Cevaplar

2013-01-16T18:28:49+02:00


Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA


Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA

Çözümünü Görmek için TIKLA
0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-16T18:29:20+02:00

1.    Çevremdeki her şeyi izlerim. Otobüste, yolda, vapurda, ilgimi çeken hiçbir durumu kaçırmam. Bunun gibi, dinlediğim bir şarkıdaki duygu, izlediğim bir filmdeki sahne, zihnimde imgeye dönüşebilir. Tüm bu deneyimler, birikimler, duygulanımlar sonucunda bakıyorsunuz ki sözcükler üzerinde düşünmeye, onlarla dans etmeye başlamışsınız. Hatta sözcükleri yaşıyorsunuz, dahası sözcüklerin iç evreninde bir yolculuğa çıkıyorsunuz. Sözcüğün melodisi, tınısı, kâğıda dökülürken çıkardığı ses, büyük bir lezzet sunuyor. Sizin kattığınız duyguyla bambaşka bir zenginlik kazanıyor.
Bu parçada konuşan kişi altı çizili sözlerle, sözcüklere yönelik olarak neyi yaptığını belirtmiştir?
A)  Onların anlam katmanlarında dolaştığını
B)  Anlatımını yalnızca dilin çevrimindekilerle sınırlandırdığını
C)  Ses özelliklerine, anlamdan daha çok önem verdiğini
D)  Kullanıma yenilerini kattığını
E) Duygusal boyutlu olanları sıkça kullandığını

2.    Bir yazara göre çocuk beyinleri aynı tornadan çıkmış küçük kaplara benzer, bunların ancak algılarla doldurulması gerekir. İşte bu yüzden onlara masalanlatılmayacaktır. Hatta çiçek desenli halılar ya da kuşlu kelebekli tabaklarla fincanlar görmeleri de engellenecektir. Çünkü onlara göre çiçekler halılarda yetişmez; kuşlarla kelebekler, tabaklara ve fincanlara yapışıp kalmaz. Çocukların her şeyi dört işlem yoluyla değerlendirebilmeleri, yaşamları boyunca salt akıllarının buyruğuna uyarak davranmaları sağlanacaktır böylece. Birer insan değil de ilerideyararlı olmaları beklenen robotlar sayılan çocuklara ancak gözle görülen, akılla kavranan olgular öğretilecektir. Yazar, bu yönteme göre yetiştirdiği çocukları bir tahta perdenin deliğinden sirk gösterilerini izlerken yakalayınca neredeyse fenalık geçirmiştir. Çünkü bu, akılla ve çarpım tablosuyla hiçbir ilişkisi olmayan, şiir okumak kadar ayıp bir eğlencedir.
Bu parçadaki altı çizili sözlerle anlatılmak istenenler arasında aşağıdakilerden hangisi yoktur?
A)  Kişisel farklılığı yok sayma
B)  Gerçekler dünyasıyla sınırlı kalma
C)  Duyguları önemsemeyip dışlama
D)  Başkalarının isteklerine göre yaşama
E)  Her şeyi olumsuz yönleriyle değerlendirme

3.    Bir gün Nuruosmaniye'de bir yazar arkadaşımla karşılaştım. "Ne o beyim, romancılığa mı başladın?" dedi. Şaka etmediğini sesinden, bakışından anlamıştım. Demek benim takma adla yazmama bir şey demiyordu da kendi adımı kullanarak yazmamı ---- sayıyordu. Roman, romancıların alanıydı. Bir ozan buraya burnunu sokamazdı.
Bu parçada boş bırakılan yere aşağıdaki deyimlerden hangisi getirilmelidir?
A)  kendi borusunu çalmak
B)  başına dert açmak
C)  iş çıkarmak
D)  çizmeden yukarı çıkmak
E)  kendi göbeğini kendi kesmek

4.    Aşağıdaki cümlelerin hangisinde klasiklerle ilgili farklı bir düşünce dile getirilmiştir?
A) Söyledikleri, hiçbir dönemde tüketilmez.
B)  Okurların dünyasında özgün ve değişmeyen bir yeri vardır.
C)  İnsan, yaşamının her döneminde onlarda kendini bulur.
D)  Anlaşılıp kavranabilmesi özel bir çaba, özel bir okurluk donanımı gerektirir.
E)  Onları okumaktan alınan haz hiçbir zaman azalmaz.

5. Barthes'in "Sözcükler herkesin malıdır ama cümle yalnızca yazarın." sözü aşağıdakilerden hangisiyle ilişkilendirilemez?
A) Anlatım C) Özgünlük  B)Anlamdaşlık  D)Öznellik   E) Biçem

 

 

0