Cevaplar

2013-02-11T15:05:44+02:00

Türk kadın sporcuların başarısını atletizmde Türkiye’ye ilk altını getiren Aslı Çakır Alptekin taçlandırdı. Bin 500 metrede altın madalya alan Alptekin’i, Gamze Bulut takip etti. Londra’da Türkiye’ye altın madalya sevincini yaşatan başka bir sporcu ise tekvandocu Servet Tazegül’dü. Madalya alan diğer sporcularsa güreş 120 kiloda bronz madalya kazanan Rıza Kayaalp, tekvandoda kadınlarda mücadele veren ve gümüş madalya kazanan Nur Tatar’dı.

ATLETİZMDE BÜYÜK BAŞARI

Bin 500 metre yarışında altın madalyayı almaya hak kazanan Aslı Çakır Alptekin, başarısını düzenli ve ağır bir çalışma programına bağlıyor: “Tabii ki kolay olmadı ama biz buna yaklaşık dört yıldır hazırlanıyoruz.” Böylesine büyük bir başarının arkasındaki motivasyonu sorduğumuzda ise kendine olan inancını dile getiriyor: “Antrenmanda da her zaman kendi kendime, şampiyon olmaya gittiğimi söyledim.” Olimpiyatlar’da Türkiye’yi temsil ediyor olmanın gururunun yanı sıra bununla birlikte gelen sorumluluk hissi ve strese de değinen Alptekin, kendisini başarılı bir şekilde zafer için telkin etmiş. “Olimpiyatlar’da değil de sanki Avrupa Şampiyonası’nda koşuyormuşum gibi davrandım. Eğer bunu kafamda büyütürsem onun ağırlığı ve baskısıyla koşamayabilirim diye düşündüm.” Stresi böylesine kontrol altına alabilmiş olmasının bir nedeni olarak da antrenörlerinin desteğini gösteriyor Alptekin. Antrenörlerinin “Sonuç ne olursa olsun, canınız sağ olsun; elinizden geleni yapın, yeter” dediklerini ekliyor. Altın madalyalı sporcu, başarısını, kendisini yalnız bırakmayan herkesle paylaşıyor. Antrenörlerinin yanı sıra “bize destek veren kulüplerimiz, Üsküdar Belediyesi, Spor Bakanlığı’mız; kısacası devletimiz. Onların sayesinde bu başarıları elde ettik.” diyor.

Bin 500 metre yarışına katılan başka bir sporcumuz olan Gamze Bulut, henüz 20 yaşında olmasına rağmen koşuyu ikinci olarak bitirerek gümüş madalya kazandı. Gamze, çok küçük yaşta da uluslararası atletizm yarışmalarında başarılı dereceler elde etti. 2009 yılında 3 bin metre engellide “Balkan Şampiyonu” olan Gamze, bunun dışında “Yıldız Bayanlar Olimpik Yaz Festivali” ve “Avrupa Atletizm Şampiyonası”ndan da derece ile döndü.

ÜÇ MADALYA DAHA

Diğer bir kadın sporcumuz Nur Tatar, “2012 Londra Olimpiyatları”nda tekvandoda gümüş madalya aldı. Tıpkı Gamze gibi spora çok erken yaşta başlayan Nur, ilk madalyasını 15 yaşında kazandı. İki kez “Avrupa Küçükler Şampiyonu” olan Nur, 2010’da Rusya’da yapılan “Avrupa Tekvando Şampiyonası”nda gümüş; 2012’de Birleşik Krallık’ta yapılan “Avrupa Tekvando Şampiyonası”nda ise altın madalya kazandı.
24 yaşındaki Servet Tazegül de tekvandoda final maçını 6-5 kazanarak altın madalyaya uzandı. 2008 yılında düzenlenen “Pekin Olimpiyatları”na da katılan Servet, erkekler 68 kilo’da bronz madalya kazanmıştı. 2011 yılında ise “Dünya Şampiyonu” ve turnuvanın en değerli sporcusu oldu.

Güreşte bronz madalya kazanan 23 yaşındaki Rıza Kayaalp, hazırlık sürecinde diğer yarışmalara göre çok daha ağır çalıştığını söylüyor. 18 yaşında “Pekin Olimpiyatları”na katılan Rıza, Olimpiyat atmosferine çok da yabancı olmadığını, ancak bu seneki yarışmalarda daha tecrübeli olduğunu kabul ediyor. Londra’daki Türk sporculardan aldığımız ilk madalya haberinin sahibi Rıza, “Bundan önce Türkiye ve Avrupa Şampiyonluğu kazandım ama hiçbirinin reklamı bir Olimpiyat üçüncülüğü kadar yapılmadı,” diye ekliyor. Aynı zamanda “Yaşım genç, bundan sonraki Olimpiyatlar’da altın madalya için yarışacağım,” cümlesiyle çalışmaya her zamankinden daha da sıkı sarılacağının haberini veriyor.
Rıza Kayaalp’in de belirttiği gibi sadece madalya alan sporcular için değil bütün Türk spor camiası için Londra sona erer ermez Rio için hesaplar yapılmaya başlandı. Tabii ki aradaki birçok Türkiye, Avrupa ve dünya şampiyonaları da en az Olimpiyatlar kadar önemli. Ne de olsa Olimpiyat öncesi en önemli sınavlar buralarda veriliyor. 2016’da daha çok sporcu ve daha çok madalya ile Rio’ya gitmek ve dönmek dileğiyle…

BURUK SEVİNÇ

Büyük umutlarla ve Olimpiyat öncesi önemli başarılarla gidilen Londra’dan ilk 10 gün madalya sesi gelmemesi kafilenin moralini çok bozmamış. Aslı Çakır Alptekin’in de belirttiği gibi antrönerlerden büyük destek almışlar. Rıza Kayaalp ilk madalyayı aldığına çok sevinmesine rağmen buruk bir sevinç yaşamış. Kayaalp “İlk madalyayı ben aldım ama fazla sevinemedim. Çünkü aslında altın madalya bekliyordum.” diyor.

 

1 5 1