Cevaplar

2013-01-16T10:05:34+02:00

Bir ormanda iki kişi ağaç kesiyormuş. 

Birinci adam sabahları erkenden kalkıyor

ağaç kesmeye başlıyormuş. 

Bir ağaç devrilirken hemen diğerine geçiyormuş. 

Gün boyu ne dinleniyor 

ne öğle yemeği için kendine vakit ayırıyormuş. 


Akşamları da arkadaşından bir kaç saat 

sonra ağaç kesmeyi bırakıyormuş. 

İkinci adam ise arada bir dinleniyor ve 

hava kararmaya başladığında eve dönüyormuş. 







Bir hafta boyunca bu tempoda çalıştıktan sonra 

ne kadar ağaç kestiklerini saymaya başlamışlar. 

Sonuç: İkinci adam çok daha fazla ağaç kesmiş. 

Birinci adam öfkelenmiş : 



"Bu nasıl olabilir? Ben daha çok çalıştım. 

Senden daha erken işe başladım 

senden daha geç bitirdim. 

Ama sen daha fazla ağaç kestin. 

Bu işin sırrı ne?" 







İkinci adam yüzünde tebessümle cevap vermiş : 

"Ortada bir sır yok. Sen durmaksızın 

çalışırken ben arada bir dinlenip 

baltamı biliyordum. 

Keskin baltayla daha az çabayla 

daha çok ağaç kesilir." 







Kendimizi geliştirmek baltamızı bilemektir. 

Kendimize zaman ayırıp yaşamımızı 

objektif bir bakışla gözden geçirmektir. 

Zayıf bulduğumuz alanlarımızı 

geliştirmek için çaba göstermektir. 

Bu zihnimizin ruhumuzun karakterimizin 

güçlenmesi için olmazsa olmaz bir şarttır. 


Delfi'deki ünlü tapınakta Sokrates'in şu sözü yer alır: 


"İnsan: Kendini Tanı" 







Kendini tanımak şu anda olduğumuz 

noktayla olmak istediğimiz nokta 

arasındaki yoldur. 

Kendini tanımak 

kendimizi nasıl gördüğümüz ile 

başkalarının bizi nasıl gördüğü 

arasında açı olmaması anlamına gelir. 

Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı 

mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak 

baltamızı bilemek için kendimize 

zaman ayırmalıyız...

1 4 1
2013-01-16T11:06:57+02:00

Yıllarca önce yabancı bir dergide şöyle bir fotoğraf görmüştüm: Üç katlı bir apartman, ortasında bir boşluk var. Bir ağacın üst kısmı görünüyor. Hikâyesi şu:Bir arsaya bina yapmak istemişler. Belediye ağacın kesilmesine izin vermemiş. Mimar, ağacı yerinde bırakarak bir proje çizmiş...

Medenî toplumlar yeşile, ağaca, ormana, parka büyük önem verir.

İslâm, en kâmil ve üstün medeniyet olduğu için ağacı, yeşilliği korur. 

Peygamberimizin bir hadîsinin meâli şöyledir: Bir kimse bir ağaç diker, onun gölgesinden insanlar yararlanır, meyvesinden kuşlar yerse o kişiye sevap yazılır.

Fâtih Sultan Mehmed Hân "Ormanlarımdan bir dal kesenin başını keserim" buyurmuştur.

Çocukluğumda İstanbul yemyeşil bir şehirdi. Galata'da, Beyoğlu'nda fazla yeşillik yoktu ama Boğaziçi sahilleri ve tepeleri, Çamlıca, Üsküdar, Suriçi tarihî bölge, Bakırköy, Yeşilköy, Kızıltoprak'tan Bostancı'ya kadar uzanan şerit yeşillikler içindeydi.

Tarihî Osmanlı evlerinin, köşklerinin, konaklarının bahçeleri vardı. İstanbul mor salkımlar, mis gibi hanımeli kokan bahçeler, tırmanan güller şehriydi.

Yeşilliklerin, ağaçların çoğunu yok ettik, yerlerine korkunç korkunç beton binalar yaptık.

İstanbul civarında büyük ağaçlı orman kalmadı. Oy almak için kötü politikacılar ormanları kestirip durdular.

Japonlar gibi bizim de kendi medeniyet ve kültürümüze göre bahçelerimiz vardı. Japonlar kendi bahçelerini korudular, biz yok ettik.

Bir Müslüman bahçesiz, ağaçsız, çiçeksiz, gülsüz nasıl yaşar anlayamıyorum.

Bitiklerin de canı vardır. Dilleri vardır, bizimki gibi değildir. Susuz kalan bir saksı çiçeği feryat eder, bana su verin der, katı kalpliler bu feryadı işitmezler.

Müslümanlar için söylüyorum: Ağaçlar, çiçekler, yapraklar hep zikr eder. Bizim kulaklarımız bunları işitmez. Kalp kulağı açık olanlar işitir.

Ağaçlar, çiçekler, bitkiler hem güzellik verir, hem de onlarda çeşitli hastalıkların ilaç ve şifaları vardır.

Sur içi İstanbul'da yüzlerce tarihî hazire (kabristan) vardı, bunlarda büyük küçük ağaçlar vardı. Hepsini yok etti ağaç katilleri.

Lüzum ve zaruret yoksa yeşil ağaç kesilmez. Kesilirse günah olur.

Ağaçlar, ormanlar, korular bizim en büyük dostlarımızdır. Havayı temizler, insanlara huzur verir.

Bayramlarda bazıları mezarların üzerindeki yeşilliği yolduruyor. Ne kadar yanlış. Mezarın üzerindeki zikr eden bitki, oradaki ölüye rahmet sağlar.

0