Cevaplar

2013-02-05T17:13:04+02:00

Sakarya Meydan Muharebesi 
14 Ağustos 1921 tarihinde Yunanlılar ilerlemeye başladı. 22 Ağustos’ta Türk birlikleriyle çatışma oldu. Muharebe 100km’lik bir cephe içerisinde yapıldı. Mustafa Kemal’in bildirisinde şu sözler vardı:’’Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.’’ Bu taktik dünya savaş tarihinde büyük bir yenilik yapmış, alışıla gelen çizgiye bağlı cephe kuramı bir yana bırakılmıştır.

19 Eylül 1921’de TBMM, Mustafa Kemal Paşa’ya mareşallik(müşir) ve gazi unvanı verdi. Bu savaşta Mustafa Kemal attan düşerek yaralanmıştır.

Sakarya Meydan Muharebesi’nin Sonuçları Nelerdir?
1)Mustafa Kemal’e mareşallik ve gazilik unvanı verildi.
2)Yunanlılar savunmaya, Türkler taarruza geçtiler.
3)Sakarya Meydan Muharebesi 1683 II. Viyana yenilgiyle başlayan çekilmenin son noktası özelliğindedir.
4)Bu zafer bir çok devletin Türkiye’ye bakışını değiştirmiş, artık tereddütleri kalmamıştır.
5)Zaferden sonra Rusya ile Kars, Fransa ile Ankara Antlaşması yapıldı.
6)ABD politikasından vazgeçmiş ve Ermeniler yalnız kalmıştır.
7)II. İnönü zaferi’nin ardından çekilmeye başlayan İtalya tamamen çekilmiştir.
8)İngiltere yalnız kalınca Sevr’i yeniden görüşmek için konferans teklif eder.
9)Yunanlıların Anadolu’daki megalo idea düşüncesi biter. 

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-05T17:13:20+02:00

TBMM Ordusu, Kütahya-Eskişehir Muharebelerindeki yenilgisinden sonra cephe kritik bir duruma düşmüştü. Cepheye gelerek durumu yerinde gören ve komutayı eline alan TBMM Başkanı ve Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ile İcra Vekilleri Heyeti Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesibirliklerinin Yunan ordusuyla arada büyük bir mesafe bırakılarak Sakarya Nehri'nin doğusu'na çekilmesine ve savunmayı bu hatta devam ettirmesine karar verdiler.

Mustafa Kemal Paşa, "Hatt-ı müdafaa yoktur; sath-ı müdafaa vardır. O satıh bütün vatandır.Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz." emrini vererek muharebeyi geniş bir alana yaydı. Böylece Yunan kuvvetleri de karargâhlarından uzaklaşıp bölünmüş olacaktı.

TBMM, 3 Ağustos 1921'de Genelkurmay Başkanı Mirliva İsmet Paşa'yı azlederek, aynı zamanda Başvekil ve Milli Müdafaa Vekili de olan Fevzi Paşa'yı bu makama da atadı.

22 Temmuz 1921'de Sakarya Nehri Doğusu'na çekilmeye başlayan TBMM ordusu, güneyden kuzeye 5'nci Süvari Kolordusu (Çal Dağı güneyinde), 12 nci, l nci, 2 nci, 3 ncü, 4 ncü Gruplar ve Mürettep Kolordu l nci hatta olacak şekilde tertiplendi.

14 Ağustos'ta ileri harekata geçen Yunan ordusu ise, 23 Ağustos'tan itibaren 3'ncü Kolordusu ile Sakarya Nehri doğusundaki TBMM Kuvvetlerini tespit, l'nci Kolordusu ile Haymana istikametinde, 2 nci Kolordusu ile Mangal Dağı güneydoğusunda kuşatıcı taarruza başladı. Fakat bu taarruzlarında başarısız oldular.

Kuşatma taarruzunda başarı sağlayamayan Yunan kuvvetleri, siklet merkezini ortaya kaydırarak savunma mevzilerini Haymana istikametinde yarmak istedi. 9 Eylül'e kadar süren yarma teşebbüsünde de başarılı olamayınca, bulunduğu hatlarda kalarak savunmaya karar verdi.

TBMM Ordusu'nun 10 Eylül'de başlattığı genel karşı taarruzla buna da mani olundu. Bu durumda Yunan ordusu için geri çekilmekten başka hal tarzı kalmıyordu. 13 Eylül'e kadar Sakarya Nehri'nin doğusunda tek Yunan askeri kalmadı. Sakarya'dan çekilen Yunan ordusu, Eskişehir-Afyon'un doğusu hattına kadar çekilerek, bu bölgede savunma için tertiplenmeye başladı.

Çekilen Yunan Ordusunu takip amacıyla harekata 13 Eylül 1921 itibariyle süvari tümenleri ve bazı piyade tümenleri ile devam edildi. Yine 13 Eylül 1921'de Grup Komutanlıkları lağvedilerek Batı Cephesine Bağlı 1.,2.,3.,4.,5. Kolordular ve Kolordu seviyesinde Kocaeli Grup Komutanlığı kuruldu.

Savaş, 22 gün ve gece sürmüş, 100 km uzunluğunda bir alanda cereyan etmiştir. Yunanlılar Ankara'nın 50 km kadar yakınından geri çekilmişlerdir.

Yunan ordusu geri çekilirken Türklerin kullanabileceği hiçbir şey bırakmamak için özen göstermiştir. Demiryollarını ve köprüleri havaya uçurmuştur ve birçok köyüyakmıştır.[12]

Muharebe sonrası [değiştir]

Sakarya Meydan Muharebesi sonunda Türk ordusunun zayiatı; 5713 şehit, 18.480 yaralı, 828 esir ve 14.268 kayıp olmak üzere toplam 39.289'dur. Yunan ordusunun zayiatı ise; 3758 ölü, 18.955 yaralı, 354 kayıp olmak üzere toplam 23.007'dir. Sakarya Meydan Muharebesinde çok fazla subay kaybı olduğu için bu Muharebeye “Subay Muharebesi” adı da verilmiştir. Mustafa Kemal Atatürk bu muharebe için "Sakarya Melhame-i Kübrası" yani kan gölü, kan deryası demiştir.[13]

Yunanlılar için geri çekilmek haricinde başka bir seçenek kalmamıştır. Geri çekilirken Türk sivil halkına karşı yaptığı tecavüzler, kundaklamalar ve yağmacılık sonucunda bir milyon üzerinde sivil Türk evsiz ve barksız kalmıştır.[14]

Mustafa Kemal Atatürk ünlü "Hattı Müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. Bu satıh bütün vatandır.Vatanın her karış toprağı vatandaş kanıyla sulanmadıkça vatan terk olunamaz." sözünü bu savaşa atfen TBMM'de söylemiştir. Savaşın ardından Albay Fahrettin Altay, Albay Kazım Fikri Özalp, Albay Mehmet Selahattin Adil ve Albay Mehmet Rüştü Sakarya, Mirliva (Tuğgeneral)liğe terfi etmişlerdir. Mustafa Kemal'e ise TBMM tarafından mareşallik rütbesi ve gazi ünvanı verilmiştir.

Sakarya Savaşı,Türk Tarihi'nde bir dönüm noktasıdır.

Sakarya Savaşı'nın kazanılmasıyla,Türk Milleti'nin genel savaşın kazanılacağına olan inancı yerine gelmiştir. İstanbul'da,tüm camilerde Sakarya Şehitlerine mevlütler okunmuştur. O ana kadar, Ankara'ya mesafeli duran İstanbul Basını'nda dahi bir sevinç duygusu oluşmuştur. Uluslararası toplumun (özellikle İngiltere'nin) TBMM güçlerine bakışı değişmiş ve Yunanistan, arkasındaki İngiltere desteğini kaybetmiştir.
0