Cevaplar

2013-02-11T21:21:15+02:00

Parfüm, %78 ile %95 oranında etil alkolden ve temel yağlardan yapılır. En pahalı parfümlerde aromatik yağ oranı yaklaşık %22′dir. Eau de Parfum, %15 ile %22 oranında aromatik yağ içerir. Eau de Toilette’te ise bu oran %8 ile %15 arasındadır. Eau de Cologne sadece %4 oranında aromatik yağ içerir. Kokuya karşı aşırı hasssasiyeti olanların ise içinde %1 ile %3 arasında aromatik yağ bulunan Eau Fraiche kullanmaları önerilir.

0
2013-02-11T21:23:21+02:00


Sıradan bir el kreminde ne kadar çok kimyevî madde bulunduğunu hatırlatalım: Su, stearik asid, sorbitol, gliserin, C-12-15 alkil benzoat, sodyum borat TEA, alkol, dimetikon, aloe vera, phenoksi etanol, propilen glikol, quins ekstrakt, tokoferil asetat, potasyum sorbat, EDTA, alantoin, metil paraben, propil paraben, butil paraben, mentol.
Kozmetik maddelerden saç spreyleri, parfümler ve pudralar solunum yoluyla; rujlar ve sprey tarzında kullanılan bazı parfümler yutularak; göz çevresi için pazarlanan ürünler o bölgedeki ince deri ve mukoza tarafından emilerek; yine saç boyaları, kremler ve benzeri şekilde cilde uygulananları da deriden vücuda girmektedir. 
Yukarıda belirtildiği gibi kozmetiklerin üretiminde kanser yapıcı ve alerjik özelliği öne çıkan yüzlerce madde kullanılmaktadır. Her kimyevî maddenin bir veya daha fazla yan tesirinin olabileceği unutulmamalıdır.
Şimdi, kozmetik üretiminde kullanılan ve çeşitli yollarla vücudumuza girerek sağlığımıza zarar veren bazı maddelere örnekler verelim. Ancak, burada bunlardan yalnızca 40 kadarının adı, hangi ürünlerde bulunduğu ve sakıncaları bir tablo halinde verilecektir. (Tablo 1)

Kozmetiklerin kanserle bağlantısı

1970�lerden beri, kuaför ve kozmetik uzmanlarında, kan ve lenf sistemlerinde miyelom, bağışıklık sistemi kanseri ve lösemi gibi kanser türlerinde artış olduğu müşahede edilmiştir. Kanser yapıcı kozmetikler arasında saç boyalarının ağırlıklı bir yeri vardır. Saç derisine çok yakın kısımlara ve saç diplerine uygulanan boyalardaki maddeler, deri tarafından emilerek kana, oradan da vücudun her yerine yayılabilmektedir. Hayvanlar üzerindeki çalışmalarda saç boyalarının kansere sebep olduğu tespit edilmiştir. Koyu renkli saç boyalarının açık renkli olanlara nispetle daha tehlikeli olduğu ileri sürülmüştür.
Saç boyası kullanımı ile lösemi riskinin yüzde 50, kullanım süresinin 16 yılın üzerine çıkmasıyla da yüzde 150 arttığı bulunmuştur. Yılda 1-4 defa saçını boyayan kadınlar hiç boyamayan kadınlara oranla % 70 daha fazla yumurtalık kanseri riski taşımakta, her yıl 5 defa ve daha fazla saçını boyayan kadınlarda bu risk yüzde 100�ün üzerine çıkmaktadır. Bazı araş-tırmalara göre saç boyası kullanma ile lenf kanserine (non-hodgkins lymphoma) yakalanma arasında bağlantı olduğu (% 50 daha fazla risk) ortaya konmuştur. Güney Kaliforniya Üniversitesi�ndeki araştırmacılar, 2001 yılında sürekli saç boyası kullanımı ile mesane kanseri arasında bir bağlantının olduğunu tespit etmişlerdir. 15 yıl veya daha fazla süreyle en az ayda bir defa saçlarını boyayanların diğer insanlara göre 3 misli daha fazla mesane kanserine yakalanma riski taşıdığı bulunmuştur. Aynı araştırmacılar 10 yıl veya daha fazla süre kuaförde çalışan kişilerin saç boyasına maruz kalmayanlara göre 5 kat daha fazla mesane kanseri riski taşıdığını bildirmişlerdir. 
Kozmetik ve parfümlerde yay-gın olarak kullanılan keton ve ksilen ihtiva eden maddeler de kansere yatkınlık yapabilmektedir.

Kozmetikler ve enfeksiyon

Yüz kremleri ve göz civarında kullanılan kozmetiklerin mikrobik bulaşmalara sebep olduğu bilinmektedir. Bir araştırmada, belirtilen türdeki 150 kozmetik örneğinin % 63 ile % 75�inde orta ve yüksek derecede bakterilerin varlığı tespit edilmiştir. Bu tür kozmetikler gözün dış bölgelerindeki enfeksiyonlardan sorumludur. Ayrıca rimel çubuklarında da bakteri bulunabileceği unutulmamalıdır. 
Deodorantlarda kullanılan kloral hidratın vücuttaki yararlı bakterilerin ölmesine sebep olduğu ve ilgili bölgelerde enfeksiyonlara direnci kırdığı hatırlatılmaktadır.

Kozmetikler alerji ve tahriş 

Alerjiye sebep olan maddelerin yaklaşık üçte biri kozmetikler, vücut bakım ürünleri ve temizlik maddeleridir. Alerji, tahriş veya temas yoluyla meydana gelen cilt hastalıkları kozmetikler arasında parfümler, saç boyaları, maskaralar, reçineli ürünler, alfa hidroksi alkol içeren tonik ve sıkılaştırıcılar, bazı temizleyiciler, cildin soyulmasını sağlayan yüz bakım ürünleri, güneş kremleri sayılabilir. Parfümlerde bitki ve hayvan menşeli olmak üzere organik-inorganik 4.000�den fazla madde kullanılır. Bazı koku verici maddeler alerjik deri hastalıklarına, nefes darlığı ve öksürüğe, astımlı hastalarda solunum yolu tıkanmasına sebep olmaktadır. Özellikle bu sektörde çalışanlarda bu tip şikayetlere sıkça rastlanmaktadır. Doz, zehirlenmelerde önemli olmakla beraber, alerjide önemli değildir, çok küçük bir doz bile büyük reaksiyonlara sebep olabilir. Alerji, bazen kozmetik ürünün ilk kullanımında değil, birkaç kullanımdan sonra ortaya çıkabilir. Belirtileri; kaşıntı, kırmızılık, kabarma ve daha ileri safhalarda yaraların oluşmasıdır. 
Göz kozmetiklerindeki maddelerin veya bunların uygulanması sırasındaki travmanın sebep olduğu kornea ülserleri, gözdeki kurumalar ve göz yaralanmaları önemsenmesi gereken problemlerdir.
Ter kokularına karşı krem, stik ve sprey formunda kullanılan deodorantlar da ihtiva ettikleri formaldehit, sülfokarbonat, petroluktum, benzoik asit ve kostik soda gibi zehirli maddeler sebebiyle derinin tahrişine ve yanmalara sebep olmaktadır. Yine deodorantlarda kullanılan kloral hidrat, ter bezlerini tıkayarak tabiî durumun bozulmasına yol açar, tabiî yağların dışarı çıkışını engeller, sonuçta sivilce ve siyah noktaların (komedon) ortaya çıkmasına sebep olur. 
Kirpiklerin hacmini artıran rimellerin bazılarında bulunan thimerosal adlı madde de tahriş edicidir. Özellikle yağ bazlı rimellerin temizlenmesi için yağı çözebilen temizleyiciler gerekir ki bunların alerjiye sebep olma veya tahriş etme oranları daha yüksektir.

 

0