Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-21T20:10:30+02:00

Milliyet bir millete mensup olma, bir millete bağlı olma halidir. Milliyet duygusunun arkasında, S. Maksudi ARSAL'ın da isabetle kaydettiği gibi, millî gurur, millî hâtıralar, tarihten alınan tecrübeler, ana diline karşı sevgi, millî geleneklere bağlılık, millî kültüre dayanan hayat görüşü, sevilen belli şiir, belli atasözü, belli mizahî fıkra açısından dünyaya bakış, millete büyük hizmetlerde bulunmuş millî kahramanlarla övünme gibi manevî hazineler mevcuttur.
Milliyet hissi, milletlerin teşekkül devirlerine dayanacak kadar eskidir. Yeni olan şey, bu tabiî ve içtimaî benlik hissinin şuur altından, şuura çıkması; başka bir ifade ile müphem, belirsiz bir hissin muayyen bir fikir şeklini alarak kültürleşmesidir.
Bizde, İslâmiyet’ten evvelki devirlere kadar dayanan eski, köklü ve kuvvetli bir şuur halindeki milliyet fikri, Avrupa'da ancak 19. asırda, yani bundan 100-150 sene evvel belirmeye başlamıştır. Fransa'da dahi, milliyet manâsına gelen nasyonalité kelimesinin Akademi Lûgatine girmesi 1835 tarihine tesadüf eder. Keza, İngilizce’deki milliyet kelimesi karşılığı olan neyşinaliti ve Almanca’daki nasyonalitat kelimeleri bugünkü manâya ancak bir asır evvel kavuşabilmişlerdir... Ne ise, konumuz o değil...
Yeni Türk Ansiklopedisi'ndeki milliyet maddesinde şunlar yazmaktadır: “Milliyet, aynı kavim veya milletten olma hali; bir sosyal grubu benzerlerinden ayıran özellikler toplamı; belli özelliklerle benzerlerinden ayrılan sosyal grup. Milliyet, millet kavramının yerine de kullanılmakla beraber, aralarında yine de fark vardır. Çünkü sosyal veya kültürel grup, bir devlet kurmadığı zamanda bile bir milliyet var olabilir. Çok defa devlet veya teşkilâtlanmış millet, bir anda var olmayabilir yahut devlet kısmen veya tamamen bir çok milletleri ihtiva eder. Buna göre, sosyal veya kültürel grubu birliğinin şuuruna vardıran ve ona siyasî hâkimiyet emelleri aşılayan, bu milliyet vasfıdır. Milliyetin gruba ait şuurunun temelinde, bir dile, bir dine, iktisadî teşkilâta, belirli beden farklılıklarına veya aynı zamanda bu faktörlerin bir çoğuna birden mensup bulunmanın da rol oynadığı söylenebilir. ..... Milliyet siyasî hâkimiyet statüsü kazanınca, millet haline dönüşür. Milliyet kavramı birçok imparatorlukların parçalanmasında rol oynamış, mahkûm bir kavmin mahkûmiyetten kurtulması için kullanılan bir silah olmuştur. Bu bakımdan milliyet ülkü olarak, gelecekteki milletin varlığına tutkunluktur; iradî bir milletin tohumudur.”
“Milliyetin, diğer bir manâsı da, vatandaş veya tebea olarak, fertlerin haiz oldukları hukukî vasıf veya milletin üyelerinin sahip olduğu vasıftır.”
Lügat-ı Nâcide ise, milliyet kelimesine, şu karşılık verilmiştir: “Milliyet: Bir milleti diğer milletlerden tefrik eden (ayıran), ahvâl (haller) ve hasâisin (hususiyetlerin) mecmûudur (toplamıdır)”.
Görülüyor ki, milliyet, bir milleti diğerinden ayıran durumlar, hususiyetler, esas ve prensiplerdir. Millet ise o hususiyet ve esasları sinesinde toplayan insan kitlesidir, cemiyet birimidir. Meşhur ifade ile, “Millet inkişaf etmiş bir milliyettir, milliyet ise tohum halinde bir millettir”.
Biz burada, milliyet kavramını Lügat-ı Nâci’de verilen anlamıyla kullanacağız... Yani, biz, milliyeti; bir milleti diğer milletlerden farklı kılan haller ve özelliklerin toplamıdır, diye tarif ediyoruz. Başka bir ifade ile milliyet, bir millet'i meydana getiren unsurların toplamıdır.

0
2013-01-21T20:28:29+02:00

Milliyet bir millete mensup olma, bir millete bağlı olma halidir. Milliyet duygusunun arkasında, S. Maksudi ARSAL'ın da isabetle kaydettiği gibi, millî gurur, millî hâtıralar, tarihten alınan tecrübeler, ana diline karşı sevgi, millî geleneklere bağlılık, millî kültüre dayanan hayat görüşü, sevilen belli şiir, belli atasözü, belli mizahî fıkra açısından dünyaya bakış, millete büyük hizmetlerde bulunmuş millî kahramanlarla övünme gibi manevî hazineler mevcuttur.
Milliyet hissi, milletlerin teşekkül devirlerine dayanacak kadar eskidir. Yeni olan şey, bu tabiî ve içtimaî benlik hissinin şuur altından, şuura çıkması; başka bir ifade ile müphem, belirsiz bir hissin muayyen bir fikir şeklini alarak kültürleşmesidir.
Bizde, İslâmiyet’ten evvelki devirlere kadar dayanan eski, köklü ve kuvvetli bir şuur halindeki milliyet fikri, Avrupa'da ancak 19. asırda, yani bundan 100-150 sene evvel belirmeye başlamıştır. Fransa'da dahi, milliyet manâsına gelen nasyonalité kelimesinin Akademi Lûgatine girmesi 1835 tarihine tesadüf eder. Keza, İngilizce’deki milliyet kelimesi karşılığı olan neyşinaliti ve Almanca’daki nasyonalitat kelimeleri bugünkü manâya ancak bir asır evvel kavuşabilmişlerdir... Ne ise, konumuz o değil...
Yeni Türk Ansiklopedisi'ndeki milliyet maddesinde şunlar yazmaktadır: “Milliyet, aynı kavim veya milletten olma hali; bir sosyal grubu benzerlerinden ayıran özellikler toplamı; belli özelliklerle benzerlerinden ayrılan sosyal grup. Milliyet, millet kavramının yerine de kullanılmakla beraber, aralarında yine de fark vardır. Çünkü sosyal veya kültürel grup, bir devlet kurmadığı zamanda bile bir milliyet var olabilir. Çok defa devlet veya teşkilâtlanmış millet, bir anda var olmayabilir yahut devlet kısmen veya tamamen bir çok milletleri ihtiva eder. Buna göre, sosyal veya kültürel grubu birliğinin şuuruna vardıran ve ona siyasî hâkimiyet emelleri aşılayan, bu milliyet vasfıdır. Milliyetin gruba ait şuurunun temelinde, bir dile, bir dine, iktisadî teşkilâta, belirli beden farklılıklarına veya aynı zamanda bu faktörlerin bir çoğuna birden mensup bulunmanın da rol oynadığı söylenebilir. ..... Milliyet siyasî hâkimiyet statüsü kazanınca, millet haline dönüşür. Milliyet kavramı birçok imparatorlukların parçalanmasında rol oynamış, mahkûm bir kavmin mahkûmiyetten kurtulması için kullanılan bir silah olmuştur. Bu bakımdan milliyet ülkü olarak, gelecekteki milletin varlığına tutkunluktur; iradî bir milletin tohumudur.”
“Milliyetin, diğer bir manâsı da, vatandaş veya tebea olarak, fertlerin haiz oldukları hukukî vasıf veya milletin üyelerinin sahip olduğu vasıftır.”
Lügat-ı Nâcide ise, milliyet kelimesine, şu karşılık verilmiştir: “Milliyet: Bir milleti diğer milletlerden tefrik eden (ayıran), ahvâl (haller) ve hasâisin (hususiyetlerin) mecmûudur (toplamıdır)”.
Görülüyor ki, milliyet, bir milleti diğerinden ayıran durumlar, hususiyetler, esas ve prensiplerdir. Millet ise o hususiyet ve esasları sinesinde toplayan insan kitlesidir, cemiyet birimidir. Meşhur ifade ile, “Millet inkişaf etmiş bir milliyettir, milliyet ise tohum halinde bir millettir”.
Biz burada, milliyet kavramını Lügat-ı Nâci’de verilen anlamıyla kullanacağız... Yani, biz, milliyeti; bir milleti diğer milletlerden farklı kılan haller ve özelliklerin toplamıdır, diye tarif ediyoruz. Başka bir ifade ile milliyet, bir millet'i meydana getiren unsurların toplamıdır.

0