Cevaplar

2013-02-11T14:05:05+02:00

İzmir İktisat Kongresi'nde Alınan Kararlar

• El işçiliği ve küçük işletmeden derhal fabrikasyon siteme geçilmelidir.
• Devlet yavaş yavaş ekonomik gücü olan organ haline gelmelidir.Özel sektör tarafından kurulan teşebbüsler devletçe desteklenmelidir.
• Özel teşebbüse destek ve kredi sağlayacak iki devlet bankası kurulmalıdır.
• Dışarı ile rekabet edebilmek için sanayi bir bütünlük içinde kurulmalıdır.Yabancıların tekellerinden kaçınılmalıdır.
• Demir yollarının kısa sürede yapılmasına başlanmalıdır.
• İşçilere amele değil işçi denmelidir.
• Sendika hakkı tanınmalıdır.

0
En İyi Cevap!
2013-02-11T14:43:52+02:00

İzmir İktisat Kongresi'nde Alınan Kararlar

• El işçiliği ve küçük işletmeden derhal fabrikasyon siteme geçilmelidir.
• Devlet yavaş yavaş ekonomik gücü olan organ haline gelmelidir.Özel sektör tarafından kurulan teşebbüsler devletçe desteklenmelidir.
• Özel teşebbüse destek ve kredi sağlayacak iki devlet bankası kurulmalıdır.
• Dışarı ile rekabet edebilmek için sanayi bir bütünlük içinde kurulmalıdır.Yabancıların tekellerinden kaçınılmalıdır.
• Demir yollarının kısa sürede yapılmasına başlanmalıdır.
• İşçilere amele değil işçi denmelidir.
• Sendika hakkı tanınmalıdır.

Bu kongreye işçi, çiftçi, tüccar ve sanayici olmak üzere toplam 1135 delege katılmıştır. Kongre "Misak-ı İktisadi" (Milli Ekonomi İlkesi)yi kabul etmiş ve nihayetinde de yukarıda özetlenmeye çalışılan kararlar ortaya çıkmıştır.Bu ilkenin özü ise "Ekonomik gelişmemiz ve kalkınmamız, milli bağımsızlığımız içinde sağlanacaktır.Temel hedef siyasal bağımsızlık gibi ekonomik bağımsızlığın da sağlanmasıdır." 

Kongre ekonomik doktrinlere saplanmamış bilime ve ülkenin içinde bulunduğu ekonomik duruma uyan alka uygun çözümler getirmiştir.Zatem Misak-ı İktisadi'nin taşıdığı bir diğer anlam ise büyük devletlerin ekonomik boyunduruğu altına girmeden kendi kaynak ve çabalarımızla kalkınmanın sağlanmasıdır.1920 ile 1933 yılları arasında yeni Türk devletinin ekonomik, kültürel ve sosyal alanlarda kalkınmaya hazırlık yılları olmuştur.

1933'ten sonra ise devlet özel teşebbüsün başarısız olduğu alanlara girmiş yeni büyük yatırımlar devlet eliyle yapılmıştır.Bu uygulamadan da devletçilik ilkesi doğmuştur. Nitekim 1933 yılında ilk 5 yıllık plan bu görüşler doğrultusunda hazırlanmıştır. I. Beş Yıllık Kalkınma Planı'nın ardından hemen II. beş yıllık plan hazırlandıysa da II.Dünya Savaşı'nın araya girmesi ile bu paln uygulanamamıştır.1933 - 1938 yılları arasına Türk sanayisinin planlı kuruluş dönemi denmiştir. 

1 5 1