Cevaplar

2013-01-22T16:42:10+02:00

1. Kale surlarını güçlendirdiler.
2. Osmanlı Donanması'nın Haliç'e girmesine engel olmak için, Haliç'in ağzını zincirle kapattılar.
3. Bizanslılar, suda yanabilen barut, neft yağı ve kükürt ile yapılan Rum Ateşi(Gregois) adlı silahı yaptılar.
4. Osmanlı Devleti'nin kuşatmaya hazırlandıklarını anlayınca depolarını yiyecek, silah, mühimmat vb. şeylerle doldurdu.

24 4 24
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-22T16:42:22+02:00
Osmanlıların 1453 Öncesi İstanbul Kuşatmaları

 

Osmanlı devletinin gelişmesinde Rumeli ‘de takip edilen stratejilerin önemli katkıları vardır. Devletin gelişiminde takip edilen bu stratejilerden birisi de İstanbul’un ele geçirilmesiydi. İstanbul’un ele geçirilmesi imparatorluk olma t yolunda ilerleyen Osmanlıların coğrafî, siyasî ve ekonomik açılardan bir zorunluluğuydu. Bunun bilincinde olan Osmanlı hükümdarları, Orhan Bey zamanında başlayan ve Rumeli’ye geçiş stratejilerinin bir parçası olan İstanbul’u ele geçirmek için bilinçli olarak girişimlerinde bulundular. Orhan Bey ve I. Murat zamanında henüz İstanbul’u kuşatacak güce erişememiş olan Osmanlılar bu gücü kendilerinde ilk defa I. Bayezit zamanında buldu ve bu hükümdar zamanında şehir iki kez kuşatıldı. Daha sonra Musa Çelebi ve II. Murat tarafından birer kez kuşatılan İstanbul, 1453′te II. Mehmet tarafından ele geçirildi. Yapılan bu dört kuşatma, fethe giden yolda, hem Müslüman Türklerin hem de Gayrimüslim unsurların zihinlerindeki fetih şartlarının oluşmasına büyük katkı sağladı.

İstanbul şehri, coğrafî konumu nedeniyle bin yıllardır hemen her milletin ilgisini çekmiş bir yerleşim yeridir. Doğu ile Batı arasında geçiş noktasında bulunan şehir ayrıca ticaret yollarının da kesiştiği noktadadır. Bunun yanı sıra şehrin sahip olduğu kültürel zenginlik şehre duyulan ilginin başka bir yönünü oluşturmaktadır. Bu sebeplerden dolayı her zamanda ve her millet için ayrı bir cazibe merkezi olan İstanbul, tarih boyunca değişik milletlerin eline geçmiş ve yönetim merkezleri olmuştu. İstanbul şehri Osmanlılardan önce de Türkler tarafından kuşatılmıştı. Türklerin ilk İstanbul kuşatması Alanlar tarafından gerçekleştirildi.
. Bu yardımdan sonra geri dönüş sırasında hem Kentakuzenos’un hem de Orhan Bey’in kaleyi boşaltmasını istemelerine rağmen Şehzade kaleyi boşaltmadı. Şehzâde’nin bu hareketi Osmanlıların Rumeli’de kalıcı olarak yerleşmeleri ve Rumeli fetihlerinde bu kaleyi bir köprü gibi kullanmalarına fırsat sağlamış oldu. 

Osmanlı’nın Orhan Bey zamanından itibaren Kentakuzenos’a yardım amacıyla Rumeli’ye geçerek yaptıkları ilk fetihler ve bu fetih yoluna bakıldığında hedef olarak İstanbul’un seçildiği görülür. Bu amaçla hareket eden Osmanlı fetihlerinin ilk ayağının, İstanbul güzergahı üzerinde bulunan Çorlu olduğu bilinmektedir. Fakat Osmanlıların ilk Rumeli fetih stratejisi, henüz İstanbul’u kuşatacak güçte olmadıkları için, İstanbul’un fethine engel olmak amacıyla Bizans’a batıdan gelebilecek yardımların önünü kesmek ve kendilerine yapılacak Hıristiyan saldırılarının önünü geçmek amacıyla Balkanların içlerine doğru ilerlemekti. Bu amaçla hareket eden Osmanlılar, daha sonraları fetih yolunu batıya Dimetoka, Edirne, Vardar, Gümülcine, Zağra hattına çevirdi. Daha sonraki fetihler ise 1363′te Filibe, 1372′de Köstendil, 1380′de İştip 1382′de Manastır ve Pirlepe 1385 yılında Ohri şehirleri alınarak devam etti. Bu güzergah üzerinde bulunan Edirne’nin fethedilip, başkent-merkez yapılmasıyla bu amaç uğrunda önemli bir adım atılmış oldu. Rumeli’de bir yerleşim yerinin başkent yapılmasıyla Osmanlının Rumeli’de bulunmasına meşru bir zemin bulunmaya çalışılırken diğer yandan da Rumeli’nin ele geçirilmesi ile ilgili kararlılık ortaya konmuş oldu. Nitekim bazı Türk tarihçilerinin bu görüşü destekler yönde fikir ileri sürdükleri görülür. Bu tarihçilerden birisi olan F. Emecen, Edirne’nin alınmasının Osmanlıları güçlendirdiği ve bu fethin Osmanlılar açısından Trakya’da bir dönüm noktası olduğu görüşünü ileri sürer. Yine yazar, Edirne alındıktan sonra bu şehrin üs olarak kullanılmakla Anadolu’dan başka Balkanlardan da Bizans’a bir cephe açıldığını kabul eder.

 

 

3 3 3