Cevaplar

2013-02-11T21:09:52+02:00

destan=Tarih öncesi tanrı, tanrıça, yarı tanrı ve kahramanlarla ilgili olağanüstü olayları konu alan şiir, epope * Bir kahramanlik hikâyesini veya bir olayi anlatan, koşma biçiminde, ölçüsü on bir hece olan halk şiiri * Çagdaş Türk edebiyatinda biçim ve içerik yönünden, geleneksel destanlardan ayrilik gösteren uzun kahramanlik şiiri Efsane=Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen hayalî hikâye, söylence * Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikâye vb

1 5 1
2013-02-11T21:10:20+02:00

 

Bir tabiat olayını, bir varlığın meydana gelişini, tabiat elemanlarından birinde olan bir değişikliği, olağanüstü hakikat ve akıldışı açıklamalarla anlatan hikaye. Efsanenin temeli olan olay, halkın hayalinde şekil değiştirerek ağızdan ağıza, nesilden nesile geçer. Her milletin kendi dilinde birçok efsanesi vardır. Bunlardan bazıları birçok millet tarafından benimsenmiş ve aynı efsane başka isimlerle birçok dilde yerleşmiştir

Efsan ve fesane şekillerinde de görülen kelime aslen Farsçadır. Hikaye ve sergüzeşt manasına gelmektedir. Geçmiş halleri nakil ve anlatmak için kullanılmıştır. Zamanla hakikatlar görünmez olmuş, halk, mesel muharrefi olarak masal şeklinde söylemiştir. Kelime; meşhur ve şayi manalarına da kullanılmıştır. Bu yönüyle dillerde destan olmuş manasına gelmiştir. Gerçekte efsane asılsız, boş mesel; kıssa ve hikaye demektir.

Bu şekilde sözlü gelenekteki masallara Osmanlı Türkçesinde Arapça usture kelimesinin çokluk şekli olan esatir denmiştir. Yunancada "mitos, mit" kelimeleri zamanla dilimize girmiş, kelime mythe şekliyle batı dillerine de geçmiştir. Türkçede, Fransızcadan geçen legende kelimesinin yer yer kullanıldığı görülmüştür.

Başladığı tarih belli olmamakla birlikte bir efsanenin, bir masalın veya bir destanın çeşitli değişikliklere uğratılarak zamanımızda ayrı ayrı deyişlerle yaşadığı bir gerçektir. Bu söyleyiş şekillerindeki farklılığı asıl mevzuyu kaybetmemekle birlikte efsanelerde de görmek mümkündür. Efsaneler daha ziyade inançla ilgili hususlarda ortaya çıkmış, hemen her yer üzerine söylenmiş; kainattaki varlıkların ve hadiselerin oluş şekillerini, gerçek olsun ya da olmasın, bir sebebe bağlayarak izah etmeye çalışan halk edebiyatı mahsulleridir. Kaynaklarını tarihe, dine dayandırmakla birlikte, masalları da beslenme sahasına alan efsanelerin, inanç yönü asıl ağırlığı teşkil eder. Fakat efsanelerde verilen inançla ilgili meseleler; insanlığın asıl doğru inancı çerçevesinde olduğu gibi, mahalli ve milli inançların, hurafelerin de tesirinde kaldığı görülür. Anlatılan hadiseler insanoğlunu belirli bir yere bağlamakla birlikte mekanla ilgili isimlerin de verilmesine sebep olmuştur.

Varlıkların yaratılışında ve hadiselerin ortaya çıkmasında efsaneler: Teogoni (çok tanrıcılık), kozmogoni (kainatın nasıl meydana geldiği), antropogoni (insanın nasıl varolduğu), eskatoloji (insan ve dünyanın geleceği) olmak üzere dört kolda toplanmaktadır.

Sözlükte "efsane" ne demek?

1. Eski çağlardan beri söylenegelen, olağanüstü varlıkları, olayları konu edinen imgesel öykü, söylence.
2. Gerçeğe dayanmayan, asılsız söz, hikaye vb..
3. Bir kimsenin başarılarının, üstünlüklerinin, yaşamının abartılarak anlatılması.

 

Destan (Manzum)
Aşık edebiyatında destan, aşıkların sevgilerini, kahramanlık olaylarını, günlük olaylarla ilgili kimi durumları ve bazı acıklı olayları anlattıkları, biçim olarak halk edebiyatı türlerinden koşmaya benzeyen, koşmadan dörtlük sayısı, konu, anlatım ve ezgi yönünden ayrılan halk şiiri. Kafiye şeması (abab), (cccb), (eeeb) şeklindedir.

DESTAN ÖRNEKLERİ
Köroğlu Destanı'ndan (Köroğlu'nun Rus muharebesinde askerine söylediği) 1
Yiğit olan gümbür gümbür gürlesin
Yiğidi doğuran ana bin yaşa
Ağ göğdede kızıl kanlar şorlasın
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Davlumbazlar yeğde yeğde uranda
Çarkacılar sağlı sollu dönende
Eğri kılınç ağ göğdeyi bölende
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Gel'e beyler cengi harbi çalınsun
Çamlıbel askeri ayrı bölünsün
Gece gündüz zarbı meydan kurulsun
Yiğidi doğuran ana bin yaşa

Asıl koç yiğitler busuda saklı
Belleri kılınçlı eli mızraklı
Hep şahin bakışlı arslan sıfatlı
Yürü kan içenler hep binler yaşa

Köroğlu der bugün burda duralım
Sabah olsun zarbı meydan kuralım
Akan kandan dolu şarap uralım
Yürü deli Hoylu'm sen binler yaşa


2
Yiğitler silkinüp ata binende
Derelerde aç kurtlara ün olur
Yiğit olan döne döne döğüşür
Kötüler de attan düşer kan olur

Bir yiğit okunu almış eline
Başın komuş yiğitliğin yoluna
Kalkan paralana zırhlar deline
Kanlı gömlek koç yiğide don olur

Bir yiğit okunu almış atıyor
Ak elleri kızıl kana batıyor
Bir kötü yoldaşın komuş gidiyor
Kaçma kötü kaçma şimdi dön olur

Hasım da çağırır figan ağıtlar
İman ehli birbirini öğütler
Boydan boya demir donlu yiğitler
Çalar cidasını kahraman olur

Köroğlu da der ki kalmayın n'ç'r
Serçenin gönlünden şahinlik geçer
Şahini görünce ormana kaçar
Gider tenhalara kahraman olur


3
Hemen Mevl' ile sana sığındım
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
Senden gayrı yoktur kolum kanadım
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

Sana derim sana hey ulu yaylam
Nasıl başım alup bu ilden gidem
Okum senden yayım sendendir cıdam
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

Hep sınadım Osmanlı'nın alını
Bulamadım bir gez gönlüm alanı
Anacığım sevdiğimin halını
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey

Yüce yüce tepesinden yol aşan
Gitmez oldu günlümüzden endişen
Mürüvvetsiz beyden yeğdir dört köşen
Arkam sensin kal'am sensin dağlar hey
Köroğlu der tepelerden bakarım
Gözlerimden kanlu yaşlar dökerim
Bunca yıldır hasretini çekerim
Arkam sensin kal'am sensin dağlar


4
Mert dayanır n'mert kaçar
Meydan gümbür gümbürlenir
Şahlar ş'hı div'n açar
Meydan gümbür gümbürlenir

Yiğit kendini öğende
Oklar menzili döğende
Şeşber kalkana değende
Meydan gümbür gümbürlenir

Ok atılır kal'asından
Hak saklasın bel'sından
Köroğlu'nun n'rasından
Meydan gümbür gümbürlenir.
0