Cevaplar

  • Eodev Kullanıcısı
2013-02-11T01:19:02+02:00

Ayşe Kulin’in daha dumanı üstünde tüten son kitabı, raflarda yerini yavaş yavaş almaktayken, ben şimdiden okuyup bitirdiğim bu kitaptan biraz söz etmeden duramayacağım… Ayşe Kulin yine hayranlarını hüsrana uğratmamış, yine aynı tatta  yine aynı sürükleyicilikte, bir solukta okunacak bir eser ortaya çıkarmış. Tam da kendisinden beklenildiği gibi

 

Üç serilik dizinin ilk kitabı olan “Veda” ile başladığı Osmanlı ailelerinin yaşamına, serinin ikinci kitabı olan “Umut” ile devam ediyor Kulin. Cumhuriyetin ilk kurulmakta olduğu sancılı yıllardaki akıp gitmekte olan hayata götürüyor bizi, savaşların ve sürgünlerin aileleri nasıl derinden etkileyip yıktığını anlatıyor, hem de kendi ailesini tanık göstererek… Tabi ki aşk yine her şeyin içinde, yine ben buradayım diyor, hep de var olucam… Hayatın akmakta olan bir su olduğunu belirtmek istercesine.

Son dönemlerde okuduğum en iyi kitaplardan biri. Tarihi size yaşattıran, sizi o zamanlara götürecek bir şey arıyorsanız, mutlaka tavsiye ederim.

0
En İyi Cevap!
2013-02-11T01:57:52+02:00

Romanda bir genç kızın hayatından bahs ediliiyor.Başka bir söylenişle desek ,bu genç kızın hayatında baş veren olaylardan bahs edilmektedir.Olaylar istanbul’un bir semti olan Tarabya’da geçiyor.Romandaki bu genç kızın ismi Sitare’dir.

Sıcak bir yaz günü idi.istinye koynunun durgun sularında hafif bir iz bırakarak kayan sandal kıyıya yanaşır yanaşmaz Sitare kar Aya atladı.Daha sonra sandalcıya para verdikten sonra yola koyuldu.Gideceği yer Mavi Köşk’te yaşayan bir profesörün evi idi.Bu profesör Ferruh Tayyip Bey idi.Ona ilgi duyan insanlar profesörü gazetelerdeki yazısından ve radyodaki konuşmasından tanıyorlardı.Sitare de bu indanlardan birisi idi.Kendisi profesöre çok hayrandı.Bu hayranlığından dol ayı profesörü sık sık ziyaret eder ve ona olan bağlılığı gittikçe artardı.Sitare Mavi Köşke yaptığı ziyaretler sırasında profesörün ailesini de yakından tanımış oldu.

1 5 1