Cevaplar

2013-01-16T18:58:24+02:00



İnsan organizması yaşamını sürdürebilmek için çevresindeki değişimlere ayak uydurmak zorundadır. Bu uyumu ancak öğrenme yoluyla sağlayabilir. Yeni durumlarla karşılaşmak, bunları tanımlamak, anlamak ve kendisini duruma uygun şekilde değiştirmek gibi aşamalarla organizma çevreye uyum sağlanır. Organizma öğrenme yoluyla çevresindeki uyaranların hangilerinin kendisi için yararlı hangilerinin zararlı olduğunu ayırt edebilmektedir. O halde öğrenme organizmanın çevreye uyumu için en önemli anahtardır.
Öğrenmenin tüm psikologlarca kabul edilmiş bir tanımı yoktur. Çeşitli filozof ve eğitim psikologlarının yaptığı öğrenme tanımları şunlardır;

Ø Öğrenme, doğuştan gelen davranışları, eğilimleri ve yorgunluk, ilaç vBulletin. etkilerle gerçekleşen organizmanın geçici durumlarını kapsamayan, çevredeki etkileşimler yoluyla davranışların oluşturulması ya da değiştirilmesi sürecidir.
Ø Pekiştirme sonucunda davranışta sürekli bir değişme meydana gelmesidir.
Ø Yaşantı sonucunda davranışta meydana gelen kalıcı izli değişmedir.
Öğrenmek ve öğretmek için çok farklı yol ve yöntemler vardır. Herkes birbiriyle aynı yolları kullanarak öğrenemez. Öğrenme stilleri her bireyin özgünlüğünün de göstergesidir. Her birey bir konuyu algılamaya, anlamaya ve kavramaya çalışırken farklı yol ve yöntemler kullanabilir. Kullanılan bu yöntemlere göre bireyin davranışları değişmektedir.
İnsanlar genellikle dört yoldan öğrenirler:

1.Görsel
2.İşitsel
3.Kinestetik
4.Sosyal




ÖĞRENME STİLLERİ



GÖRSEL ÖĞRENENLER:

ü Görsel öğrenciler günlük yaşantılarında genellikle düzenli ve titizdirler. 
ü Karışıklıktan rahatsız olurlar. 
ü Çalışma ortamlarında her eşyanın yeri belirlenmiştir. 
ü Görsel öğrenen öğrenciler sözlü talimatları takip etmekte zorlanırlar. 
ü Toplum kurallarına uymada sıkıntı yaşamazlar. 
ü Her şeyin mükemmel olması gerektiği şeklinde bir algıya sahiptirler.
ü Harita poster grafik gibi görsel araçlarla daha çabuk öğrenirler.
ü Bilgi ve kavramları şekillere ve sembollere dönüştürerek bellekte daha kolay tutabilirler.
ü Okumaya ve şekilleri incelemeye düşkündürler.
ü Hızlı konuşurlar ve iyi gözlemcidirler.


İŞİTSEL ÖĞRENENLER

ü İşitsel öğrenenler ses ve müziğe duyarlıdırlar.
ü Konuşmayı ve konuşulanları dinlemeyi severler
ü Daha çok işitsel uyaranlardan oluşan materyaller öğrenmelerini kolaylaştırır.
ü Yüksek sesle okuduklarını ve sessiz ortamlarda okuduklarını daha iyi anlarlar.
ü Daha çok konuşarak ve tartışarak öğrenirler.
ü Yazı yazarken noktalama işaretleri ve yazımda çok hata yapabilirler.
ü Bir dilin şivesini ve yabancı bir dili kolay öğrenirler.
ü Ahenkli ve güzel konuşurlar.
ü Yüzleri hatırlamakta zorlanır ancak isimleri daha rahat hatırlarlar.
ü Söyleyecekleri şeylere çok önem verirler ve sözlerinin kesilmesinden hiç hoşlanmazlar.
ü İşitsel öğrenen öğrenciler organize edilmiş gruplarla çalışmaktan hoşlanırlar.



DOKUNSAL (BEDENSEL KİNESTETİK) ÖĞRENENLER:

ü Fiziksel temas kurarak ve yaparak ve yaşayarak öğrenen öğrenciler bu gruba girmektedir.
ü Konuşma sırasında bedenlerini sıklıkla kullanırlar.
ü İşitsel ve görsel olarak öğrenme becerileri oldukça kısıtlıdır.
ü Sınıf içerisinde çok hareketli oldukları için zaman zaman disiplin problemleri yaşayabilirler.
ü Deney yoluyla öğrenme ve laboratuar çalışmaları bu insanlar için en önemli öğrenme ortamlarıdır.
ü Daha çok bedensel enerji gerektiren mesleklerde ve sanatın her dalında başarılı olabilirler.
ü Sürekli aktif ve hareket halindedirler ve kendilerine dokunularak verilen mesajları daha çabuk algılarlar.
ü Dağınıklardır ve planlı yaşamdan hoşlanmazlar.


SOSYAL ÖĞRENENLER

Günümüzde sosyal öğrenme kuramı denildiğinde Albert Bandura akla gelmektedir. Bandura’nın 1960’ların başında, öğrenmeye getirdiği yaklaşım sosyal-davranışçılıktır. Bandura’nın sistemi davranışçı olmasının yanı sıra bilişsel özellikler de taşıyordu. Bandura’nın öğrenme kuramı davranışçı yaklaşımın bir kolu gibi görünmesine rağmen bilişsel yaklaşımların etkisiyle daha ılımlı bir yapı ortaya koymaktadır. Sosyal(gözlem yoluyla) öğrenme kuramı bilişsel öğrenme kuramı ile analitik davranışçı kuramın birleştirilerek ortaya konulan bir çeşit orta yol kuramıdır.

Bazı öğrenciler başkalarıyla sosyal etkileşim halindeyken daha iyi öğrenirler. Grupla çalışma, ortak projeler geliştirme bu öğrencilere uygun öğrenme stilleridir.

ÖĞRENME STİLLERİNİN ÖZELLİKLERİ

v Öğrenme stillerimiz doğuştan getirdiğimiz karakteristik özelliklerimizdir.
v Yaşamımızın pek çok yönünü etkiler.
v Her birey kendi kabiliyetine uygun öğrenme stilini tercih etme eğilimindedir.
v Öğrenme stilleri her bireyin bilgiye en ekonomik yönden ulaşmasını sağlar.
v Her bireyin kendisini güçlü hissettiği öğrenme stiliyle öğrenmesine uygun ortamlar sağlanmalıdır.
v Bir öğrenme yöntemi bir birey için uygun olabilirken başka bir birey için uygun olamayabilir.


0