Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-01T12:06:58+02:00
Deterjan Tanımı ve Tarihçesi

Deterjan; seyreltik çözeltilerde temizleme özelliği bulunan yüzey aktif madde veya yüzey aktif maddeler karışımıdır. Toz, sıvı veya jel halinde bulunabilir. 
Deterjan terimi, zaman zaman tüm temizlik ürünlerinin tanımı için kullanılsa da kısaca sabun dışındaki sentetik temizleyiciler olarak tanımlanabilir. Deterjanın tarihçesi de sabun üretimi tarihçesinden belirli bir noktada ayrılmaktadır: Yüzyıllardır yağların nötralizasyonu ile elde edilen çeşitli sabun üretimlerinden sonra, sentetik deterjan, ilk kez Almanya’da Birinci Dünya Savaşı sırasında yağların farklı bir kullanımını uygulamak adına üretilmiştir. Bu deterjanların hepsi kısa zincirli alkil naftalin sulfonat tipidir, propil veya butil alkollerin naftalin ile birleştirilmesi ve akabinde sülfonasyonu ile üretilmiştir.

1950’lerin başında toz deterjanlara, CMC (Karboksi Metil Selüloz) ve STPP(Sodyum Tripolifosfat) gibi temizleme ve beyazlatma etkileri bulunan katkı maddeleri eklenmeye başlanmıştır. 1952 yılında bazı nehir ve evsel atık sularında köpüklenme görülmüş, deterjan aktif maddesi olarak kullanılan dallanmış Alkil Benzen’in sularda tam çözünemediği kanısına varılmıştır. Bunun üzerine biyolojik çözünürlüğü daha yüksek olan Lineer Alkil Benzen(LAB) kullanımı ön plana çıkmıştır. Tamamen çevresel faktörlerden ötürü kullanılmaya başlanan Lineer Alkil Benzen’den üretilmiş deterjanlar farklı alanlarda da iyi sonuçlar doğurmuştur: temizleme özelliği artmış, düşük viskoziteli pasta ve karışım elde edilmiştir. 1965 yılında Amerika Birleşik Devletleri’nde deterjan üretiminde tamamen LAB kullanılmaya başlanmıştır.

1960’lı yıllardan sonra temizlik malzemesi olarak toz ve sıvı deterjan kullanımı, sabunu geçmiştir. 1980’li yıllardan sonra ise daha az gelişmiş ülkelerde de deterjan kullanılmaya başlanmıştır. (1)

Deterjan üretim prosesindeki en önemli hammaddelerin başında Lineer Alkil Benzen Sülfonik Asit(LABSA veya HLAS) gelmektedir. LABSA, Lineer Alkil Benzen(LAB)’ın SO3 ile tepkimesi sonucunda(sülfonasyon) oluşmaktadır. Günümüzde sıvı, jel veya toz deterjan üretim proseslerinde LABSA ana yüzey aktif madde olarak kullanılmaktadır. LABSA’nın Kostik Soda (Sodyum Hidroksit, NaOH) ile nötralize edilmesi ve gerekli katkı maddelerinin (üretilen deterjanın kullanım alanı ve çeşidine bağlı olarak çeşitli konsantrasyonlarda STPP, optik beyazlatıcılar, fosfonatlar, enzimler ve esans) de katılmasıyla istenilen tür deterjan elde edilebilir. (2)

0
En İyi Cevap!
2013-02-01T12:07:19+02:00

Temizlik amacıyla kullanılan kimyasal maddelere deterjan adı verilir. Deterjan, petrol türevlerinden elde edilen, temizleme, arıtma özelliği bulunan, toz, sıvı veya krem durumunda olabilen kimyasal madde, arıtıcıdır. Deterjanın, kelime anlamı kir sökücü olup sabun dışındaki temizleyicilerin tümünü kapsar. Yüzey aktif özelliği nedeniyle temizleme işlerinde kullanılan, içinde yardımcı kimyasal maddeler de bulunduran karışımlara deterjan denilmektedir.
Gün­lük yaşamda çok yaygın olarak kullanılan sıvı ya da toz deterjanların üretimi günümüzde büyük bir sanayi dalı oluşturmaktadır. Başka bir temizlik maddesi olan sabunlarla deterjan­lar arasındaki başlıca fark, sabunların hayvan­sal ve bitkisel yağlar içermesi, deterjanların ise yağ yerine petrokimya ürünlerinden yapıl­masıdır. Deterjan üretimiyle ilgili ilk çalışmalar 1916'da gerçekleştirildi. II. Dünya Savaşı sırasında hayvansal ve bitkisel yağların kıtlığı deterjanların gelişmesini hızlandırdı. 1950' lerde alkilbenzeninden yapılan, temizleme gü­cü yüksek deterjanlar piyasaya çıktı.
Deterjan üretiminde uygulanan en yaygın yöntem alkilbenzeni sülfolamaktır. Bu yön­temde alkilbenzen ve sülfürik asit sülfolama soğutucusunda tepkimeye sokulur. Daha son­ra asit seyreltilir ve ayrılır. Meydana gelmiş olan alkilbenzen sülfonat, sudkostik (sod­yum hidroksit) çözeltisiyle nötrleştirilerek bir bulamaç elde edilir. Deterjana belirli özellik­ler kazandırmak için bu bulamaca çeşitli maddeler katılır. Suyu yumuşatmak için fosfatlar, toz deterjanın topaklaşmaması için sodyum sülfat ve sodyum silikat, kiri su içinde asıltı halinde tutmak için selüloz ve ayrıca köpüğü denetim altında tutacak maddeler ile renk vericilerin katıldığı bulamaç kurutma kulesinde sıcak havayla kurutulur. Koku ver­mek için parfüm, beyazlatıcı olarak da sod­yum perborat katılan toz daha sonra elekten geçirilir ve kutulara doldurulur. Sıvı deterjan­lar da buna benzer ama daha basit bir yöntemle üretilir.
Deterjanın temizleyici etkisinin bir nedeni suyun yüzey gerilimini azaltarak temizlenecek nesnenin içine suyun iyice girmesini sağlama­sıdır. Ayrıca, deterjan kir parçacıklarının ve yağların oldukları yerden çıkmasını kolaylaş­tırır ve onların yeniden çökmesini önler. Bir tür protein olan enzimleri içeren "biyolo­jik" deterjanlar, yağ ve katı kirlerden daha zor temizlenen ter ve kan lekelerini de temiz­leyebilir.
Deterjanlar sert sularda bile kolayca köpürür. Atık sulardaki deterjan köpükleri arıtma tesislerinde ayrıştırılamaz ve bu suların akıtıl­dığı akarsu ve denizlerde kirlenmeye neden olur. Bu nedenle günümüzde Türkiye ile birlikte dünyanın birçok ülkesinde "yumu­şak" deterjan denen kolay ayrışabilir deter­janların üretimine geçilmiştir. Bunlar bakteri­lerin etkinliğiyle bileşenlerine ayrılır ve doğal çevreyi daha az kirletir.


1 5 1