Cevaplar

2013-02-12T01:59:05+02:00

Şeyh Sait İsyanı’nın Sebepleri : ( Pek kısa değil :S üzgünüm hep uzun tanımlar var )

1. Saltanat ve Hilafetin kaldırılmasına ,yapılamaya başlayan inkılaplara duyulan tepki.
2. İngilizlerin Musul Meselesini kendi lehlerine çözmek ve Doğu Anadolu’da bir Kürt devleti kurmak için halkı kışkırtması
3. Terakkiperver cumhuriyet fırkasının halk üzerindeki etkisi
4. Dini çıkarlarına alet edenlerin cahil halkı kolayca kandırmaları .
Ergani’nin Piran şehrinde başlayan (13 Şubat 1925),Şeyh Sait tarafından başlatılan isyan kısa sürede Diyarbakır ve Elazığ’a da yayıldı.İsyanı bastırmakta yumuşak davranan Fethi Okyar hükümeti istifa etti ve yerine İsmet Paşa hükümet kurdu.İlk iş olarak da,Takrir-i Sükun (Düzenin sağlanması) kanunu çıkarıldı (4 Mart 1925).
 (Takrir –Sükun kanunu;asayişin sağlanması,vatanın tehlikeden korunması,rejimin kökleşmesi için gereken tedbirleri almak yolunda hükümete geniş yetkiler vermişti.İsyanın bastırılmasında bu kanunun çok faydası olmuştur.İki yıl için çıkarılan kanun ,iki yıl daha uzatıldıktan sonra 4 Mart 1929’da yürürlükten kaldırılmıştır.)
Hükümet ayrıca biri Ankara’da biri de isyan bölgesi olan Diyarbakır’da olmak üzere tekrar iki İstiklal Mahkemesi kurmuştur.İsyan Nisan ayında bastırılmış ve elebaşları cezalandırılmıştır.Vatan ve Cumhuriyet büyük bir tehlike atlatmış ,Musul sorununun İngilizlerin istediği şekilde çözümlenmesine yardımcı olmuş ve ordumuz yıpranmıştı.Bazı mensupları olaya karıştığı için Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kapatılmıştır.
Aynı zamanda çok partili rejim denemelerinin bir müddet askıya alınmasına sebep olmuştur.

 

+ Bilgiler : http://www.sosyalbilgiler.gen.tr/seyh-sait-ayaklanmasi-sebepleri-alinan-onlemler-ve-sonuclari/

+http://www.serenti.org/seyh-sait-neden-ayaklandi-sonuclari-ne-oldu/

 

Takrir-i Sükûn Kanunu :

Takrir-i Sükûn Kanunu (Günümüz Türkçesi: Huzurun Sağlanması Yasası), 4 Mart 1925'te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edilen bir kanun.

Hükûmete olağanüstü yetkiler veren Takrir-i Sükun Kanunu ile Kasım 1924 ortalarında dinsel gericilik tehlikesine karşı Başbakan İsmet İnönü sıkıyönetim ilân edilmesini istedi. Ancak Meclis'te bu isteğini kabul ettiremeyince istifa etti ve yerine ılımlı kişiliğiyle tanınan Fethi Okyar başbakanlığa getirildi. 1925 şubat ortalarında Şeyh Said İsyanı patlak verince, Doğu Anadolu'da hemen sıkıyönetim ilân edildi. Fethi Bey düşürüldü ve yeni hükümeti 3 Mart'ta İsmet Paşa kurdu. Yeni hükümet ilk iş olarak Takrir-i Sükûn Kanunu'nu Meclis'ten geçirdi ve biri isyan bölgesinde, ötekiAnkara adını taşımakla birlikte yurdun geri kalan bölgelerinde çalışmak üzere iki de İstiklal Mahkemesi kurulmasını kararlaştırdı. Diğer taraftan ordu birlikleri harekete geçirildi. Yapılan plânlı askerî harekât ile, isyancılar dağıtılıp, elebaşıları yakalandı. Suçlu oldukları hükümet tarafından iddia edilenler İstiklâl Mahkemelerinde yargılandılar. Suçlu görülenler çeşitli cezalara (idam) çarptırıldılar. Yapılan soruşturmada isyancıların bir kısmının Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'na mensup oldukları anlaşıldı. Bunun üzerine memleketteki tek muhalefet partisi de 3 Haziran 1925'te hükûmet kararı ile kapatıldı.

3 maddeden oluşan Takrir-i Sükun Kanunu'nun 1. maddesi şöyleydi:


“ İrtica ve isyana ve memleketin nizam-ı içtimaisi (toplumsal düzen) ve huzur ve sükûnu ve emniyet ve asayişini ihlale bais (bozmaya yönelik) bilumum teşkilât ve tahrikat ve teşvikat ve neşriyatı ( örgütlenmeleri, kışkırtmaları, yüreklendirmeleri ve yayınları), hükümet reisi cumhurun tasdikiyle ve re'sen ve idareten man'e mezundur (kendi başına yasaklamaya yetkilidir). İş bu ef'al erbabını (bu eylemleri işleyenleri) hükümet İstiklâl Mahkemesi'ne tevdi edebilir. ”  

 

+ http://www.meb.gov.tr/belirligunler/10kasim/inkilaplari/siyasi/takrir.htm   +http://www.turkcebilgi.com/ansiklopedi/takrir-i_s%C3%BCkun_kanunu

0