Soru

sevnklc kullanıcısının avatarı

somut resim nedir? acil cevap istiyorum..

somut resim nedir? acil cevap istiyorum..

gönderen Sevnklc

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Sevnklc kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

brnoğzmstfa kullanıcısının avatarı
Brnoğzmstfa cevapladı
Somut Resim Nedir

Hollandalı sanatçı teorisyen, De Stijl ve Elemanterizm hareketinin kurucusu Theo Van Doesburg, Art Concret’in Nisan 1930 tarihli yazısında çıkan “Somut Sanat’ın Temeli” manifestosunda Somut Sanat’ı şöyle tanımlıyordu: 

İlan ediyoruz ki: 
1) Sanat evrenseldir. 
2) Sanat eseri, uygulanmadan önce zihin tarafından tamamen üstüne düşünülerek kavranmış olmalı ve öyle oluşturulmalıdır. Doğanın formel özelliklerinden, bedensel zevklerden ya da duygusallıktan başka hiçbir şeyi içermemelidir. Bir lirizmi, dramatizmi, sembolizmi, vb. dışlamaktan yanayız. 
3) Resim bütünüyle saf plastik öğelerden, yani düzlemler ve renklerden kurulmalıdır. Resimsel bir öğenin “kendisi”nden başak bir önemi yoktur ve bu yüzden resmin “kendisi”nden başka anlamı olmamalıdır. 
4) Resmin -ve öğelerinin- kuruluşu basit ve görsel açıdan denetlenebilir olmalıdır. 
5) Teknik mekanik, yani kesin, anti izlenimci olmalıdır 6) Mutlak berraklık için çaba harcanmalıdır. 

Manifestoda ana hatlarıyla konduğu üzere soyut sanat anlayışı, 1930’lardan 1950’lere kadar çalışmalarını “Somut” olarak isimlendiren çeşitli sanatçıların ana çıkış noktasıydı. 
Manifesto, Somut Sanat’ı geniş bir yelpazedeki yeni figüratif üsluplardan, soyut sanatın Vasily Kandisky’nin anlatımcı soyutlaması ve doğadan soyutlanmış eserler, ya da soyutlanmış doğa gibi belli formlardan başarıyla ayırmaktaydı. 
Somut Sanat’ta duygusal milliyetçi ya da romantik hiçbir öğeye yer yoktu. Kökleri Süprematizm, Konstrüktivizm, De Stijl ve Van Doesburg’un elementerizminde yatarken, amacı evrensel düzeyde berrak, sürrelistlerin iddia ettiği gibi irrasyonel zihnin değil, illüzyonizmden ya da sembolizmden kurtulmuş bir sanatçının bilinçli, rasyonel zihninin ürünlerini ortaya koymaktı. Sanat, tinsel ya da siyasal fikirlerin aracı olmaktan ziyade kendisi için bir varlık olacaktı. Pratikte bu terim hem resim hem de heykeldeki geometrik soyutlamacılıkta eşanlamlıydı. Sanat eserlerinde gerçek malzemelerle gerçek mekân ızgaralara geometrik şekillere ve düz yüzeylere duyulan sevgi vurgulanıyordu. Sanatçıların esin kaynaklarıysa genellikle bilimsel kavramlar ya da matematik formülleriydi. 
Somut sanat, Van Doesburg’un 1931’de ölümüne rağmen önemli bir ivme kazandı. Birincisi onu Soyutlama-Yaratma grubu destekledi; 1936’da dağılışına kadar da İsviçre’li sanatçı ve mimar, eski Bauhaus öğrencilerinden Max Bill (1908-1994) tarafından geliştirildi. 
1930’lu yıllarda geometrik bakımdan soyut üsluplarla çalışan sanatçılar arasında Fransız Jean Gorin (1899-1981), Jean Hélion (1904-1987) ve Auguste Herbin (1882-1960), İtalyan Alberto Magnelli (1888-1971), Hollandalı César Domela (1900-1992), İngiliz Ben Nicholson (1894-1982) ve Barbara Hepworth (1903- 1975) Amerikalı Ilya Bolotowsky (1907-1981) ve Ad Reinhardt (1913-1967) ile Rus Anton Pevsner (1886-1962) ve Naum Gabo (1890- 1977) bulunuyordu. 
2. Dünya savaşı’nın ardından somut sanatın en önemli merkezi Paris’ti. 1944’de Denise René somut sanat, Kinetik Sanat ve Op Art’ı desteklemek üzere kendi galerisini açtı. Ertesi yıl Nelly Van Doesburg’un (Theo’nun dul karısı) yardımıyla toparlanan “Somut Sanat” sergisi Paris’te galeri René Drouin’de yapılırken, 1946’da geometrik sergilere yer açacak olan Salon des Réalités Nouvelles kuruldu. Somut sanat Arjantin, Brezilya, İtalya ve İsveç’te oturan gruplarla uluslararası taraftarlar toplamaya 1940’ların sonlarıyla 1950’lerde de devam etti. Geometrik soyutlamanın başka yerlerdeki uygulayıcıları arasında da İngiltere Mary Martin (1907-1969) Kenneth Martin (1905-1984) Ve Victor Pasmore (1908- 1998), ABD’deyse José de RiveraKenneth Snelson (1927 -) gibi heykeltıraşlar bulunmaktaydı. (1904-1985) ve 
Soyut sanatla ilgili savaş sonrası tartışmalar soğuk (geometrik) ve sıcak (jestle) soyutlamanın göreli faydaları üzerinde yoğunlaşmıştı; 1950’lerde Soyut Ekspresyonizm ve İnformel Sanat biçiminde “sıcak” soyutlama eğilimi hakimdi. Somut Sanat yine kendini anaakıma karşı olarak tanımlamıştı; yeni ‘Varoluşsal’ madde ve hareket anlayışının karşısında ütopyacı geometrik soyutlamanın mirasını savunuyordu. Bu anlamıyla serinkanlı, gayrişahsi ve titiz bir yerdeydi. Yeni bir somut sanatçılar kuşağı bu konumdan çıktı ve nihayetinde Geç Resimsel Soyutlama, Minimalizm ve Op Art’a varacak olan çalışmalarında formlarını ve imanlarını genişletmeye devam ettiler.


  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı
Silinmiş hesap cevapladı

Somut Resim Nedir

Hollandalı sanatçı teorisyen, De Stijl ve Elemanterizm hareketinin kurucusu Theo Van Doesburg, Art Concret’in Nisan 1930 tarihli yazısında çıkan “Somut Sanat’ın Temeli” manifestosunda Somut Sanat’ı şöyle tanımlıyordu: 

İlan ediyoruz ki: 
1) Sanat evrenseldir. 
2) Sanat eseri, uygulanmadan önce zihin tarafından tamamen üstüne düşünülerek kavranmış olmalı ve öyle oluşturulmalıdır. Doğanın formel özelliklerinden, bedensel zevklerden ya da duygusallıktan başka hiçbir şeyi içermemelidir. Bir lirizmi, dramatizmi, sembolizmi, vb. dışlamaktan yanayız. 
3) Resim bütünüyle saf plastik öğelerden, yani düzlemler ve renklerden kurulmalıdır. Resimsel bir öğenin “kendisi”nden başak bir önemi yoktur ve bu yüzden resmin “kendisi”nden başka anlamı olmamalıdır. 
4) Resmin -ve öğelerinin- kuruluşu basit ve görsel açıdan denetlenebilir olmalıdır. 
5) Teknik mekanik, yani kesin, anti izlenimci olmalıdır 6) Mutlak berraklık için çaba harcanmalıdır. 

Manifestoda ana hatlarıyla konduğu üzere soyut sanat anlayışı, 1930’lardan 1950’lere kadar çalışmalarını “Somut” olarak isimlendiren çeşitli sanatçıların ana çıkış noktasıydı. 
Manifesto, Somut Sanat’ı geniş bir yelpazedeki yeni figüratif üsluplardan, soyut sanatın Vasily Kandisky’nin anlatımcı soyutlaması ve doğadan soyutlanmış eserler, ya da soyutlanmış doğa gibi belli formlardan başarıyla ayırmaktaydı. 
Somut Sanat’ta duygusal milliyetçi ya da romantik hiçbir öğeye yer yoktu. Kökleri Süprematizm, Konstrüktivizm, De Stijl ve Van Doesburg’un elementerizminde yatarken, amacı evrensel düzeyde berrak, sürrelistlerin iddia ettiği gibi irrasyonel zihnin değil, illüzyonizmden ya da sembolizmden kurtulmuş bir sanatçının bilinçli, rasyonel zihninin ürünlerini ortaya koymaktı. Sanat, tinsel ya da siyasal fikirlerin aracı olmaktan ziyade kendisi için bir varlık olacaktı. Pratikte bu terim hem resim hem de heykeldeki geometrik soyutlamacılıkta eşanlamlıydı. Sanat eserlerinde gerçek malzemelerle gerçek mekân ızgaralara geometrik şekillere ve düz yüzeylere duyulan sevgi vurgulanıyordu. Sanatçıların esin kaynaklarıysa genellikle bilimsel kavramlar ya da matematik formülleriydi. 
Somut sanat, Van Doesburg’un 1931’de ölümüne rağmen önemli bir ivme kazandı. Birincisi onu Soyutlama-Yaratma grubu destekledi; 1936’da dağılışına kadar da İsviçre’li sanatçı ve mimar, eski Bauhaus öğrencilerinden Max Bill (1908-1994) tarafından geliştirildi. 
1930’lu yıllarda geometrik bakımdan soyut üsluplarla çalışan sanatçılar arasında Fransız Jean Gorin (1899-1981), Jean Hélion (1904-1987) ve Auguste Herbin (1882-1960), İtalyan Alberto Magnelli (1888-1971), Hollandalı César Domela (1900-1992), İngiliz Ben Nicholson (1894-1982) ve Barbara Hepworth (1903- 1975) Amerikalı Ilya Bolotowsky (1907-1981) ve Ad Reinhardt (1913-1967) ile Rus Anton Pevsner (1886-1962) ve Naum Gabo (1890- 1977) bulunuyordu. 
2. Dünya savaşı’nın ardından somut sanatın en önemli merkezi Paris’ti. 1944’de Denise René somut sanat, Kinetik Sanat ve Op Art’ı desteklemek üzere kendi galerisini açtı. Ertesi yıl Nelly Van Doesburg’un (Theo’nun dul karısı) yardımıyla toparlanan “Somut Sanat” sergisi Paris’te galeri René Drouin’de yapılırken, 1946’da geometrik sergilere yer açacak olan Salon des Réalités Nouvelles kuruldu. Somut sanat Arjantin, Brezilya, İtalya ve İsveç’te oturan gruplarla uluslararası taraftarlar toplamaya 1940’ların sonlarıyla 1950’lerde de devam etti. Geometrik soyutlamanın başka yerlerdeki uygulayıcıları arasında da İngiltere Mary Martin (1907-1969) Kenneth Martin (1905-1984) Ve Victor Pasmore (1908- 1998), ABD’deyse José de RiveraKenneth Snelson (1927 -) gibi heykeltıraşlar bulunmaktaydı. (1904-1985) ve 
Soyut sanatla ilgili savaş sonrası tartışmalar soğuk (geometrik) ve sıcak (jestle) soyutlamanın göreli faydaları üzerinde yoğunlaşmıştı; 1950’lerde Soyut Ekspresyonizm ve İnformel Sanat biçiminde “sıcak” soyutlama eğilimi hakimdi. Somut Sanat yine kendini anaakıma karşı olarak tanımlamıştı; yeni ‘Varoluşsal’ madde ve hareket anlayışının karşısında ütopyacı geometrik soyutlamanın mirasını savunuyordu. Bu anlamıyla serinkanlı, gayrişahsi ve titiz bir yerdeydi. Yeni bir somut sanatçılar kuşağı bu konumdan çıktı ve nihayetinde Geç Resimsel Soyutlama, Minimalizm ve Op Art’a varacak olan çalışmalarında formlarını ve imanlarını genişletmeye devam ettiler.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (0)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...