Cevaplar

2013-02-10T13:23:48+02:00

KARAGÖZ: Oyunun hiç şüphesiz başrol oyuncusu Karagöz’dür. Okumamış bir halk adamıdır. Hacıvat’ın kullandığı yabancıkelimeleri anlamaz ya da anlamaz görünüp onlara yanlış anlamlar yükleyerek ortaya çeşitli nükteler çıkarırken bir taraftan da Türkçe dil kuralları ile yabancı kelimeler kullanan Hacıvat ile alay eder. Her işe burnunu sokarher işe karışır sokakta olmadığı zaman da evinin penceresinden uzanarak ya da içerden seslenerek işe karışır. Dobra zaman zaman patavatsız yapısından dolayı ikide bir zor durumlarda kalırsa da bir yolunu bulup işin içinden sıyrılır. Çoğu zaman işsizdirHacıvat’ın bulduğu işlere girip çalışır. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Karagöz tasvirleri vardır. Kadın Karagöz  Gelin Karagöz  Eşek karagöz  Çıplak Karagöz  Bekçi Karagöz  Çingene Karagöz  Tulumlu Karagöz Davulcu Karagöz  Ağa Karagöz v.s.

HACIVAT: Tam bir düzen adamıdır.Nabza göre şerbet verir eyyamcıdır.Kişisel çıkarlarını her zaman ön planda tutar.Az buçuk okumuşluğundan dolayı yabancı sözcüklerle konuşmayı sever.Perdeye gelen hemen herkesi tanır onların işlerine aracılık eder.Alın teriyle çalışıp kazanmaktan çok Karagöz’ü çalıştırarak onun sırtından geçinmeye bakar. Değişik oyunlarda rol icabı değişik kıyafetler içinde farklı Hacıvat tasvirleri vardır. Keçi Hacivat  Çıplak Hacivat  Kadın Hacivat Kahya Hacivat vb.

ÇELEBİ: İstanbul ağzı ile kusursuz bir Türkçe konuşur.Bazı oyunlarda zengin bir bey bazı oyunlarda bir mirasyedi bazı oyunlarda ise zevk düşkünü bir çapkındır. Nazik ve çıtkırıldım bir tiptir. Elinde şemsiyeçiçek demeti ya da baston olan değişik Çelebi tasvirleri vardır.

ZENNE: Karagöz oyunundaki bütün kadınlara genel olarak Zenne denir. Salkım İnci Şallı Natır Nuridil Dimyat PirinciŞekernaz Yedi dağın çiçeği Hasırasıçtının kızı Rabiş Cemalifer Hürmüz Hanım Dürdane Hanım Şetaret (Arap halayık)Dilber Nâzikter.

BEBERUHİ: Altıkulaç Beberuhi lakabıyla anılır.Yaşı büyük aklı küçük idiot bir tiptir.

TUZSUZ DELİ BEKİR: Bir elinde içki şişesi bir elinde tabanca ya da kama vardır. Olayların karmaşıklaştığı anda gelip kaba kuvvetle olayı çözer.

HİMMET: Kastamonu’lu Himmet olarak da geçer.Sırtında baltası vardır.Kaba saba bir tiptir.Karagöz oyunlarının en iri tasviridir.Yaklaşık 50 cm boyundadır.

MATİZ: Matiz çingenece sarhoş demektir. Matiz sarhoş külhanbeyi tiplerinin hepsi yaklaşık olarak aynı tiplerdir.(Bekri Mustafa Bekri Veli Sakallı Deli Hımhım Ali Hovarda Çakır Kırmızı Suratlı Bakır Burunsuz Mehmet Çopur HasanCingöz Mustafa)

TİRYAKİ: Afyon yutup pineklemekle ömür geçiren olayın en can alıcı yerinde uyuklayan bir tiptir. (Nokra çelebi)

LAZ: Karadenizli çabuk çabuk konuşan ağzı kalabalık bir tiplemedir.

ACEM: Halıcılıkla uğraşan zengin İranlı tipleme.

 

 

 

 

Lirik şiir
Toplumun hemen her kesimini ilgilendiren sevinç,coşku veya acı gibi ortak duyguların veya aşk, ayrılık, özlem gibi bireysel duyguların coşkulu bir tarzda işlendiği şiirlere lirik şiir denir. Eski Yunan edebiyatında bu tarz şiirler lir denen bir sazla söylendiği için böyle adlandırılmıştır. Bizim edebiyatımızda halk âşıklarının (veya halk şairlerinin) söylediği şiirlerin çoğu liriktir.

 

 

Pastoral şiir
Doğa şiirlerini, çobanların doğadaki yaşayışlarını anlatan şiirlerdir. Doğaya karşı bir sevgi, bir imrenme söz konusudur bunlarda. Eğer şair doğa karşısındaki duygulanmasını anlatıyorsa “idil”, bir çobanla karşılıklı konuşuyormuş gibi anlatırsa “eglog” adını alır.

 

 

Şiir ile Şair arasındaki İlişki Nedir?

İçinde şair duyguları taşıyan, bazen bir şiirde yaşamı dile getirebilen bir şairin anlayabileceği bir soru cümlesi kanaatimce. (Resimde bir şiirdir.) 

Şair değilim en azından şair olduğumu sanmıyorum. Şiir bilgim çok zayıf. Nefi, Fuzuli düşününce kendime şiar gözüyle bakmak oldukça komik geliyor. 

Başlıkta sorulan soruya benim cevabım: Şiirler şairlere yazdırılır. Şairin şiir için tek yapması gereken o duygulara erişmektir. Şiiri yazarken şairin tek yapması gereken seçimeyi bir kenara bırakmak, işi kaleme havale etmektir. 

Şairlerin şiir yazarken epey uğraştıklarını anlatanlar olabilir. Bunun neticeyi değiştirir nitelikte olduğunu iddia edemeyiz. Şiir bütünlüğü içinde şair bir kelimenin üzerinde durmuş düşünmüşse de şiir şaire aittir diyemem. 
Hatta bu çaba sonucu şiir istenen seviyenin altında kalacaktır.

 

 

 

Masallar sözlü gelenekten kaynaklanır,modern hikayeler yazılıdır
Masallardaki olaylar zaman ve mekan genellikle belirgin değildir
Hikayelerde bu unsurlar masala göre daha belirgindir.
Masallardaki kişiler genellikle "tip"tir.,hikayedekiler ise "karakter"dir.
Masalların içinde kalıp ifadeler ,tekerlemeler yoğun bir şekilde kullanılır hikayede bunlar yoktur.
Masalların temel konuları vardır hikayede ise her konuda yazılabilir
Masalların yazarları belli değil yani anonimdir hikayede ise yazarları bellidir.
Masallarda olağanüst kişiler ve olaylar vardır hikayelerde ise böyle bir durum görünmez

 

0
  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-10T13:28:45+02:00
  dramatikdir  şair ile şiir arasınds  ilişki vardır duygular vardır   hikaye gerçek ve hayal arasından kısacası kurmaca olarak olmuş masal ise tamamen hayal ürünü fabldır :)) KARAGÖZ : Konuşmaları ve davranışları kaba olmasına rağmen halkın ahlak ve sağduyusunun temsilcisidir. Özü sözü bir, dürüst bir kişiliktir.

HACİVAT :
Medrese eğitimi görmüş, düzene uygun davranışlar sergileyen bir kişiliktir. Şiirsel ve edebi konuşmaları ile dikkat çeker.
didaktikdir 

ÇELEBİ :
Osmanlı döneminde, eğitim görmüş, kibar sosyete tipini temsil eder.
didaktik

MATİZ :
Sürekli alkol alan bir kişiliği temsil eder.


TUZSUZ : Kabadayı bir kişiliği temsil eder.


BEBERUHİ : Davranışları ile yarı çocuk özelliği gösteren bir tiptir.
epik 

ZENNE :
Oyunda yer alan kadınlara denilir. Her oyunda farklı bir tipi canlandırmaktadır.


TİRYAKİ : Sürekli afyon içen, uyuyan bir kişiliği temsil eder.
epik

ARNAVUT, ACEM, RUM, YAHUDİ :
Osmanlı İmparatorluğu içinde yaşayan azınlıkları kendi ismiyle temsil eden tiplerdir.


LAZ, KAYSERİLİ, RUMELİLİ, EFE, ZEYBEK : Osmanlı İmparatorluğu içinde halkı oluşturan bölgesel tiplerdir. Konuşmaları ile yöresel özellikleri yansıtırlar.

 

0