Ödevlerde
ücretsiz yardım!

Soruların %80'i 10 dakika içerisinde yanıt alır

Ödev ekle

Telefonuna yükle

Android iOS

Ödev

takip et

Cevaplar

En iyi!

ömer seyfettin Falaka kitap özeti 

Her sabah Çarşı Camii`nin arkasındaki harap zaptiye ahırlarının önünden, bir serçe sürüsü gibi, cıvıl cıvıl neşeli geçerdik. Okul biraz daha ileride,alçak duvarlı,oldukça geniş bir avlunun ortasında idi. Bir kattı, etrafında yükselen büyük kestane ağaçlarının birbirine karışmış koyu gölgeleri bütün çatısını kaplardı. Biz daha avlunun kapısından Hoca girmeden Efendinin olup olmadığını, şöyle bir bakar, anlardık:
-Abdurrahman Çelebi gelmiş mi be?
-Gelmiş, gelmiş…
Abdurrahman Çelebi, Hoca Efendinin eşeğiydi. Siyah, huysuz,inatçı bir hayvan… Her sabah bizler gibi erkenden okula gelir, akşama kadar kalır. Evlerimizden, sırasıyla getirdiğimiz kucak kucak otları, yazsa ağaçların, kışsa sol taraftaki abdestlik sundurmasının altında yavaş yavaş yerdi. Ona su vermek, onu tımar etmek okulda bir ayrıcalıktı. Hoca Efendiye kim yaranırsa bunu mükafat olarak kazanırdı. Okulun kapısına dar, taş bir merdivenle çıkılırdı. İçeri girilince ta karşı tarafta Hoca Efendinin rahlesi vardı.

Rahlenin önünde top yavrusu, müthiş tuhaf bir kürek gibi siyah kayışlı, ağır falaka asılı dururdu. Hepimiz kırk çocuktuk. Kızları birkaç ay evvel bizden ayırarak başka yere almışlardı. Sınıf taksimi filan yoktu.Elifbeyi ,amme`yi her şeyi bir ağızdan okuyor,rakamları bir ağızdan sayıyor,bir ağızdan ilahi söylüyorduk. Bütün dersimiz sıkıcı genellikle bir bestenin asla manalarını anlamadığımız güfteleriydi. Hoca Efendi,ak sakallı,uzun boylu,bağırtkan bir ihtiyardı. Yaz kış, her zaman cüppesiz abdest almaya hazırlanmış gibi kolları, paçaları çıplak, sıvalı,yerinde otururdu. Öğleden sonra Çarşı Camii’ni süpürmeye gidip sonra hiç gelmeyen kalfa daha gençti. Müezzinlik de yapıyordu. Bize şeker, leblebi, keçiboynuzu, çiğdem gibi şeyler satardı.
Gönen’den geldiğimiz günden beri her gün okula devam ediyordum. En başta gelen zevkim falaka tutmak!…Fakat bir gün Hakim Efendi ile setre pantolonlu,asık suratlı biri geldi.

Falaka - Ahmet Rasim - Özeti, Falaka Kitabı, Kitap Özeti, Ana Fikir 

Yayınevi: Can Yayınları 
Basım Tarihi: Eylül 2005
Kitap Türü: 

Değerli yazarımız Ahmet Rasim (1856-1932), Falaka adlı bu kitabında, çocukluk günleriyle, özellikle de okul günleriyle ilgili anılarını bir araya getirmiş. Ahmet Rasim'in güldürücü bir anlatımla kaleme aldığı bu öyküleri okuyunca, o günlerde çocuklarımıza ne yanlış ne ilkel bir eğitim verildiğini görecek, üzüleceksiniz. Ahmet Rasim, bu anılarını, çocuklar için yazmamıştı. Akıcı bir dille yazılmış bu anıları, değerli araştırmacımız Atilla Özkırımlı sizler için yalınlaştırdı. Böylece ortaya bugün de severek okunacak bir çocuk kitabı çıktı. 

Diğer "Ahmet Rasim" Kitapları: 

lütfen teşekkür et ve cevabımı en iyi seç yazarı çok uzun olduğu için yazamadım ama internette fvar


Silinmiş hesap kullanıcısının avatarı Silinmiş hesap 11.02.2013 Teşekkürler (8) Seviye: 2, Oylar: 8
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

ömer seyfettin Falaka kitap özeti 

Her sabah Çarşı Camii`nin arkasındaki harap zaptiye ahırlarının önünden, bir serçe sürüsü gibi, cıvıl cıvıl neşeli geçerdik. Okul biraz daha ileride,alçak duvarlı,oldukça geniş bir avlunun ortasında idi. Bir kattı, etrafında yükselen büyük kestane ağaçlarının birbirine karışmış koyu gölgeleri bütün çatısını kaplardı. Biz daha avlunun kapısından Hoca girmeden Efendinin olup olmadığını, şöyle bir bakar, anlardık:
-Abdurrahman Çelebi gelmiş mi be?
-Gelmiş, gelmiş…
Abdurrahman Çelebi, Hoca Efendinin eşeğiydi. Siyah, huysuz,inatçı bir hayvan… Her sabah bizler gibi erkenden okula gelir, akşama kadar kalır. Evlerimizden, sırasıyla getirdiğimiz kucak kucak otları, yazsa ağaçların, kışsa sol taraftaki abdestlik sundurmasının altında yavaş yavaş yerdi. Ona su vermek, onu tımar etmek okulda bir ayrıcalıktı. Hoca Efendiye kim yaranırsa bunu mükafat olarak kazanırdı. Okulun kapısına dar, taş bir merdivenle çıkılırdı. İçeri girilince ta karşı tarafta Hoca Efendinin rahlesi vardı.

Rahlenin önünde top yavrusu, müthiş tuhaf bir kürek gibi siyah kayışlı, ağır falaka asılı dururdu. Hepimiz kırk çocuktuk. Kızları birkaç ay evvel bizden ayırarak başka yere almışlardı. Sınıf taksimi filan yoktu.Elifbeyi ,amme`yi her şeyi bir ağızdan okuyor,rakamları bir ağızdan sayıyor,bir ağızdan ilahi söylüyorduk. Bütün dersimiz sıkıcı genellikle bir bestenin asla manalarını anlamadığımız güfteleriydi. Hoca Efendi,ak sakallı,uzun boylu,bağırtkan bir ihtiyardı. Yaz kış, her zaman cüppesiz abdest almaya hazırlanmış gibi kolları, paçaları çıplak, sıvalı,yerinde otururdu. Öğleden sonra Çarşı Camii’ni süpürmeye gidip sonra hiç gelmeyen kalfa daha gençti. Müezzinlik de yapıyordu. Bize şeker, leblebi, keçiboynuzu, çiğdem gibi şeyler satardı.
Gönen’den geldiğimiz günden beri her gün okula devam ediyordum. En başta gelen zevkim falaka tutmak!…Fakat bir gün Hakim Efendi ile setre pantolonlu,asık suratlı biri geldi.

Falaka - Ahmet Rasim - Özeti, Falaka Kitabı, Kitap Özeti, Ana Fikir 

Yayınevi: Can Yayınları 
Basım Tarihi: Eylül 2005 
Kitap Türü: 

Değerli yazarımız Ahmet Rasim (1856-1932), Falaka adlı bu kitabında, çocukluk günleriyle, özellikle de okul günleriyle ilgili anılarını bir araya getirmiş. Ahmet Rasim'in güldürücü bir anlatımla kaleme aldığı bu öyküleri okuyunca, o günlerde çocuklarımıza ne yanlış ne ilkel bir eğitim verildiğini görecek, üzüleceksiniz. Ahmet Rasim, bu anılarını, çocuklar için yazmamıştı. Akıcı bir dille yazılmış bu anıları, değerli araştırmacımız Atilla Özkırımlı sizler için yalınlaştırdı. Böylece ortaya bugün de severek okunacak bir çocuk kitabı çıktı. 

Diğer "Ahmet Rasim" Kitapları: 

lütfen teşekkür et ve cevabımı en iyi seç yazarı çok uzun olduğu için yazamadım ama internette fvar

 


betulonder2003 kullanıcısının avatarı Betulonder2003 11.02.2013 Teşekkürler (0)
ŞİKAYET BİLDİR!

Yorum ekle

Aradağını bulamadın mı?

Soru sor