Cevaplar

2013-02-07T17:58:32+02:00

sevdiğine kaçan kızları sopalamaktır :D

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-07T18:03:01+02:00


Türklerin teşkilatçı olmaları çok devlet kurmalarına sebep olmuştur. Bağımsızlık duygusu gelişmiştir. Toplumun siyasi teşkilatlanmasının en üst basamağı il (devlet) olmuştur. Ülke sınırlarını koruyan ve halkı belli kurallara göre yöneten siyasi kuruluşa devlet denmiştir. Başında hakan bulunur. İslamiyet öncesi Türk toplumlarında devlet dört ana unsurdan meydana gelmekteydi. Bunlar; halk, ülke, bağımsızlık ve siyasi örgütlenmedir


Not: Egemenlik anlayışı kut inancını taşımasına rağmen dinsel bir özelliği yoktu. (Tanrı-Kral anlayışı görülmez) Ancak Kut anlayışı halkın hükümdara olan mutlak bağlılığını arttırmıştır.

* Egemenlik Anlayışı (Veraset Anlayışı): Türk devletlerinin en zayıf yönü tahta geçme konusunun belli kurala bağlanmamış olmasıdır. Töreye göre hükümdar öldüğünde oğullarının hepsi tahta geçme hakkına sahiptir. Bu durum taht kavgalarına sebep olmuştur. Turfan Uygurlarında tahta geçme hukukunun yazılı belgeler ve senetlere dayandırıldığı bilinmektedir. Tahta geçme baş hatunun çocuklarının hakkıdır. Bayanların ve bayan tarafından olan akrabaların hükümdar olma hakkı yoktu. Türk kağanlarında siyasi amaçla başka ülke prensesleriyle evlenme de olmuştur. Çocuklar küçükse, amcaları tahta geçer. Zaman zaman kurultay seçmiştir. Bazen yaşı en büyük ve bilgili olan tahta geçmiştir.( Ekberiyet Sistemi ). En çok karşılaşılan durum hanedan üyelerinin mücadelesi olmuştur.

* Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi: Kağan kut anlayışına bağlı olarak, dünyayı hakimiyeti altına alarak, insanları adaletle ve barış içinde yaşatmalıdır. Bu ülküye “Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi” denilir.

* Siyasi Örgütlenme: İslam Öncesi Türk devletlerinde siyasi örgütlenmenin en üst basamağını devlet oluştururdu. Devlete "İl veya el" denirdi. Devlet boyların bir bayrak altında toplanması ile oluşan federal (federatif) bir yapıya sahipti.

Türklerde devleti daha iyi idare edebilmek için ülke iki bölüme (sağ-sol, doğu-batı, kuzey-güney, iç-dış, ak-kara) ayrılmıştır (Çifte hükümdarlık sistem, ikili teşkilat federatif yönetim). Bu durum egemenlik anlayışının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştır. Hükümdar merkezde veya doğuda bulunurdu.Yöneticiler, doğuda ki hükümdarın egemenliği altında Töre hükümlerini uygulayarak devleti yönetirlerdi. Doğu batıya göre üstündür. Güneşin doğduğu yer olduğu için. Hakan doğuda oturur, batıyı yabgu unvanıyla kardeşi yönetir. Yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerde büyük hakana bağlıdır. İlk Türk devletlerinde yabgu iç işlerinde serbest, dış işlerinde doğudaki hakana bağlıydı. Buda ülkenin federal bir yapıya sahip olduğunu gösterir. Türklerde ilk devlet teşkilatı Mete Han tarafından kurulmuştur.
İkili teşkilatlanmanın açık olarak görüldüğü dönemler aşağıda verilmiştir.

Bumin Kağan – İstemi Yabgu (I. Göktürk)

Bilge Kağan – Kül Tegin (II. Göktürk)

Tuğrul Bey – Çağrı Bey (B. Selçuklu)

* Hükümdar: Eski Türk devlet geleneğinde Kut-almış kişi hükümdar olurdu. Bunun yanında hükümdarlar çeşitli unvanlar kullanmışlardır. Bunlar: han, kağan, hakan, şanyü, idi-kut, yabgu, il-teber, idikut, erkin, tanhu ve tanrı-kut’tur. Kağan resmi törenlerle tahta çıkar.

Hükümdarlığın kaynağı ilahidir. Kutlu hanedan soyundan olanlar hükümdar olabilir. Göktanrı yetkiyi verir, buna kut denir. Kan yoluyla babadan oğla geçer. 

Hükümdar olan kişinin aynı zamanda bazı alametler (semboller) bulundurması gerekmekteydi. Bunlar: otag (hakan çadırı), örgin (taht), tuğ (sancak), kotuz (sorguç), nevbet (davul), yay ve kale-saray’dır. (orta çağda görülür) Hükümdarın oturduğu başkente Ordu adı verilmiştir.

Hükümdarlar "otağ" denilen büyük çadırlarda otururlardı. Hakan çadırı kubbelidir, kapısı doğuya açılır. Rengi ve şekliyle sahiplerinin konumunu belirtir.Yerleşik hayatla beraber saraylarda ikamet etmeye başladılar (Uygurlar döneminde).

Hükümdarları yılın belli günlerinde toplumsal kaynaşmayı ve yardımlaşmayı sağlamak amacıyla Toy denilen meclisi toplardı. Bu meclise devletin ileri gelenleri (devlet adamları) ve halk (kün) katılırdı.

Hükümdar alp ( cesur ve kahraman ), bilge ( akıllı ), adil ve erdemli olması gerekir.
Görevi orduya komuta etmek, töre hükümlerini uygulamak, toy düzenlemek, ülkede birliği, dirliği, adaleti sağlamak, dağınık Türk boylarını toplayarak, halkı korumak, doyurmak ve giydirmektir. Hükümdar 'töre' adı verilen geleneklere dayalı yazısız hukuk: kurallarına uymak koşulu ile ülkeyi yönetebilirdi


* Töre: Ülke töre ( türe )’ye göre yönetilir. Devlet ve topum yaşamını düzenleyen kurallardır.






1 1 1