Cevaplar

2013-01-17T21:23:15+02:00

Sosyal gelişim, bireyin, çevresindeki bireylerle sosyal ilişkiler kurması sonucu; içinde bulunduğu toplumun ve evrensel kültürün, ilke ve değerlerine uyum için gerekli olan, davranış ve yaklaşımları kazanması sürecidir

Sosyalleşme ya da sosyal gelişim, bireyin belli bir toplumun davranış kalıplarını kişiliğine mal ederek, o topluma ait bir kişi konumuna gelmesidir 

Sosyalleşme; bireyin sosyal bir varlık durumuna gelmesidir

Sosyal gelişim, bireyin, sosyal uyarıcılara karşı duyarlık geliştirmesidir

Sosyal gelişim, bilişsel ve kişilik gelişimine paralellik göstermesinin yanında, bütün gelişim alanlarının bileşkesi üzerinde temellenen bir süreçtir

Sosyalleşme, bireyin sosyal çevre içinde nasıl davranması gerektiğini özdeşleşme ve taklit yoluyla öğrenmesi için gerçekleşen bir sürecin anlatımı ve edimsel öğrenmenin ürünüdür

Sosyal Gelişimi Etkileyen Etmenler
Çevre ve kalıtımın karşılıklı etkileşim sürecinin ürünü olan sosyal gelişimde, çevrenin etkisi başka gelişim alanlarında olduğundan daha çok görülmektedir

Bilişsel kapasitesinin dışına çıkabilecek bir sosyalleşmeden söz edilemese bile bireyin sosyal gelişimi çevresinin ona sundukları kadardır

Sosyal gelişim, sosyal bir ortanda sosyal etkileşimle geçekleşir


0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-17T21:23:46+02:00

Teknoloji uzmanlarında teknoloji bütün sorunların çözümüdür diye özetlenebilecek bir görüş çok yaygındır. Açıkça böyle ifade edilmese de yazılanların ve konuşulanların arka planlarında “teknoloji daha fazla teknoloji” düşüncesini yakalayabilirsiniz. 

Oysa teknoloji çok önemli olsa da toplumsal gelişme için gerekli unsurlardan sadece biridir. Teknoloji dışındaki boyutlardaki gelişme teknolojik gelişmenin hızına ayak uyduramadığı zaman teknolojik gelişme sindirilemez. Bu sadece Türkiye’nin değil gelişmiş ülkelerin de sorunudur. Hatta gelişmiş ülkelerde teknolojik değişime uyum sağlama probleminin daha derin bir şekilde hissedildiğini söylemek mümkün.

Toplumsal gelişmeyi eğer bütün boyutlarıyla ele alırsak teknolojik gelişmenin ne zaman ne ölçüde olması gerektiğine dair elimizde daha ölçülebilir bir kriter olacaktır. Bir toplumun gelişmesinde teknoloji dışında eğitim, hukuk, sağlık, ahlak-etik, çevre, sosyal güvenlik, yaşam kalitesi gibi başka boyutlar da vardır. Bunlardan yaşam kalitesi gibi bazıları da kendi içinde çok boyutlu kavramlardır.

Ölçme problemini bir tarafa bırakırsak, toplumsal gelişmenin sadece teknolojik gelişme demek olmadığını kabul edip diğer alanlara da eğilmek yeterince önemli bir zihniyet değişimi anlamına gelir.

Teknolojizm diye de adlandırabileceğimiz teknolojinin her derde deva olduğu düşüncesi teknolojinin sunduğu yeni olanaklarla gün geçtikçe daha da pekişmekte. Oysa bir teknolojik gelişmenin toplumda hazmedilmesi ve toplum dokusu tarafından kabul edilmesi basite alınacak bir süreç değildir. Yeterince hazmedilmemiş teknolojik gelişmeler kültürel parçalanmalara, uyumsuzluklara, ruhsal sıkıntılara, toplumsal sorunlara neden olur.

Teknoloji ne kadar güçlü de olsa en nihayetinde insanların mutluluğu için kullanılması gereken bir araçtır. Giderek daha çok insan teknolojinin kendisine yeni olanaklar sağladığını ancak mutlu etmediğini söylemekte.

Teknoloji üretenler için ürünün bir ihtiyacı karşılaması ve kısa dönemde iyi satış rakamlarını yakalaması önemli. Toplumsal yan etkiler ise kısa vadede kolayca görülemeyen etkilerdir. O anlamda yoğun rekabet içerisinde firmaların teknoloji üretirken bir de işin toplumsal boyutlarını düşünmesini beklemek akıllıca değil.

Burada çözüm tüketiciyi eğitmekten ve bilinçlendirmekten geçiyor. Öncelikle her durumda daha fazla ve daha gelişmiş teknolojinin iyi olmadığını, hayatın başka alanlarında yeterince iyileştirme yapılmadıkça mutluluk ve refah da getirmeyeceği gerçeği teknoloji kullanıcılarına anlatılmalıdır.

Örneğin, diz-üstü bilgisayarlar ev kullanımı için ne ölçüde gereklidir bu tartışılır. Ancak çok iyi bir reklam kampanyası ile ev kullanıcısına diz-üstü bilgisayar satılabilir. Oysa satılan özellikler ihtiyaç duyulmayan özelliklerdir. Ev kullanıcısı daha çok oyun için kullanacağından oyun konsolları bu iş için daha uygun olacaktır.

Yine SMS’ten (kısa mesaj) başka bir özellik kullanmayan birisi için Internet’te dolaşabilen ve görüntülü iletişim sağlayan bir cep telefonu gereksiz özellikler içermektedir. Kısa mesajın, Internet’in, cep telefonunun, bilgisayarın ve diğer teknolojik ürünlerin etkin bir şekilde kullanımın geniş toplum kesimlerince öğrenilmesi zaman alacak bir süreçtir. Bu süreç yavaşsa teknolojik kapasite ve bunun için harcanan para boşa gidecektir.

Özetle, özellikle teknoloji firmalarının ve teknoloji uzmanlarının ana felsefesi haline gelen “daha fazla ve ileri teknoloji her zaman daha iyidir” düşüncesi toplumsal gelişimin diğer boyutları ihmal edildiğinde çok sakıncalı bir düşüncedir. Gelişme toplumsal hayatın bütün alanlarında dengeli bir şekilde gerçekleştirilmeli ve özellikle zayıf ve geri kalmış alanların diğerlerinin düzeyine çıkarılmasına öncelik verilmelidir.

Sadece teknolojik gelişmeye odaklanılırsa bir süre sonra toplum artık daha fazla teknolojik gelişmeyi hazmedemez ve teknolojik gelişmenin yan etkileri ile mücadele etmek zorlaşır. Her şeyde olduğu gibi teknolojik gelişme de dengelerin gözetilerek yürütülmesi gereken bir süreçtir.

Daha çok teknoloji değil gerektiği yerde gerektiği kadar teknoloji. Kıt kaynakların israf edilmemesi ve teknolojinin mutsuzluk getirmemesi buna bağlıdır.

0