Cevaplar

2013-01-20T19:08:07+02:00

II. TBMM’NİN AÇILMASI
   23 Nisan 1920’de açılmış olan I.TBMM olağan üstü şartlarda çalışmış ve daha çok bağımsızlığı sağlamaya yönelik faaliyetlerde bulunmuştur. Lozan görüşmele-rinin başlamasını sağlamış fakat antlaşmanın onaylanması II. TBMM döneminde gerçekleşmiştir.
   I.TBMM özellikle saltanatın kaldırılması konusu nedeniyle oldukça yıpranmış olduğu için 1 Nisan 1923’te yeni seçimler yapılmak üzere çalışmalarına son vermiş İkinci TBMM 11 Ağustos 1923’te çalışmalarına başlamıştır.
   Mustafa kemal Paşa II. Meclisin açılmasından hemen önce Halk Fırkasını kurmuş bu parti yeni Türk devletinin ve II. TBMM döneminin ilk partisi olmuştur.
   II. TBMM inkılâp yanlılarının çok olması nedeniyle çok sayıda inkılâp gerçekleştirmiştir. Bu nedenle “İnkılâpçı Meclis” olarak isimlendirilmiştir. II. TBMM  1 Ekim 1927 tarihine kadar faaliyet yürütmüştür

0
En İyi Cevap!
2013-01-20T19:08:11+02:00
 

I. TBMM'si hedef olarak yurdun düşmandan kurtarılması ve bağımsızlığının gerçekleşmesini alan kişiler tarafından oluşmuş, bağımsızlık gerçekleştikten sonra özellikle saltanatın kaldırılmasıyla eski düzen yanlıları Mustafa Kemal'e ters düşmüşlerdir. Dolayısıyla Kurtuluş Savaşı'nın zor koşulları altında yıprandığı kabul edilen I. TBMM'nin yenilenmesi için 23 NİSAN 1923'de seçime gidilmiştir. Meclis içerisinde kan değişimi olarak kabul edebileceğinden bu durum ileri görüşlü dinamik milletvekillerinin seçilmesini sağlamıştır. 9 AĞUSTOS 1923 yılında ise; Mustafa Kemal Müdafa-i Hukuk Grubu'nu esas alarak ilk parti olan HALK FIRKASI'nı kurdu. 11 AĞUSTOS 1923'de çalışmalarına başlayan II. TBMM, 23 AĞUSTOS 1923 de LOZAN BARIŞ ANTLAŞMASI'NI onaylamıştır. 13 EKİM 1923'de de ANKARA'nın başkent olduğunu kabul etti.

CUMHURİYET'İN İLÂNI (29 EKİM 1923)

I. Meclis ulus egemenliğine dayalı kurulmuş olmasına rağmen halkın tepkilerini gözönünde bulundurarak Cumhuriyeti ilan edememişti. Kurtuluş savaşından sonra Meclis hükümeti sisteminin işlemez hale geldiği ve hükümet bunalımı yaşandığı bir dönemde Cumhuriyet ilan edilmiş ve Mustafa Kemal Cumhurbaşkanı ilan edilmiştir. Cumhuriyet ilan edilmek suretiyle;

Rejimin adı konulmuştur.
Devlet başkanı sorunu çözülmüştür.
Kabine sistemi getirilmiştir.
Gerçekleştirilmesi düşünülen inkılaplara ortam hazırlanmıştır. (Böylelikle saltanatın kaldırılmasından kaynaklanan sorunlar çözüme kavuşmuştur.)

HALİFELİĞİN KALDIRILMASI (3 MART 1924)


Saltanatın kaldırılmasından sonra eski rejim yanlıları halifenin etrafında toplamaya başlayınca halifede dini ve siyasi gücünü artırabilmek için bu durumu desteklemiştir. Üstelik halifelik cumhuriyet ilkesiyle bağdaşmıyordu. Ancak ordudan gelecek tepkiler gözönüne alınarak İzmir'deki bir tatbikat esnasında komutanların görüşünün alınmasından sonra 3 MART 1924'de halifeliğin kaldırıldığı açıklandı. Aynı gün Laik devlet düzenini gerçekleştirmek maksadıyla Seriye ve Evkaf Vekaleti (Din İşleri Başkanlığı) Erkan-ı Harbiye kaldırıldı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu kabul edildi. laik devlet düzenine geçişteki en büyük engel kalkmış oluyordu.

ÇOK PARTİLİ HAYATA GEÇİŞ DENEMELERİ

CUMHURİYET HALK FIRKASI (9 AĞUSTOS 1923)


Mustafa Kemal Anadolu ve Rumeli Müdafa-i Hukuk Cemiyeti'ni temel alarak bu partiyi kurdu. Bütün devrimleri bu partiye dayanarak gerçekleştirdi ve halka benimsetti.


Meclis içinde bir tek partinin varlığıyla halkm bütününe ulaşılamayacağı için bir muhalefet partisine ihtiyaç duyuldu. Ancak ilk muhalefet partisi olarak kurulan bu parti Mustafa Kemal'e ve yeniliklerine karşı olan gerici çevrelerin merkezi haline geldi. Kurtuluş Savaşma katılan ordu komutanları Kurtuluş Savaşının getirdiği bir sorumluluk sonucu olarak aynı zamanda milletvekili idiler. Bu kişiler saltanat ve hilafet yanlısı harekete yönelerek, demokratik gelişmeleri ve devrimleri kavrayamadılar. Mustafa Kemal orduyu siyasetten ayırmak için bu ordu komutanlarından ya komutanlığı ya da milletvekilliğini tercih etmelerini istedi. (Musul üzerine yürüme hazırlığı sırasında ordular komutansız kaldı.) Eski düzen yanlıları partiye girdi parti devrimlere karşı çıktı İngilizler Musul konusunda Türkleri engellemek için Doğu Anadolu'nun güneyinde tampon bir Kürt devletini destekleyerek Şeyh Sait İsyanı'nın çıkmasında etkili oldu. Bu isyan kısa sürede Cumhuriyete ve Laikliğe de karşı olanlarca desteklenince de büyüdü, geniş alanlara yayıldı. Fethi Okyar bu isyanı bastırmada başarısız oldu. Yerine İsmet İnönü getirildi.

1 2 1