Cevaplar

2013-02-11T20:02:53+02:00

“ Okul kapanmadan iki gün önce ailemle birlikte Paris’e gittik. Bir yandan heyecan, bir yandan da korku kaplamıştı yüreğimi. Yükseklik korkusu uçağa her binişimde ağır basıyordu. Uçağa üçüncü binişim olsa da heyecanımı yenemiyordum. Paris’e indiğimizde çevreyi ve insanları merak etmeye başladım. Hava limanından çıktığımızda kendimi cennette hissettim. Her taraf pırıl pırıl.Toplum olarak çevre temizliğine duyarlı bir ülke. Kendi açımdan söylemek gerekirse sadece Fransız mutfağını beğenmedim. Paris’teyken en çok ülkemizin içme suyunu ve yemeklerini özledim. Yemeklerde kullanılan değişik soslar ve tam pişmemiş kanlı, masaya gelen et ürünleri hiçte iç açıcı değildi. İçme suları ise bizlerin içtiği sodaydı. Su istediğimizde ‘no gas’ diyorduk. Herhalde onların sodası da bizim içme suyumuz olsa gerek. Fransa’da ikinci üçüncü günler hep gezdik ve alış-veriş yaptık. Eiffel Kulesine çıkamadık ama yakından görme fırsatımız oldu. Birde oranın ilginç bir özelliği; Fransızların dilinde ‘perifirig’ olan çevre yolu. Özelliği ise o yola girdiğimizde, dönüş olmaksızın, Paris’in etrafında dönmek. Ama inanın çok güzel bir duygu. Akşam olunca Paris sokaklarının eşsiz güzelliği veşehrin her yerine ışık saçan Eiffel Kulesi görülmeye değer. Orada hava gece 11 civarında kararıyor ve saatler buraya göre 1 saat geri kalıyor. Fransızlar İngilizleri sevmedikleri için İngilizce konuşmuyorlar. Bağımsızlıklarına ve ülkelerine çok düşkünler. Ben yabancı dil olarak sadece İngilizce biliyordum. Ama çat pat Fransızca da konuşabiliyorum artık. Bu durum da hayatıma yön veriyor. Paris’te günlerim göz açıp kapayıncaya kadar geçti. 1 haftalık devrede bir şey anlayamadım. Ama şunu anladım ki ; kendi ülkem gibisi yok bu dünyada. İleride mastırımı Londra’da yapmayı düşünüyordum. Ama bu kararımı yeniden gözden geçirsem iyi olur benim için. İstanbul’a döndüğümüzde 2 haftaya yakın dinlendim. Sonrada Tekirdağ’a yazlığımıza gittik. 1 aylık zaman içerisinde acayip eğlendik. Sabah deniz, öğlen arkadaşlarla bisiklet turu, akşam bar disko derken 30 günlük tatilimi de bitmiş buldum. Geçen sene yaz tatili bana çok uzun gelmişti. Bu sene ise hiçbir şey anlamadım. Tatilin modundan tam olarak çıkmış değilim. Öyle kaptırmışım ki kendimi; bu günleri hayal sanıyorum. Benim tatilimde böyle geçti. Uzun bir aradan sonra yeni öğretmenlerime, yeni ders yılına başlamak beni çok değiştirdi. Bu yıl da kendimden geçen sene ki gibi başarılı biri olmayı bekliyorum. Her şey çalışmaya bağlı sonuçta. Son sözüm benden bütün arkadaşlarıma yeni ders yılının başarılı geçmesi dileğiyle...” 

0