Cevaplar

2013-01-28T12:43:04+02:00

LK TÜRK İSLAM DEVLETLERİNDE KÜLTÜR VE MEDENİYET

Türk – İslam kültür ve medeniyeti Selçuklular döneminde olgunlaşmıştır Selçuklular Türk devlet geleneğinin temel yapısını bozmadan İran ve İslam devlet yapısından faydalanarak Türk-İslam Devlet Teşkilatını kurmuşlardır Bu devlet teşkilatı Selçuklulardan sonra kurulan bütün Türk devletlerine örnek olmuştur a Devlet Yönetimi
İlk Türk – İslam devletlerinde İslâm’dan önceki Türk devletlerinde olduğu gibi ülke hükümdar ailesinin ortak malı kabul edilmiştir Bu nedenle sık sık taht kavgaları yaşanmış ve Türk-İslam devletlerinin ömürleri kısa olmuştur
Türk-İslam devletlerinde para bastırmak ve hutbe okutmak hükümdarlık ve bağımsızlık işareti olarak kabul edilmiştir Ülke hükümdar tarafından yönetilirdi Hükümdara devlet işlerinde yardımcı olmak üzere vezirler bulunurdu Önemli devlet işleri Divan’da görüşülerek karara bağlanırdı Divan’da alınan kararlarda son sözü söyleme hakkı hükümdara aittir Bu durum divan’ın bir danışma meclisi niteliğinde olduğunu ve devlet yönetiminin monarşi olduğunu gösterira Ülke Yönetimi
Türk-İslam devletlerinde ülke çeşitli bölge ve eyaletlere ayrılmıştır Bu yönetim birimlerinin başında merkezden atanan hanedan mensubu melikler, şehzadeler ve askeri valiler idareci olarak görev yapmıştır  Özellikle Büyük Selçuklular ve daha sonraki Türk-İslam devletlerinde merkezi yönetim gelişmiş ve merkezi otoriteye önem vermişlerdir Bundan dolayı Karahanlılar dışında diğer Türk-İslam devletlerinde ikili devlet teşkilatı görülmez b Hukuk: Devlet yönetiminde daha çok Türk Töresi uygulanırdı Fakat yapılan işlerin İslam Hukukuna uygun olmasına dikkat edilirdi Bundan dolayı devletlerin teokratik bir özelliğe sahip olduğu görülmektedir Hukuk sistemi İslam Hukukuna dayanıyordu Adalet işlerini kadılar yürütmektedir Gayrimüslimlere İslam Hukuku doğrudan uygulanmaz, kendi aralarındaki davalara kendi mahkemeleri bakardı Fakat gayrimüslimler devlet memuru ve asker yapılmamışlardır Türk-İslam devletlerinde ülke çeşitli bölge ve eyaletlere ayrılmıştır Bu yönetim birimlerinin başında merkezden atanan hanedan mensubu melikler, şehzadeler ve askeri valiler idareci olarak görev yapmıştır.

Özellikle Büyük Selçuklular ve daha sonraki Türk-İslam devletlerinde merkezi yönetim gelişmiş ve merkezi otoriteye önem vermişlerdir Bundan dolayı Karahanlılar dışında diğer Türk-İslam devletlerinde ikili devlet teşkilatı görülmez
d.Ordu
Karahanlılarda ordu tamamen Türklerden oluşturmuştur Gaznelilerde, ordunun büyük bir kısmını Türk askerlerle Gulam (köle) olarak alınıp yetiştirilen askerler oluşturmuştur Harzemşahlarda, ordunun esasını Tımarlı Sipahiler meydana getirmiştir Ayrıca kölelerden meydana gelen bir Hassa Ordusu da mevcuttu Selçuklu ordusu, dönemin en büyük ve en güçlü ordusudur.
1) Gulam-ı Saray: Küçük yaşta çeşitli milletlerden alınarak yetiştirilen maaşlı askerlerden oluşan ve sultana bağlı olan ordudur Osmanlılarda kapıkulu askerleri gibi
2) Hassa Ordusu: Türk boylarından seçilerek oluşturulan atlı birliklerdir Bunlara maaş yerine ikta verilirdi
3) Eyalet askerleri: Askeri valilerin, Meliklerin ve idarecilerin emrindeki özel birliklerle, sipahiyan olmak üzere ikiye ayrılır
4) Türkmenler: Sınır boylarında yaşayan Türkmenlerdir Görevleri sınırları korumaktır
5) Yardımcı kuvvetler: Selçuklu Devletine bağlı devletlerin, sultanın isteği üzerine savaş zamanında gönderdiği askeri kuvvetlerdir

Sosyal ve Ekonomik Hayat
Türklerin bir kısmı İslamiyet’ten önceki gibi göçebe hayata devam etmişler ve hayvancılıkla uğraşmışlardır Köylerde oturanlar tarım ve hayvancılıkla uğraşmışlardır Şehirlerde oturanlar ise ticaret ve zanaatla uğraşmışlardır.
Karahanlılar ve Selçuklular, tüccarların konaklaması için ticaret yolları üzerine han, hamam ve kervansaraylar yapmışlardır Tarım geliştirilmiş, bataklıklar kurutulmuş ve sulama kanalları yapılmıştır

 Yazı, Dil ve Edebiyat
Karahanlılarda resmi dil Türkçe’dir Bu dönemde Yusuf Has Hacib’in yazdığı Kutadgu Bilig, Kaşgarlı Mahmut’un yazdığı Divan-ı Lügat’it Türk ve Edip Ahmet Yükneki’nin yazdığı Atabetü’l-Hakayık önemli eserlerdir.
Gaznelilerde ve Selçuklularda yazışmalarda ve sarayda Farsça, bilimde ise Arapça kullanılmıştırHalk arasında konuşma dili Türkçeydi Gazneliler’in en önemli eseri Firdevsi’nin Şehnâmesi’dirSelçuklular’dan günümüze Nizam-ül Mülk’ün Siyasetnamesi, Ahmet Yesevi’nin Divan-ı Hikmet’i kalmıştır

 Bilim ve Sanat
Dünya tarihinde ilk defa burslu eğitim sistemi Karahanlılar döneminde uygulanmıştır Selçuklular döneminde çok sayıda medreseler yapılmış ve bilime daha çok önem verilmiştir.

Bu medreseler içinde Bağdat’taki Nizamiye Medresesi en ünlüsüdür Medreselerde Kur’an-ı Kerim, Tefsir, Hadis, Fıkıh, Siyer, Kelam gibi dini bilimlerin yanında Matematik, Astronomi, Tıp, Kimya, Coğrafya, Tarih, Felsefe ve Mantık gibi pozitif bilimler okutulurdu

Bu medreselerden yetişen birçok ünlü bilim adamı dünya kültür ve medeniyetinin gelişmesine katkıda bulunmuşlardır Bunlar tıpta İbn-i Sina, felsefe, matematik, fizik ve astronomi alanında Farabi, matematik, fizik ve coğrafyada El Biruni, kelam ve tefsir alanında Gazali, matematik ve felsefe alanında Harezmi, matematik, tıp ve tarih alanında Ömer Hayyam eserler vermişlerdir.

İlk Türk İslam devletleri medrese, kervansaray, kümbet, minyatür, cami, saray, kaleler yapmışlarHattatlık, oymacılık, kakmacılık, nakkaşlık, çinicilik alanında güzel eserler vermişlerdir

0
2013-01-28T12:44:39+02:00

Bir döneme adını veren siyaset ve devlet adamı. 1895 yılında Aydın'da doğdu. Annesi çevrenin en köklü ailelerinden olup Ali Rıza Paşa'nın kızıdır. Babası Ethem Bey ise Aydın'da Tahrirat Kâtipliği görevini yürüttükten sonra çiftçiliğe başlamıştı. Adnan Menderes, ailesinin tek çocuğu idi. İzmir ve Aydın'ın işgali sırasında Yunanlılara karşı kurulan direniş hareketlerine yedek subay olarak katıldı. Ege'nin en eski ailelerinden Evliyazâdelerin kızı ile evlendi ve üç oğulları oldu.

Politika hayatına 1930 yılında Fethi Okyar'ın kurduğu Serbest Fırka'ya girerek atılmıştı. Serbest Fırka'nın Ege çevresinde gördüğü büyük ilgi, Çakır Beyli çiftliğinin sahibi Adnan Bey'i de bu partinin saflarına çekmişti. Ancak ne var ki Serbest Fırka çok geçmeden kendisini feshetmişti.
Atatürk, bu partinin yarattığı büyük muhalefet cereyanının ana sebeplerini aramak için çıktığı Ege gezisi sırasında Aydın'a uğradığı zaman genç Adnan Menderes'i de tanımıştı. Atatürk, sorduğu sorulara gayet cesur ve mantıklı cevaplar veren bu gencin üzerinde özellikle durmuş ve çok geçmeden kendisine Cumhuriyet Halk Partisi'ne katılması teklif edilmişti. Halk Partisi'ne katılan Adnan Menderes, 1931 seçimlerinde aday gösterilmiş ve milletvekili olarak parlamentoya katılmıştı.

Adnan Menderes'in Meclis'e girdiği günden 1946 yılında Demokrat Parti'nin kuruluşuna kadar geçen uzun ve kesintisiz milletvekilliği hayatı, kendi deyimi ile "Kendi kendini yetiştirme devresi" oldu. Bu yıllar içinde bir yandan Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitirirken bir yandan da parti ve parlamento içinde Türk sporunun ana problemleriyle uğraştı. Eski bir sporcu idi. İzmir'de geçen eğitim devresi sırasında Karşıyaka takımında futbol ve basketbol sporlarıyla meşgul olmuştu. Kendi kuşağının hükümet koltuklarını paylaştıkları Saraçoğlu'nun Başbakanlığı devrinde, Toprak Kanunu gibi bazı hareketler Menderes'i Halk Partisi içinde muhalefet safına itmiş ve sesi duyulmaya başlamıştı. 
umarım doğrudur yanlışsa k.bakma özürdilerim :/ 

0