Cevaplar

2013-01-17T19:40:30+02:00

Uzlaşma ve uluslar arası antlaşmaların yapılmasıı.

1 1 1
2013-01-17T19:40:56+02:00

Çatışma çözümü disiplini; barış çalışmalarından temelini alarak II.
Dünya Savaşı sonrası süreçte uluslararası ilişkiler sahasının bir alt dalı
olarak ortaya çıkmıştır. Uluslararası ilişkilerin savaşın nedenlerinin tespiti
doğrultusunda gelişen epistemolojisi çatışma çözümünü besleyecek
zemini hazırlamıştır. Soğuk Savaş döneminde, bloklar arası uyuşmazlık
ve muhtemel bir nükleer savaşın hesap edilen sonuçlarının çatışma
çözümü çalışmalarına hız kazandırdığı ifade edilebilir. Soğuk Savaş
sonrası dönemde ise sayısı artan barış girişimleri ve anlaşmalarıyla ortaya
çıkan çözüm süreçleri, disipline daha fazla gözlemlenebilir veri
sağlamıştır. Psikoloji, sosyoloji ve antropoloji alanlarından istifade
ederek disiplinler arası nitelik kazanan çatışma çözümü, silahlı
çatışmaların sona erdirilmesi ve kalıcı barışın tesisine yönelik belirli
aşamalardan oluşan yaklaşımlar geliştirmiştir.
1919’da Galler Aberystwyth Üniversitesi’nde açılan ilk uluslararası
ilişkiler kürsüsü savaşın sebeplerinin anlaşılması amacıyla teşkil
edilmişti. I. Dünya Savaşı sonrasındaki savaş karşıtı iklimin bu dönemde
gelişmekte olan uluslararası ilişkiler akademisinin ilgi alanı üzerindeki
tesiri oldukça belirgindir. 1920-1945 yılları arasında Britanya, Avrupa ve
Kuzey Amerika’da yaygınlaşan uluslararası ilişkiler enstitüleri kalıcı
barışın sağlanabileceği şartların tespitine yönelik bilimsel çalışmalar
gerçekleştirmeye başlamıştır. Milletler Cemiyeti’nin kuruluşuyla;
uluslararası barışın sürdürülebileceği yönünde oluşan iyimser hava, iki Teoriler Işığında Güvenlik, Savaş, Barış ve Çatışma Çözümleri
386
dünya savaşı arasındaki dönemde barış çalışmalarına odaklanan
akademik kurumların tesisine imkân tanımıştır. 1930 yılında kurulan
Alman Barış Akademisi ve 1931’de Fransa’da Lyon Üniversitesi’nde
açılan Uluslararası Teşkilatlar ve Barış Çalışmaları bilim dalı mezkûr
oluşumlara örnek gösterilebilir.
1

Barış araştırmaları ile birlikte çatışma çözümü disiplinine temel teşkil
eden akademik çalışmaların bu dönemde ortaya çıktığı
gözlemlenmektedir. Mary P. Follet’ın işletme yönetimi alanında
kullandığı “ortak kazanç” kavramı ve David Mitrany’nin geliştirdiği
Fonksiyonalist bakış açısı, çatışma çözümü modellerinin esas kabul
edeceği “kazan-kazan” yaklaşımının çıkış noktası niteliğindedir.
Mitrany’nin Fonksiyonalist yaklaşımı devletlerarası düzeyde ortak
menfaatlere hizmet eden bir işbirliği sürecinin mümkün olabileceğini
ortaya koymuştur. Fonksiyonalizm, bu dönemde uluslararası ilişkiler
disiplinine etki eden Realist bakış açısının rekabet odaklı “kazan-kaybet”
tezine karşı farklı bir seçenek arz etmiştir. Daha sonraki dönemlerde ise
Ernest B. Haas ve Karl W. Deutsch, Mitrany’nin Fonksiyonalist
yaklaşımını geliştirmiş, devletlerin bütünleşmiş topluluklar meydana
getirerek barışı sağlayabileceğini ileri sürmüştür.

1 5 1