Cevaplar

2013-02-11T21:23:59+02:00

Milli Mücadele boyunca Türk milletinin bağımsızlığı adına savaşan Kuvayı Milliye birlikleri, Anadolu’nun her yerine yayılarak uzun süre faaliyet göstermiştir. Kuvayı Milliye’nin kısa zamanda kurulup genişlemesi, halkta savunma ruhunun uyandığını göstermektedir. Samet Ağaoğlu, Kuvayı Milliye Ruhu adlı kitabında Kuvayı Milliye’nin ruhunu şöyle anlatır:

‘‘Milli İstiklal davasına atılmış olan Türk milletini, bu dava devam ettiği sürede, bu bağımsızlığa inanan ve onu gerçekleştirmek için hesapsız fedakârlığı göze alan bir ruh haleti sarıyordu. Bu ruh haletine ‘‘Kuvayı Milliye Ruhu’’ diyoruz.’’

Kuvayı Milliye’nin Türk milletinin bağımsızlığını kazanmasındaki katkısı oldukça önemlidir. Dünya kamuoyunda Türk halkının Yunan işgalini sessizce karşıladığı fikrinin yerleşmesini önlemiş ve Yunan kuvvetlerinin ilk zamanlarda Anadolu’da rahatça ilerlemesine engel olup, Yunan ordularını her yerde rahatsız etmişlerdir.  Türk köylerini Rum ve Ermeni çetelerinin baskınlarından koruyup, bu çeteleri yok etmeyi başarmıştır. Kuvayı Milliye birlikleri Büyük Taarruz’dan önceki muharebelerin hemen hepsinde orduya yardımcı olarak savaşmıştır. Ayrıca düzenli ordunun kurulması için de zaman kazandırmıştır. Kuvayı Milliye’nin sağladığı yararlardan biri de Anadolu hareketini gerek İstanbul Hükümeti’ne gerekse dünyaya bir milli ayaklanma olarak göstermek olmuştur.

Kuvayı Milliye’nin sağladığı yararların yanı sıra zararları da bir hayli fazladır. Kuvayı Milliye halkı korkutmuş, yıldırmış, halktan zorla malzeme ve gıda maddesi sağlamış, halka çok kötü davranmıştır. Hemen her yerde terör havası estiren Kuvayı Milliye halk tarafından sevilmemiştir. Kuvayı Milliye’nin kumandanları çıkan ayaklanmaları kendi yöntemlerine göre bastırmaları ve ayaklananları kendi kurallarına göre cezalandırmaları, halkın milli mücadeleye karşı güvensizlik duymasına neden olmuştur. Dağınık ve düzensiz mücadele etmeleri, düzenli düşman ordularını durduracak güçten yoksun olmaları, işgalleri kesin olarak durduramamaları ve Anadolu’nun kesin olarak işgallerden kurtarılmak istenmesi Kuvayı Milliye’nin dağılmasına neden olmuştur. Bunun sonucunda da 8 Ekim 1920’de ülkenin her tarafından gelen Kuvayı Milliye birliklerinin katılımıyla düzenli ordu kurulmuştur.

Mustafa Kemal Atatürk Kuvayı Milliye’yi şöyle tanımlamıştır:‘‘Hükümet merkezi, düşmanların şiddetli çemberi içindeydi. Siyasal ve askeri bir çember vardı. İşte böyle bir çember içinde yurdu savunacak, halkın ve devletin bağımsızlığını koruyacak silahlı kuvvetlere onlar emrediyorlardı. Bu biçimde yapılan emirlerle, devlet ve halkın araçları temel görevlerini yapamıyorlardı. Yapamazlardı da. Bu araçları savunmanın birincisi olan ordu da, ordu adını korumakla birlikte, elbette temel görevini yerine getirmekten yoksundu. İşte bunun içindir ki, yurdu savunmaktan ve korumaktan ibaret olan temel görevi yerine getirmek, doğrudan doğruya halkın kendisine kalıyordu... İşte buna KUVÂ-Yİ MİLLİYE diyoruz.’’ [7]Kuvayı Milliye’nin Türk tarihindeki yeri ve önemini Türk milletinin iyi bir şekilde kavraması gerekmektedir. Kuvayı Milliye’nin Milli Mücadele’ye yaptığı katkıları asla unutulmamalı ve her zaman Kuvayı Milliye hatıralarına sahip çıkılmalıdır. Kuvayı Milliye’nin örgütlenişinin 90. yılı kutlu olsun. Kuvayı Milliye adı altında savaşan bütün askerleri ve sivillerimizi rahmetle anıyor

 

1 5 1
2013-02-11T21:26:13+02:00
Milli Mücadele’nin ilk silahlı direniş gücü olmuşlardır. Mondros Ateşkes Anlaşması’ndan sonra Anadolu’nun işgali üzerine başlayan bölgesel hareketlerdir. Kuva-yi Milliye birlikleri arasında ilişki az olup, kendi bölgelerini kurtarmaya çalışmışlardır. Tek bir merkeze bağlı değillerdir. Mondros Ateşkes Antlaşması ile terhis edilen askerler de bu harekete katılmışlardır. İşgalci güçlere büyük zararlar vermiştir Düzenli orduya zaman kazandırmıştır. Halkın işgal altındayken son umudu olmuştur. Halkın örgütlenmesi birlik,beraberlik ve dayanışma gibi duyguların gelişmesine katkıda bulunmuştur
1 5 1