) demir (Fe) ve magnezyum (Mg) gibi iyonların etrafında 6 oksijen ve hidroksil (OH-) iyonları olacak şekilde sekiz yüzlü geometrik bir yapıdadır.

Kil mineralleri tetrahedron ve oktahedron tabakalarının üst üste ve yan yana paket şeklinde bir araya getirilmesi ve ortak konumdaki oksijen iyonları vasıtasıyla birbirine bağlanmasıyla oluşturulur. Bu tabakalaşmada tetrahedron-oktahedron düzeninde periyodik bir tekrarlanmayla iki tabakalı kil mineralleri; tetrahedron-oktahedron-tetrahedron düzeninde periyodik bir tekrarlanmayla da üç tabakalı kil mineralleri meydana gelir. İki tabakalı kil mineraline kaolinit üç tabakalı kil mineraline ise montmorillonit kil minerali misâl verilebilir.
İki tabakalı kil mineralinin tabakaları arasındaki elektrik çekim kuvveti sebebiyle su ve besin elementlerinin bu tabakalar arasına girmesi önlenir. Bu sebeple bu tip kil mineralleri bünyelerine su aldıklarında şişip genişleyemez. Tabakalar arasında su almadan önce 27 Ao (1 Ao = 10-8 cm = 01 nanometre) olan mesafe su alınmasıyla değişmez. Bazı kil minerallerinin hacmi ise bünyelerine su alınca büyür ve şişer. Misâl olarak üç tabakalı montmorillonit kil mineralinde iki eşdeğer tabaka yüzeyi karşı karşıya getirildiği için tabakalar arasındaki çekim kuvveti çok zayıftır. Bu sebeple tabakalar arasındaki 34 Ao (034 nm) olan mesafe su alınca 14–18 Ao (14 – 18 nm)’a kadar çıkar.

 

0