Cevaplar

2013-02-11T15:58:25+02:00
Allah 
Rahman: Esirgeyici, bütün mahlukatına rahmetiyle muamele eden (dünyada). 
Rahim: Bağışlayıcı, sevdiklerine ve müminlere merhamet eden (ahirette). 
Melik: Mülkün sahibi, mülk ve saltanatı devamlı olan. 
Kuddüs: Her türlü eksiklik ve ayıplardan münezzeh olan. 
Selam: Her çeşit afet ve kaderlerden emin olan. 
Mümin: Kullarına emniyet veren. Kendinin ve peygamberlerinin doğruluğunu ortaya koyan, kullarına yaptığı vaadinde sadık. 
Müheymin: Saltanatı hakkında dilediği gibi tasarruf eden, her şeyi gözetip koruyan. 
Aziz: İzzet sahibi, mağlup edilmesi imkansız olan, her şeye galip olan. 
Cebbar: Azamet ve kudret sahibi, istediğini mutlak yapan,dilediğine muktedir olan. 
Mütekebbir: Ululuk sahibi, her şeyde ve her hadisede büyüklüğünü gösteren. 
Halık: Her şeyin varlığını ve geçireceği halleri takdir eden, yaratan, yoktan var eden büyüklükte eşi olmayan. 
Bari: Her şeyin aza ve cihazını birbirine uygun yaratan. 
Musavvir: Tasvir eden, her şeye bir şekil ve hususiyet veren. 
Gaffar: Kullarının günahını örten, mağfireti çok, günahları bağışlayıcı. 
Kahhar: Her şeye, her istediğini yapacak surette, galip ve hakim. 
Vehhab: Çok fazla ihsan eden, çeşit çeşit nimetleri daima bağışlayan. 
Rezzak: Bütün mahlukatın rızkını veren ve ihtiyacını karşılayan. 
Fettah: Her türlü müşkülleri açan ve kolaylaştıran, darlıktan kurtaran. 
Alim: Her şeyi en ince noktasına kadar bilen, ilmi ebedi ve ezeli olan. 
Kabız: Dilediğine darlık veren, sıkan, daraltan. 
Basit: Dilediğine bolluk veren, açan, genişleten. 
Hafıd: Yukarıdan aşağıya indiren, alçaltan, dereceleri düşüren. 
Rafi: Yukarı kaldıran, yükselten, dereceleri yükselten. 
Muiz: İzzet veren, aziz kılan. 
Müzil: Zillete düşüren, hor ve hakir eden. 
Semi: Her şeyi işiten, kullarının niyazını kabul eden. 
Basir: Her şeyi gören. 
Hakem: Hikmet sahibi olan, yaptığı her işte hikmeti gözeten, hükmeden. 
Adl: Son derece adaletli olan. 
Latif: En ince işlerin bütün inceliklerini bilen, lütuf ve ihsan sahibi olan. 
Habir: Her şeyi iç yüzünden,gizli tarafından haberdar olan. 
Halim: Yumuşak davranan, hilmi çok olan. 
Azim: Pek azametli olan, yüce. 
Gafur: Çok bağışlayan, mağfireti çok. 
Şekur: Kendini rızası için yapılan amelleri daha ziyadesi ile karşılayan. 
Aliyy: Çok yüce. 
Kebir: Pek büyük. 
Hafız: Yapılan işleri bütün tafsilatıyla hıfzeden, her şeyi afet ve beladan koruyan. 
Mukit: Bilen, tayin eden. Her yaratılmışın rızkını veren. 
Hasib: Herkesin hayatı boyunca yaptıklarının bütün teferruatıyla hesabını iyi bilen. Mahlukatına kafi olan. 
Celil: Azamet sahibi olan, ululuk sahibi olan. 
Kerim: Çok ikram edici, kerimi olan. 
Rakib: Bütün varlıklar ve bütün işler murakabesi altında bulunan. 
Mucib: Kendine yalvaranların isteklerini veren,duaları kabul eden. 
Vasi: Lütfu bol olan. 
Hakim: Emirleri, kelamı ve bütün işleri hikmetli, hikmet sahibi olan. 
Vedud: İyi kullarını seven, rızasına indiren ve sevilmeye layık olan. 
Mecid: Şanı, şerefi çok üstün olan. 
Bais: Ölüleri dirilten, kabirlerden çıkaran. 
Şehid: Her zaman ve her yerde hazır ve nazır olan. 
Hakk: Vacib'ul vücut olan, varlığı hiç değişmeden duran. 
Vekil: Tevekkül sahiplerinin işini düzeltip onlardan daha iyi temin eden. 
Kavi: Pek kuvvetli. 
Metin: Pek güçlü. 
Veli: Seçkin kullarının dostu. 
Hamid: Ancak kendine hamd edilen, bütün varlığın diliyle övülen. 
Muhsin: Namütenahi de olsa, bir bir her şeyin sayısını bilen. 
Mübdi: Mahlukatı maddesiz ve örneksiz olarak baştan yaratan. 
Muid: Yaratılmışları yok ettikten sonra tekrar yaratan. 
Muhyi: İhya eden, dirilten, can bağışlayan, sağlık veren. 
Mumit: Canlı, bir mahlukatın ölümünü yaratan,öldüren. 
Hayy: Diri, tam ve mükemmel manasıyla hayat sahibi. 
Kayyum: Yarattıklarının işini çeviren her işleneni bilen, evveli olmayan. 
Vacid: İstediğini, istediği vakit bulan. 
Vahid: Tek. Zatında, sıfatlarında, isimlerinde, efailinde ortağı ve benzeri olmayan. 
Samed: Her şey O'na muhtaç, fakat O hiç bir şeye muhtaç değil. 
Kadir: İstediğini, istediği gibi yaratmaya muktedir olan. 
Muktedir: Kuvvet ve kudret sahipleri üzerinde dilediği gibi tasarruf eden. 
Mukaddim: İstediğini öne getiren, öne alan. 
Muahhir: İstediğini geri koyan, arkaya bırakan. 
Evvel: Her şeyden önce var olan. 
Ahir: Her şey helak olduktan sonra geri kalan. 
Zahir: Varlığı sayısız delillerle açık olan. 
Batın: Akılların idrak edemeyeceği yüce azabı gizli olan. 
Vali: Bu muazzam kainatı ve bütün hadisatı tek başına idare eden. 
Muteali: Aklın mümkün gördüğü her şeyden, her halden pek yüce olan. 
Berr: Kullarına iyilik ve ihsanı, nimetleri bol olan. 
Tevvab: Tevbeleri kabul edip günahları bağışlayan. 
Müntakim: Günahkarlara, adaletiyle, müstahak oldukları cezayı veren. 
Afüv: Affeden, magfiret eden. 
Rauf: Merhamet edici, pek şefkatli. 
Malikül Mülk: Mülkün ebedi ezeli sahibi. 
Zülcelal-i Vel-İkram: Hem azamet sahibi, hem fazlı kerem sahibi. 
Muksit: Hükmünde ve efalinde adaletli olan. 
Cami: İstediğini istediği zaman istediği yerde toplayan. 
Gani: Çok zengin, hiç bir şeye muhtaç olmayan. 
Muğni: Dilediğine zenginlik veren müstağni kılan. 
Macid: Kadri ve şanı büyük, kerem ve müsamahası bol. 
Mani: Bazı şeylerin meydana gelmesine müsaade etmeyen, engelleyen. 
Nur: Alemleri nurlandıran, dilediğini nur eden, nur olan. 
Hadi: Hidayete kavuşturan, kulunu hayırla muvaffak kılan. 
Bedi: Örneksiz, misalsiz, acayip ve hayret verici alemler yaratan. 
Baki: Varlığının sonu bulunmayan, ebedi olan. 
Varis: Varlığı devam eden, servetlerin hakiki sahibi. 
Reşid: Bütün alemleri dosdoğru bir nizam ve hikmetle akıbetine ulaştıran. 
Sabur: Çok sabırlı olan, isyankarlardan acele intikam almayan. 
Dar: Elem ve zarar verecek şeyleri yaratan, hüsrana uğratan. 
Nafi: Hayır ve menfaat verecek şeyleri yaratan, faydalandıran.  
3 3 3