Cevaplar

2013-01-15T19:18:20+02:00

Daima düşünceliydi. 
Susması konuşmasından uzun sürerdi. 
Lüzumsuz yere konuşmaz; 
konuştuğunda ne fazla, 
ne eksik söz kullanırdı.

Dünya işleri için kızmazdı. 
Kendi şahsı için asla 
öfkelenmez ve öç almazdı. 
Kötü söz söylemezdi. 
Affediciliği tabii idi. 
İntikam almazdı. 
Düşmanlarını sadece affetmekle kalmaz,
onlara şeref ve değer de verirdi.

Kendisini üç şeyden alıkoymuştu: 
Kimseyle çekişmezdi. 
Çok konuşmazdı. 
Boş şeylerle uğraşmazdı.

Umanı umutsuzluğa düşürmezdi. 
Hoşlanmadığı bir şey hakkında susardı. 
Hiç kimseyi ne yüzüne karşı,
ne de arkasından kınar ve ayıplardı. 
Kimsenin kusurunu araştırmazdı. 
Kimseye hakkında hayırlı olmayan sözü söylemezdi.

Yanında en son konuşanı ilk önce konuşan gibi dikkatle dinlerdi. 
Bir toplulukta bulunduğu zaman 
birşeye gülerlerse, o da güler; 
birşeye hayret ederlerse, 
o da onlara uyarak hayret ederdi.
 
Gerçeğe aykırı övgüyü kabul etmezdi. 
Her zaman ağırbaşlıydı.
 
Konuşurken çevresindekileri adeta kuşatırdı. 
Kelimeleri parıldayan inci dizileri gibi tatlı ve berraktı. 
Yürürken beraberindekilerin gerisinde yürürdü; 
ayaklarını yerden canlıca kaldırır, 
iki yanına salınmaz, 
adımlarını geniş atar, 
yüksek bir yerden iner gibi öne doğru eğilir, 
vakar ve sükunetle rahatça yürürdü.
Kapısına yardim için gelen kimseyi geri çevirmezdi. 
Her zaman hüzünlü ve mütebessim bir haletle dururdu. 
Adet üzere sarf edilen hiçbir kötü sözü ağzına almamıştı. 
Sıkıntılı hallerinde kabalaşmaz, bağırmazdı. 
Fakirlerle birlikte yerdi; 
öyle ki onlardan ayart edilemezdi. 
Önüne ne konulursa yerdi. 
Sade kıyafetler giyer, gösterişten hoşlanmazdı. 
Konuşurken yüzünü başka tarafa çevirmez, 
bulunduğu mecliste ayrıcalıklı bir yere oturmazdı.

Sabahları evinden çıkarken söyle söylerdi: 
'İlahî doğru yoldan sapmaktan 
ve saptırılmaktan, 
kanmaktan ve 
kandırılmaktan, 
haksizlik etmekten 
ve haksızlığa uğramaktan, 
saygısızlık etmekten ve 
saygısızlık edilmekten sana sığınırım.

Sıradan değildi; 
ama sıradan insanlar gibi yaşardı.

 

 

 

 

 

 

BURDAN 10 TANE SEÇEBİLİRSİN İSTEDİĞİNİ :)

1 5 1
2013-01-15T19:19:43+02:00

Peygamberimizin ahlâkının en önemli özelliği, Allah vergisi oluşudur. O bütün güzel vasıfları, çalışıp, emek verip, bir çaba sonucu kazanmış değildir. Onun ahlâkı Allah tarafından ihsan edilmiş, ikram edilmiştir. Yüce Allah onu insanların örnek alacağı kusursuz, eksiksiz ve seçkin bir şekilde yaratmıştır.

O dünyaya gözünü açıp kapayıncaya kadar hep aynı huy ve ahlâk üzerinde yaşamıştır. Ondaki güzel vasıflar yaratılışında mevcuttu. Onu eğiten, edep ve ahlâkın en üstün özellikleriyle süsleyen Yüce Rabbidir.

İşte bundan dolayı, onu kendisine örnek kabul eden insan, onu ne kadar taklit edebilirse, o kadar istifadesi fazla olur, o nurdan aldığı feyiz, o nisbette çoğalır.

Peygamberimizin ahlâkının en belirgin özelliklerinden birisi de, insan yaratılışında var olan birbirine zıt ve ters huyları en mükemmel şekilde bağdaştırıp, bütün duyguların ideal noktasını bulmasıdır. Hiçbir şekilde aşırılığa kaçmadan, orta yola, doğruya ulaşmasıdır.

Peygamberimiz, herkesin arzu edip de bir türlü ulaşamadığı en üstün değerleri ve olgunluğu mükemmel bir şekilde hayâtı boyunca ümmetine göstermiş, bütün insanlığın gözleri önüne sermiştir. bunu buldum

1 1 1