Soru

songulb kullanıcısının avatarı

doğru bilginin imkansızlığını savunanlar

gönderen Songulb

Daha fazla açıklamaya mı ihtiyacın var? Sor!

Bu soruyu Songulb kullanıcısına sor...

Cevaplar

Cevaplar

2
brnoğzmstfa kullanıcısının avatarı
Brnoğzmstfa cevapladı

Dogru bilginin olamayacagini, her seye süphe ile bakmak gerektigini savunan filozoflara "septik" (süpheci), bu düsünce akimina da "septisizm" (süphecilik) denir. 

Septisizm bir felsefe görüsü olarak ortaya çikmadan önce bu görüse zemin hazirlayan filozoflar olmustur. Bu ilkçag filozoflari Parmenides, Eleali Zenon ve Demokritos'dur. 

Parmenides duyum bilgisinin insani yanilttigini ve güvenilir olmadigini belirtmistir. 

Parmenides'in ögrencisi Eleali Zenon'a göre çokluk ve hareket yoktur. Bu durumlar birer yanilgidir. Zenon bu iddiasini iki örnekle kanitlamaya çalismistir. (Ünlü kahraman Asil ile bir kaplumbaganin Yarisi ve yayla firlatilan bir okun hareket etmiyor olmasi) 

Demokritos da süpheciligin hazirlayicisi bir filozofdur. Demokritos varligin özünü atomlarin olusturdugunu, bu çok küçük parçaciklarin duyumlanmasinin mümkün olamiyacagini, dolayisiyla duyumun yaniltici ve yetersiz oldugunu öne sürmüstür. 

Dogru bilginin olamayacagini öne süren ikinci grup filozoflar ise "Sofist"lerdir. Sofistler (M.Ö. 450 dolaylarinda) Atina'da yasamis, güzel konusma sanatini ögreten kisilerdir. Ilk demokrasinin yasandigi Atinada söz söyleme sanati büyük deger kazanmisti. Iste, Sofistler bu isi ögreten filozoflardir. 

Sofistler bilginin degeri konusunda "Gerçek bilgi yoktur" tezini savunmuslardir. Herse herkese göre degismektedir. Algi bilgisi kisiye görelik tasir. Oysa gerçek tek olmali ve herkes gerçegin üstünde birleebilmelidir. Bir sey birden çok gerçeklige dönüsürse, o gerçek olamaz. 

Ünlü sofist filozoflar Protagoras ve Gorgias'dir. 

Sofistler süpheci anlayislarini bir felsefe sistemine dönüstürememisler, yöntemsiz sistemsiz olarak süpheciligi islemislerdir. 

Sofistlerden etkilenerek süpheciligi sistemli bir felsefe görüsü haline getiren filozoflar Pyron ve Timon olmustur. Diger önemli septik filozoflar Arkesilaos, Karneades, Sektus Empirikus'dur. 

Bütün bu septik filozoflar dogru bilginin, güvenilir gerçegin olamiyacagini, bilgi üzerine yargida bulunulamiyacagini, bilginin kisiden kisiye göre degistiginden göreceli oldugunu kanitlamaya çalismislardir. 

SOFIZM


Sofistler, herkesin üzerinde birlesebilecegi bir bilginin olamayacagini savunurlar."Gezgin ögretmenler" olarak da bilinen sofistlere göre Hakikatler ve degerler toplumlara ve hatta insanlara göre degisebilir.Çünkü bilgi olarak yalnizca duyu algilarindan olusmus zan(sani)lar vardir.Bunlar da insandan insana degisir.Dolayisiyla herkesin kabul edebilecegi genel-geçer bilgi olamaz. 
NOT:Kisiden kisiye degisen bilgilere göreli bilgi;Bilginin kisiden kisiye degistigini savunan düsüncelere de görecilik (relativizm) denir. 
Sofistlerin en ünlüsü Protagoras’tir.O’na göre Insan her seyin ölçüsüdür. 
Diger bir sofist Gorgias’tir.O’na göre gerçek yoktur,olsaydi bilinemezdi,bilinseydi bile baskasina bildirilemezdi. 



SEPTISIZM


(Duyularimiz bizi yaniltir,gerçegi bilmek mümkün degildir,yapilacak sey yargidan kaçinmaktir) Septisizm Sofizm’in sistemlestirilmis seklidir.Septisizm akiminin önde gelen isimleri Pyrron,Timon,Arkesilaos ve Karneadestir. Septisizm,insan zihninin kesin bilgiye ulasamayacagini,gerçegin özünü bilemeyecegini bu bakimdan herhangi bir konuda (ana varlik,ruh,tanri gibi konularda) olumlu ya da olumsuz yargida bulunmanin yersiz oldugunu ileri süren bir ögretidir. 
Septikler gerçegi bütünüyle inkar etmez,sadece kesin yargidan kaçinirlar. 
Septiklerin süphesi Descartes’in süphesinden farklidir.Septiklerde süphe amaç,Descartes’ta araçtir.Descartes süpheyi bir yöntem olarak kullanmistir.Descartes açik ve seçik olmayan hiçbir seyi dogru olarak kabul etmez.Descartes;önce tanri da dahil her seyden süphe etmistir.Bu süphesi kesinlik ifade eden bir esasa ulasincaya kadar devam etmistir.Bu esas O’na göre,DÜSÜNMEKTIR.Sadece düsündügünden süphe edemez olmustur.Böylece COGITO ERGO SUM "düsünüyorum öyleyse varim" formülüne ulasmistir.Bu formülü bulunca varligin ancak tanridan gelebilecegini düsünmüstür."Tanri da mükemmel olduguna göre aldanmaz ve aldatmazdir.Öyleyse O’nun bilgisi kesindir." Diyerek dogru bilginin temeline tanrinin yanilmazligini almistir. 
O’na göre artik "Tanrinin bildirdikleri ve kendisinin düsünebildigi hakikatinin disinda her seyden süphe etmelidir. Ta ki açik seçik bilgiye ulasincaya kadar. 
Bu süphecilige Bilimsel süphecilik de denir Bunda ilkçag septisizminin (dogmatizme karsi insan zihnini uyardigi için) etkisi büyüktür. 
Septisizm bilimin ve teknolojinin olaganüstü basarilari sonunda varligini sürdürememistir.Çünkü "dogru bilgi mümkün müdür?" diye bir soru kalmamistir

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (16)
  • oy ver Seviye: 4, Oylar: 11

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...
püşper kullanıcısının avatarı
Püşper cevapladı

 Septisizm(Şüphecilik): Doğru bilginin mümkün olmadığını yada elde edilen bilginin doğru olup olmadığından kuşku duyulması gerektiğini savunan yaklaşımlara verilen genel addır.

  • Yorumlar
  • Şikayetim var!
  • Teşekkürler (6)
  • oy ver

Yorumlar

Bu cevap için yorumunu buraya yaz...