Cevaplar

2013-02-06T19:25:14+02:00

Bu zamanın Türkçe’de net bir karşılığı yoktur. Present Perfect Continuous Tense te kurulmuş cümleleri dilimize çevirirken bazen geçmiş zaman bazen şimdiki zaman kullanırız.

Bu zamanla bir süredir yapılmakta olan veya yeni bitmiş işleri anlatırız.

I have been studying physics for two hours =İki saattir ders çalışıyorum.

The ground is wet because it has been raining =Yerler ıslak çünkü yağmur yağdı (ve yağması daha yeni bitti- ya da hala sürüyor.)

 

Burada dikkat edilmesi gereken şudur: bu bir continuous (=devam eden) zamandır ve bu sebeple esasen devam eden işleri anlatırız. Daha önceki konumuz olan present perfect ise esasen bitmiş işleri anlatır.

 

Evet, bu bir continuous zamandır ama şimdiki zamanla (present continuous) ile karıştırılmamalıdır.

I am studying physics. =(şu anda) ders çalışıyorum. Şimdiki zamanda kurulmuş olan bu cümle bize sadece şu anı gösterir. Olayın geçmişine dair hiçbir şey söylemez.

I have been studying physics for two hours =İki saattir ders çalışıyorum. Bu cümle ise hem şu an işin devam ettiğini hem de ne zaman başladığını söyler bize. Yani hem şimdiyi hem geçmişi gösterir.  
0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-06T19:48:17+02:00

Türkçe'de karşıtı bulunmayan bu zamanın anlaşılması yeni başlayanlar için biraz güçtür. Önemli olan Türkçe karşılığından çok bu zamanın kullanıldığı yerleri iyi bilmektir. Bu zaman iki öğeden meydana gelir. Brincisi 'have' yardımcı fiilidir. İkincisi ise fiilin üçüncü şeklidir. Düzensiz Fiilleri görmek için tıklayın. Present Perfect Tense geçmiş ile şu an arasındaki bağlantıyı göstermek için kullanılır. Eylem daha önce başlamıştır ama belirsizdir ve eylemin kendisinden çok sonucu önemlidir. Bu tense şu hallerde kullanılır;

 

1. Geçmişte başlamış ve şu anda devam eden eylemler.

2. Bir süredir devam eden ve tamamlanmamış eylemler.

3. Geçmişte belirsiz bir zaman diliminde yapılan eylemler.

4. Yakın geçmişte tamamlanmış eylemler.

5. Zamanı belirsiz ya da önemsiz olan eylemler.

Olumlu Şekli

(Subject + have/has + verb 3)

I have read the book.

She has watched Tv.

Olumsuz Şekli

(Subject + have not/has not+ verb 3)

You haven't played tennis.

He hasn't drunk the water.

Soru Şekli

(Have/ Has+ Subject + Verb 3)

Have you gone to London?

Has she studied English?

Olumsuz Soru Şekli

(have not/has not + subject + verb 3)

Haven't we played basketball?

Hasn't he watched film?

0