Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-21T21:51:49+02:00

Cumhuriyetin ilân edileceği konusu öyle gizli kapaklı bir sorun değildi. Bu konu basına 23 Eylülde duyurulmuş, 29 Ekim 1923 tarihine kadar bir buçuk aya yakın bir süre gerek İstanbul, gerekse taşra basınında sürekli olarak ele alınmıştı. Trabzon’da yayınlanan İstikbal gazetesi, 27 Eylülden itibaren cumhuriyet meselesini gündemde tutarken, İstanbul gazeteleri de makaleler ve haberlerle 24 Eylülden itibaren konuya geniş ölçüde açıklık getirmişlerdi. Vatan, Tevhid-i Efkâr, İkdam, Tanin, Vazife gibi İstanbul gazeteleri çeşitli makaleler, röportajlar, Ankara’dan aldıkları haberler ile cumhuriyet konusunu ve tartışmaları hep gündemde tutmuşlar idi. Bunlardan Tanin ve Tevhid-i Efkâr cumhuriyet sistemine karşı cephe alan yazılar yazmışlardır. Bu gazeteler şimdiki meclis yönetiminin yeterli olduğunu, bu sistemle Cumhurbaşkanına çok fazla hak verileceğini, konunun aceleye getirildiğini, Cumhuriyet sisteminin her derde çare olamayacağını öne sürmekteydiler.2 Oysa, Cumhurbaşkanına fazla yetki verilmiyordu. Cumhurbaşkanı hem meclis başkanı, hem de parti başkanı olmayacaktı. O, partiler üstü bir kişi olacaktı. Gazetelerdeki bu makaleler ve bilgiler İstanbul’a yeterli ve doğru bilginin gelmemesinden kaynaklanıyordu. Söylenildiği gibi cumhuriyet aceleye de getirilmiş değil idi. Konu üzerinde birbuçuk aya yakın bir süre makaleler yazılmış, tartışmalar yapılmıştı, Cumhuriyetinher derde deva olacağı fikri de aslında Ankara tarafından hiç ileri sürülmemişti. Cumhuriyet yalnızca, bir isim, bir yönetim şekli, bir siyasî terimdi. Tanin’in ileri sürdüğü gibi, cumhuriyet gibi önemli bir konunun meclis üyelerinin üçte ikisinin bulunması ile, yani 286 üyeden yüzdoksan üyenin mecliste bulunması gerektiği, oysa 158 üyenin bulunduğunu ileri sürmesi de yanlıştır.3 Çünkü, böyle bir kanun maddesi yoktur. Mecliste kararlar çoğunluk esasına göre alınır. Ebuzziya-zade ise “Efendiler devletin adını taktınız, işleri düzeltebilecek misiniz?” başlığı altında yazdığı yazıda, üç dört senedir eski hükümetin Anadolu’yu çok iyi yönettiğini, isim değişikliği ile işlerin düzeltilemeyeceğini savunmaktaydı. Aynı yazar cumhuriyeti ilk anda gösterdikleri yetenek ve becerikliliğini yerine getirenler, memleketi iyi yönetirlerse kendilerine “cumhuriyetiniz mübarek olsun efendiler” diyeceklerini de ilave etmekten kaçınmamıştır.4 Şunu kabul etmek gerekir ki, cumhuriyet yönetimi, ekonomide, eğitimde, sanayide ve diğer dallarda gerçekten, bir enkaz devir almıştır,

0