Cevaplar

2013-02-07T20:00:10+02:00

(-) I, you, we, you, they + haven't verb3 he, she, it + hasn't verb3
Örenk verirsem;
 I haven't been to Paris. Ben Paris'de bulunmadım.

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-07T20:00:36+02:00

Present perfect tense, ingilizce belirsiz geçmiş zamanı anlatan tensdir. Present perfect tense in yeri çok önemlidir. Nerde kullanılacağı, yine geçmiş zamanı anlatan simple past tense ile karıştırılmamalıdır. Aşağıda bu konuda geniş açıklama bulacaksınız.

 

Present perfect tense konu anlatımı  

Present perfect tense bir işin geçmişte herhangi bir belirsiz zamanda yapıldığını ifade eder. 

Geçmişte belirli zamanları ifade eden "dün, Salı günü, geçen sene" gibi zarflar, Present perfect tense ile sadece since ve before (-den beri) ile kullanılır.  
Eğer işin yapılma tarihi belirtiliyorsa Present perfect tense kullanılmaz, yerine Simple past tense kullanılır. 


Bu iki tense, türkçeye geçmiş zaman olarak çevrilir. Aslında aralarında fark vardır. Bu farkı tam olarak anlayabilmek için, Simple past tense 
ve present perfect tense karşılaştırması linkimizi tıklayabilirsiniz.

Present perfect tense türkçede en doğru şekilde, belirsiz geçmiş zaman olarak ifade edilebilir.

Present perfect tense örnekler

 

I have cooked a cake, it's not the first time.
Ben kek pişirdim, bu ilk değil. 

I have cooked cake before.
Ben daha önce kek pişirdim.  

Present perfect tense ile olumlu cümleler 

 
* özne+have/has yardımcı fiili+fiilin 3. şekli+tümleç ile oluşturulur.  
    

 Özne

 Yardımcı Fiil

 Fiilin 3 şekli

 Tümleç

 I

 have

studied

 English.

 You

 He/She/It

 has

 We

 have

 You

 They





 

Ben İngilizce çalıştım. 
Sen İngilizce çalıştın. 
O İngilizce çalıştı. 


Biz ingilizce çalıştık. 
Siz İngilizce çalıştınız. 
Onlar İngilizce çalıştılar. 

Present perfect tense örnek cümleler

 

 


I have been in New York.
New York'ta bulundum. 
 

You have listened to Britney Spears in the concert. 
Sen Konserde Britney Spears’i dinledin.  

I have seen that movie.
Ben o filmi gördüm. 

He has paid his income tax.
O gelir vergisini ödedi.

They have explained the Big Bang Theory. 
Onlar Büyük Patlama teorisini açıkladılar.


Present perfect tense ile zaman zarfı   

 
*zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir.  

I have done that joke before.
Ben o şakayı önceden yaptım. 

We have already learnt the news. 
Haberleri çoktan öğrendik. 

I have never seen a ghost. 
Ben asla bir hayalet görmedim. 

 

The director hasn't come yet. 
Müdür henüz gelmedi.

We have just met the Japanese businessman.
Japon işadamıyla daha şimdi buluştuk.  

The dog hasn't eaten his meal since yesterday. 
Köpek dünden beri yemeğini yemedi.  

I have been on holiday for 2 days. 
İki günden beri tatildeydim.

Present perfect tense ile olumsuz cümleler

to have yardımcı fiililin olumsuzu kullanılarak kurulur. 

 Özne

 Yüklem

 Yardımcı fiil

 Fiilin 3. şekli

 I

 haven't (have not)

 swum.

 You

 He/She/It

 hasn't (has not)

 We

 haven't (have not)

 You

 They

 

Ben yüzmedim. 
Sen yüzmedin. 
O yüzmedi. 


Biz yüzmedik. 
Siz yüzmediniz. 
Onlar yüzmediler. 

  
Present perfect tense ile ilgili olumsuz cümleler

 
My friend hasn't sing a karaoke song. 
Arkadaşım karaoke şarkısı söylemedi.  

The movie "Saw" haven't gotton the Oscar Prize. 
"Testere" filmi Oskar ödülü almadı. 
  
You haven't played tennis. 
Sen tenis oynamadın.   

 
Present Perfect Tense
 çoğunlukla bazı zarflarla (adverb) birlikte kullanılır. Şimdi bu durumları örnekleriyle birlikte görelim.

Already Yet

Already” şu anda, bu durumda, konuştuğumuz anda anlamına gelir. Yalnızca olumlu cümlede kullanılır. Cümledeki yeri yardımcı fiil “have” ile asıl fiil arasındadır.

Yet” henüz anlamını taşır. Bu kelime ise soru ve olumsuz cümlelerde kullanılır. Yani “yet” kullanılarak sorulan bir soru cümlesine olumlu cevap vermek istiyorsak “already”, olumsuz cevap vermek istiyorsak “yet” kullanarak cevap vereceğiz. “Yet”in cümledeki yeri sondadır. Örneğin,

Has the director come yet?
Henüz (Şu ana kadar) müdür geldi mi?

Yes, he has already come.
Evet, o geldi. (O halen gelmiş bulunuyor, şu anda buradadır.)

No, he has not come yet.
Hayır, o henüz gelmedi.

Ever Never

Her ikisi de “hiç” anlamına gelir. “Ever” soru cümlelerinde, “never” ise olumsuz cümlelerde kullanılır. 

Have you ever been to Japan?
Siz hiç Japonya’da bulundunuz mu?

Yes, I have been to Japan.
Evet, ben Japonya’da bulundum.

No, I have never been to Japan.
Hayır, ben Japonya’da hiç bulunmadım.

Just

Henüz bitmiş bir IşI ifade etmek için, cümleyi yardımcı fiil ile asıl fiil arasına “just” koyarak kurarız.

I have just locked the door.
Kapıyı tam şimdi kilitledim.

Ali has just come home.
Ali tam şimdi eve geldi.

Have they just gone out?
Onlar tam şimdi mi gittiler?

Since For

Bu edatların ikisi de Türkçe’de “den beri” anlamına gelir. Yani Türkçe’deki, “den beri” İngilizce’de iki türlü söylenir.

Since”den sonra daima bir zaman adı gelir. “For”dan sonra ise daima bir zaman süresi gelir. (Bir zaman ölçüsü)

since last week             geçen haftadan beri
since last summer       geçen yazdan beri
since last year               geçen seneden beri
since one o’clock          saat birden beri
since two o’clock          saat ikiden beri
since twelve o’clock     saat onikiden beri
since Sunday                  pazardan beri.

Veya bir sene adı, yani belli bir tarih koyabiliriz.

Since 1936    1936’dan beri
Since 1950    1950’den beri

For” edatını kullanmak istersek “for”dan sonra bir zaman ölçüsü koymak gerekir.

For one minute     bir dakikadan beri
For two hours       iki saatten beri
For three days      üç günden beri
For five weeks     beş haftadan beri
For ten years        on yıldan beri




0