Cevaplar

2013-02-06T11:37:40+02:00

Evinin bir odasında nakışçılıkla iş hayatına atılan Sumru Baydemir, kocasından habersiz makine aldı, nakış ve konfeksiyon atölyesi kurdu. Çinli ve Koreli makinecilere tasarladığı makineleri ve kumaşları ürettirdi. Şimdi ev tekstilinde, Selçuklu ve Osmanlı desenli yastık, yatak ve masa örtülerini, İngiltere, Rusya ve BAE’ne pazarlıyor. TÜRK kadınının girişmicilik ruhunun neler yapabileceğini Yenibosnalı Sumru Baydemir kanıtladı. Kocası ücretli çalışırken aile bükçesine katkı olsun diye evnin bir odasında nakış işi yapmaya başlayan Sumru Baydemir, 1989’da gezmek için gittiği bir makine fuarında ’aşık olduğu’ 180 bin dolarlık nakış makinesini ayda 15 bin dolar taksitle kocasından gizleyerek aldı ve Merter’in tekstil ve konfeksiyonda zirvede olduğu dönemlerde işini büyütmeyi başardı. Nakışla birlikte konfeksiyon da yapmaya başlayan Sumru Baydemir, bir süre sonra fuarlara katılmaya, kişisel olarak da makine araştırmaya başladı. Kore’de kendi tasarımı makineler, Çin’de ise Osmanlı ipeğini yeniden ürettirdi. 2004’ten itibaren yoluna makine distribütörü ve ev tekstilinde ’butik marka’ olarak devam eden Baydemir’in geçen yıl ki cirosu 2 milyon YTL’ye yaklaştı. EVDE BAŞLADIM MAHALLEYE TAŞTIM: Sumru Baydemir şöyle başlıyor anlatmaya: "Başlangıçta ticari bir zihniyetim yoktu. 27 sene önce evin bir odasında nakış yaparak başladım. Eşim maaşla çalışıyordu ve eve katkım olsun istedim. Ancak nakışlarım çok tuttu ve önemli markalara nakış işi yaparak 1980’lerin sonunda mahallede küçük bir atölye tuttum. Firmalardan iş alıyordum, hem kendim yapıyordum hem de çevremdeki kadınlara yaptırıyordum. Nakış sektörü o zamanlar sanayi değildi. İyi para kazanmaya da başladım. Fabrika içinden bir ustabaşı iş veriyordu, yapıyorduk.

17 3 17