Cevaplar

2012-10-08T16:59:20+03:00

Tüm cep telefonu fırsatları için tıklayın !

Kitle İletişim Araçlarının Toplum Yaşamındaki Yeri Ve Önemi Nedir?

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ Kitle iletişimi toplumsal araştırmalarda üzerinde ısrarla durulan ve belki de en az açıklığın sağlandığı konu değişik araçların etkileridir. Birçok ülkede kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde böyle bir sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir. Bir yanıt oluşturmak için çok şey yazılmış ve epeyce araştırma yapılmışsa da konunun hem kitle iletişim araçlarının genel önemi hem de özelde kitle iletişiminin belirli düzeylerinin olası etkileri açısından yine de tartışmalı olduğu kabul edilmelidir. Bu konuda bitmeyen zorluklardan birisi araçların etkilerini araştıranlarla kitle kitle iletişim araçları üreticileri ve alanda kamu politikalarını oluşturanlar arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklandığından tartışma kaçınılmaz olarak kullanılan terimlere bazı açıklıklar getirilmesiyle başlamıştır. Kitle iletişim araçları içerikleri ve örgütlenmiş biçimleriyle çok çeşitlilikler gösterir ve toplum üzerinde etkili olabilecek geniş bir alandaki faaliyetleri kapsarlar. Birey grup kurum ister bütün toplum ya da kültür düzeyinde olsun etkilerin hangi düzeyde oluştuğu konusunda
0
2012-10-08T16:59:21+03:00

“Dil, insanlar arasında anlaşmayı sağlayan tabiî bir vasıta, kendisine mahsus kanunları olan ve ancak bu kanunlar çerçevesinde gelişen canlı bir varlık, temeli bilinmeyen zamanlarda atılmış bir gizli antlaşmalar sistemi, seslerden örülmüş toplumsal bir kurumdur.”

Milleti kenetleyen unsurların başında gelen dil, kötü kullanıldığında ve dejenere edildiğinde milletlerin parçalanmasında adeta bir dinamit rolü de oynayabilir. Her iki özelliğin somut yansımalarını millet olarak tecrübe etmişiz. Bu acı deneyimleri yaşayan bir milletin bu hususta daha ölçülü hareket etmesi gerekirken bizde bu hassasiyeti görmek mümkün değildir.

Dilin zenginliği milletin kültürel zenginliğine de yansır şüphesiz. Çünkü kültürün hamurunu oluşturan unsurların başında dil gelmektedir. Bu hamuru yoğuran insanların el becerisi de, yarınlara aktaracağımız eserlerin vasfını tayin edecektir. Eserin güzelliği ustanın maharetinin yanında, kullanılan malzemenin niteliğiyle de yakından ilgilidir.

Alman filozofu Heidegger “Dil insanın evidir” diyerek bu iletişim vasıtasının ehemmiyetini açıkça ortaya koyar. Evimiz mahremiyetimizdir. Orada huzur buluruz. Toplumda taktığımız maskeler evde düşer. Doğallığın sığınağıdır ev…Dil de bize evimiz kadar yakın ve sıcaktır. Onunla bütünleşir benliğimiz ve kişiliğimiz… Durum bu ilken bazı kendini bilmez insan kılıklı varlıklar, evimize saldırarak mahremiyet sığınağımızı tarûmar etti.

Dilin geçmişten geleceğe köprü kurma gibi mühim bir misyonu da vardır. Bu köprü ancak kelimelerle kurulur. Bu köprünün sağlamlığı malzemenin bol ve yerinde kullanılmasıyla mümkündür. Bunu sağlamak da millî eğitimin görevidir. Yerinde, zamanında ve dozajında verilen dil eğitimi gelecekteki muhtemel olumsuzluklara set çekecektir.
Milletlerarası kültür savaşlarında en büyük silah dildir. Çünkü dil bugünümüzü ve yarınlarımızı şekillendiriyor. Ona vakıf olduğumuz ölçüde kendimiz olabiliyor ve de kendimiz kalabiliyoruz. Aksi halde kültürel sömürgecilik, beraberinde ekonomik ve siyasal sömürüyü de getiriyor.

 
1 5 1