Cevaplar

2012-10-07T21:12:48+03:00

YER KÜRE VE YERALTI KAYNAKLARIMIZ

                  Üzerinde yaşadığımız Yerküre, etrafını saran bir gaz katmanı, yeryüzünün büyük bölümünü kaplayan bir su tabakası, yer kabuğu, mağma ve çekirdekten oluşmuştur.

                   Şimdi, bu katmanları tanıyalım:

                    HAVA KÜRE ( ATMOSFER )

                    Dünya'nın etrafını saran, Dünya ile birlikte ( yer çekiminden ötürü ) hareket eden gaz katmanı gaz katmanına havaküre ( Atmosfer ) adı verilir. Bu katman 800 - 1000 km kalınlığında kabul edilir.

                     Atmosfer, yeryüzünden başlayarak sıcaklık farkları ve değişik özelliklerine göre troposfer, stratosfer, şemosfer, iyonosfer ve eksosfer diye bölümlere ayrılır.

                       Troposfer:

                      Kalınlığı ortalama 6 km ile 16 km arasında değişir. Bu kalınlık kutuplarda 8 km, ekvatorda 16 km civarındadır. Troposferde yerden yukarı doğru çıkıldıkça her 1 km de sıcaklık 6,5 derece azalır. Buna göre troposferin en üstünde sıcaklık - 57 derece olur. Atmosfer olayları denilen, bulut oluşumu, yağmur, rüzgar gibi olaylar bu katmanda oluşur.

                       Troposferin 11 km'den sonrasında bulut, yağış vb. oluşmaz. Bu nedenle uçaklar, bu yüksekliğe çıkarak bulutların üzerinde hareket ederler. Buna, uçuş koridoru denir.

                        Canlılar troposferin en altında yaşar.

                        Stratosfer:

                        Yaklaşık 8 - 13 km kalınlığındadır. Bu katmanda hava olaylarından yalnızca rüzgar görülür. Sıcaklığı - 50 dereceden düşüktür.

                         Şemosfer:

                         Yaklaşık 55 -60 km kalınlığındadır. Bu katmanda gazların miktarı iyice azalmıştır ve hava hareketleri görülmez. Şemosferde bulunan ozon tabakası güneşten gelen mor ötesi ( ultraviyole ) ışınlarını tutar. Bu sayede dünyadaki canlılar, zararlı ışınlardan korunmuş olur.

                          Günümüzde çok miktarda kullanılan spreyler ( klorlu ve florlu hidrokarbonlar ) ozon tabakasının incelerek delinmesine yol açmıştır. Bunun sonucunda bazı cilt hastalıkları ve bitkilerde bozulmalar ortaya çıkmaktadır.

                            İyonosfer:

                           Yaklaşık 250 - 300 km yüksekliktedir. Bu kattaki gazlar iyonlara ayrılmış durumdadır. İyonosfer, radyo dalgalarını yansıttığı için yeryüzü haberleşmesinde büyük önem taşır.

                            Eksosfer ( Mezosfer ) :

                            Gerçek kalınlığı belli olmamakla beraber yeryüzünde 620 - 10.000 km yüksekliğe kadar uzanır. Bu katmanlarda gaz oranı iyice azalmıştır. Eksosferin bitiminden sonra yerçekimi sona erer.

                             Atmosferde Bulunan Gazlar:

                             Atmosferin yerden itibaren ilk 11 km'lik bölümünde çok az farklarla % 78 azot, % 21 oksijen, % 1 oranında su buharı, karbondioksit, ozon, soygazlar ( argon, neon gibi ) ve toz zerrecikleri vardır. Hava dediğimiz bu katmanlarda bulunan azot, oksijen ve karbondioksit canlılar için çok önemlidir. Oksijen solunumda, azot, azot bağlayıcı bakteriler yardımı ile çeşitli bileşiklere dönüştürülerek canlının temel yapıtaşı olan protein yapımında, bitkiler tarafından kullanılır.

                              Karbondioksit, hepinizin bildiği gibi yeşil bitkilerin fotosentezinde kullanılarak organik bileşikler oluşturur. Bu katmanda gerçekleşen yağmur, bulut, kar, dolu gibi olaylar su buharıyla oluşur. Yağışlar yeryüzü ve yer altı sularını oluşturur.

                               Atmosferde oksijen, azot, karbondioksit ve su buharı gibi yararlı gazların yanı sıra zararlı gazlar da bulunur. Bu gazlar sanayi tesislerinin bacalarından, ekzoslardan, apartman bacalarından çıkan yani insan eli ile oluşturulan zehirli gazlar ile karbon monoksit, kükürtdioksit, hidrojen sülfürdür.

                                 SU KÜRE ( HİDROSFER )

                                 Bütün canlılar için su vazgeçilmez bir maddedir. Yerkürede bulunan denizler, göller, akarsular ve yer altı sularının oluşturduğu katmandır. Yeryüzünün 3/4'ü sularla kaplıdır. Dünya yüzeyi düzeltilip bütün sular dünyayı kaplayacak olsa 2 km derinliğinde bir su tabakası oluşur. Kutuplarda buzul halinde donmuş büyük su kütleleri bulunmaktadır.

                                 Dünyadaki suların kütleleri belli bir dolanımla sabit kalmaktadır. Su en çok okyanus ve denizlerde depolanmıştır. Bu sular tuzludur. Sulardaki tuzluluk oranının farklı olması, deniz akıntılarının nedenlerindendir. Okyanuslarda da daha çok sıcaklık farkı ve sürekli rüzgarlar etkilidir. Okyanus akıntılarının en önemlisi golffstream( golfistrim ) adı verilen sıcak su akıntısıdır. Bu akıntı, Meksika Körfezi'nden çıkıp İskandinavya ve Kuzey Avrupa ülkelerine kadar devam eder ve buraların iklimlerini yumuşatır, bol yağış almalarını sağlar. Ülkemiz denizlerinde tuzluluk farklarından doğan akıntılar vardır. Bu akıntılar iklime etkili değildir. Ülkemizde en tuzlu deniz Akdeniz, en az tuzlu deniz ise Karadeniz'dir. Ege'den Marmara denizine doğru tuzluluk oranı azalır.

0