Cevaplar

2013-01-29T23:17:38+02:00

 Fakir ve susuz köyün bitişiğinde çok büyük bir bağ vardı, güzel mi güzel, içinden suyu akan, meyva ağaçlarıyla dolu bir bağ. Bağ o kadar büyük ve ağaçlıktı ki bir ucundan dürbünle baksan, öbür ucunu göremezdin. 
      Köy ağası birkaç yıl önce araziyi parselleyip köylülere satmış, ama bağı kendine ayırmıştı. Tabii köylülerin arazisi düz ve ağaçlık değildi. Su da yoktu üstelik. Vadinin ortasında bir düzlük vardı. İşte ağanın bağı orasıydı. Köylüler ağadan satın aldıkları tepelerdeki engebeli arazilerde ve vadideki yamaçlarda arpa, buğday ekiyorlardı. 
      Her neyse, geçelim bunları; belki de öykümüzle ilgisi yok. 
      Bağda iki şeftali ağacı yetişmişti. Biri daha küçük ve gençti. Bu iki ağacın yaprağı, çiçeği tıpatıp birbirine benzerdi. Her gören daha ilk bakışta ikisinin de aynı cins ağaç olduğunu anlardı. 
      Büyük ağaç aşılıydı. Her yıl iri iri, pembe pembe, güzel şeftaliler verirdi. Avuca zor sığan bu şeftalileri insan ısırıp yemeye kıyamazdı. 
      Bahçıvan büyük ağacı bir yabancı mühendisin aşıladığını, aşıyı da memleketinden getirdiğini söylerdi. Bu kadar çok para harcanan bir ağacın şeftalileri de elbette kıymetli olur. 
      Nazar değmesin diye birer tahtaya Kur'ân'dan "Ve in yekâd" âyeti yazılıp ağaçların gövdesine tutturmuşlardı. 
      Küçük şeftali ağacı hemen hemen her yıl bin çiçek açar ama bir şeftali bile vermezdi. Ya çiçeklerini döker, ya da şeftaliler olgunlaşmadan sararıp dökülürdü. Bahçıvan elinden geleni yapıyordu yapmasına ama küçük şeftali ağacında hiç değişiklik olmuyordu. Her yıl dallanıp budaklanıyor, yine de ilaç niyetine bir şeftali bile büyütmüyordu. 
      Küçük ağacı da aşılamak geldi bahçıvanın aklına; ama ağaç yine değişmedi. İnat ediyordu sanki. İyice bunalan bahçıvan bir hileyle ağacı korkutmak istedi. Gidip bir testere getirdi; karısına da seslendi. Küçük şeftali ağacının önünde testere bilemeye koyuldu. Testere bir güzel bilendikten sonra geri geri gitti; "Şimdi gelip seni kökünden keseceğim. Hele şeftalilerini dök de göreyüm bakayım!" der gibi ağacın üzerine yürüdü.
      Daha bahçıvan ağaca yaklaşmadan karısı elinden tuttu: 
      - Ölümü gör, n'olur hakim ol kendine. Sana söz veriyorum, önümüzdeki yıldan itibaren şeftalilerini dökmeyip büyütecek. Yine tembellik ederse o zaman ikimiz birden keser, odununu tandırda yakarız. 
    

  


devamıo linkte : http://anadolusanat.org/cocuk/behrengi3.html

1 5 1
  • Eodev Kullanıcısı
2013-01-29T23:26:15+02:00

Okumanızı istediğimiz kitaplardan biriside bu kitap.İsmi çocuksu gelebilir hatta hikayeye baktığınızda bu çocuk işi diyebilirsiniz ama bu kitap üniversitede sınavlar için okunması gereken 50 kitaptan biridir..Kısaca size hikayeyi özetleyeyim;

   Hikaye bir bahcivan ile 2 çocuk ve bir şeftali ağacı ile geçiyor..2 çocuk küçük yaşta kendilerinin hiç yemediği şeftalinin ağacını ekmek ve ilerde bundan meyve almaktı.Bu iki çocuk bir yerden şeftali çiğidi buluyorlar ve ekiyorlar.

   Bu çoçuklar ağaca öyle güzel bakıyorlar ki hergün suluyor gübre veriyorlar..Bir gün ağaç için yararlı olabilecek bir yılanı öldürüp gübre niyetine koymaktı..Bu 2 arkadaş yılan avlamaya gidiyorlar fakat çocuklardan birisini yılan sokuyor ve çocuk ölüyor..Tek kalan çocuk ağaçlarının yanına gidiyor ve ağlıyor bu durumdan ağaçta kötü oluyor ve bir daha meyve vermemeye yemin ediyor.O günden bu güne de daha şeftali vermiyor…

 

ALINTI
0