Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-25T17:36:25+02:00

Büyük Önder Atatürk, Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasının ardından, ülkemizde bir çok köklü değişikliklere imza atmıştır. Milletimizin geri kalmasında rol oynayan her türlü yapılanmaya son vermek için gece gündüz demeden çalışmış, hayalini kurduğu cumhuriyetin nihayet 29 Ekim 1923 yılında ilan edilmesini sağlamıştır. O, savaş yıllarından beri bağımsız ve modern bir devletin hayalini kurmuş, bu hayalini gerçekleştirmenin mutluluğunu her fırsatta milleti ile paylaşmıştır. Türk gençliğine duyduğu güveni; “Ey yükselen yeni nesil, gelecek sizindir. Cumhuriyeti biz kurduk; onu yükseltecek ve sürdürecek sizsiniz.” sözleriyle ifade eden Atatürk, daha modern ve teknolojide ilerlemiş bir Türkiye Cumhuriyeti hayal etmiş, Türk gençliğinden de bunu gerçekleştirmesini istemiştir. Türk gençliği de Ata’sının kendisine duyduğu güvenin farkında olarak, vatanı ve milleti için hiç durmadan çalışmakta, bilimin ışığından ayrılmadan, çağdaş uygarlık düzeyinin üzerine çıkmak yolunda durmadan ilerlemektedir.

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-25T17:39:51+02:00

EN BÜYÜK HAYALI DÜNYA TURUNA ÇIKMAKTI.

 

 

 

 

 

 

Milli Mücadele'yi Doğu'dan başlatarak Büyük Kongre'yi Erzurum'da toplayan ve Selanik'ten sonra ikinci vatandaşlık belgesiyle beratını yine Erzurum'dan alan Atatürk'ün, bu şehre olan bağlılığı ve yakınlığının, sonraki yıllarda da devam ettiği bildirildi. Gazi'nin rüyalarını, Erzurum'la ilgili olarak yıllar boyunca iki proje süslerken, bu projelerden ilki 1939'da, ikincisi de, 1957 yılında gerçek oldu.

M. Kemal Atatürk'ün, Doğu ile Batı arasında sosyal, ekonomik ve kültür alışverişine önemli katkı sunacağına inandığı demiryolu projesi, ölümünden bir yıl sonra gerçekleşirken, her fırsatta; "Erzurum'a mutlak surette yüksek bir eğitim kurumu kurulmalıdır" şeklinde dile getirdiği ikinci projesi de, Atatürk Üniversitesi'nin kurulmasıyla hayat buldu.

GAZİ'NİN ERZURUM DEMİRYOLU PROJESİ, ÖLÜMÜNDEN BİR YIL SONRA GERÇEKLEŞTİ

M. Kemal Atatürk, Milli Mücadele'yi başlattığı Erzurum'da, Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atarken, Selanik'ten sonra ikinci vatandaşlık belgesi ve hemşehrilik beratını da yine Erzurum'dan aldı. Milli Meclis'e Erzurum Milletvekili olarak seçilen Gazi, Dadaşlar'ın isteği üzerine parlamenter yaşamına da Erzurum'da başlamış oldu. Erzurum'a duyduğu muhabbeti ve yakınlığı her fırsatta dile getiren Atatürk, Dadaşlar diyarı için hayallerini hep iki projeyle süsledi. Erzurum'a ulaşımı sağlayacak olan demiryolunun yapılması, Gazi'nin üzerinde ısrarla durduğu iki projeden birisi olurken, bu rüyası ölümünden ancak bir yıl sonra gerçekleşebildi. Demiryolunun Erzurum'a ulaştırılması ve trenin ilk kez Aşkale'den Erzurum'a giriş yapması 1939 yılında mümkün olabildi. Aynı zamanda Aşkale'ye ilçe hüviyeti kazandırılması da, istasyon açılışının yapıldığı döneme denk geldi.

ERZURUM'UN EĞİTİM MERKEZİ OLMASI İÇİN MUTLAKA ADIM ATILMASINI DA YİNE GAZİ İSTEMİŞTİ

Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün; "Erzurum'a mutlak surette yüksek bir eğitim kurumu kurulmalıdır" görüşüyle üzerinde ısrarla durduğu ikinci rüyası ise, 1957 yılında gerçek oldu. Atatürk'ün bu isteğinden haberdar olan Cumhurbaşkanı Celal Bayar, dönemin hükümetine verdiği talimatla, Erzurum'da Atatürk Üniversitesi'nin kurulmasını sağladı.

Rüyalarının gerçekleştiğini dünya gözüyle göremeyen Atatürk'ün, Erzurum'a verdiği önem yıllar sonra anlaşılabildi. Erzurum'un, bölgenin hem eğitim, hem de bir ticaret merkezi olması yönündeki girişimler bugün bile sürdürülürken, bulunduğu stratejik konumu itibariyle de Erzurum, "Anadolu'nun Giriş Kapısı" olarak nitelendiriliyor.

ATATÜRK, MİLLETİYLE KUCAKLAŞMAK İÇİN ÇIKTIĞI YURT GEZİSİNİ ERZURUM İÇİN YARIDA BIRAKTI

Bu arada M. Kemal Atatürk'ün, 1919 yılından sonraki döneme rastlayan bir başka Erzurum ziyaretinin de, 1924 yılına rastladığı öğrenildi. Cumhuriyet'in ilan edilişinden bir yıl sonra Sonbahar'a doğru Cumhurbaşkanı olarak yurt gezisine çıkan Gazi, bu gezisini, 1924 yılında yine Erzurum'a özel bir nedenle yarıda bıraktı. 13 Eylül 1924 yılında meydana gelen deprem nedeniyle yönünü Erzurum'a çeviren Gazi Mustafa Kemal Atatürk, eşi Latife Hanım'la birlikte Dadaşlar diyarında 10 gün geçirdi. Gazi, Milli Mücadele yıllarında kendilerinden büyük güç aldığı Erzurumluların yardımına koşarak, hemşehrilerini bir an olsun yalnız bırakmadı. 1,5 ay gibi kısa bir sürede, depremden zarar gören aileler için afet evleri yapılmasını sağlayan Atatürk, milletine bağlılığını ve Erzurum'a olan vefa borcunu böylelikle ödemiş oldu.

 

 

0