Cevaplar

2012-10-08T19:07:48+03:00

ilk askeri başarısı trablusgarp onunla plabilir belki ama 31 mart olayınında ihtimali var.

0
2012-10-08T19:07:52+03:00

“19. TÜMEN sabah tatbikata çıkacaktı. Bu nedenle herkes erkenden uyanmıştı.

Top sesleri duyulmaya başladı. Bir birlik Arıburnu Koyu’nda gemiler görüldüğünü bildirdi. Kesin bilgi az sonra 9. Tümenden geldi:

Düşman Arıburnu’na asker çıkarıyor.

M.Kemal çok huzursuz oldu. Hatta telaşlandı.

Arıburnu’na ha!

Bu can alıcı noktaya niye asker çıkarırdı düşman? Kocabağ ile Kabatepe’yi ele geçirmek. Eceabat ile Kilitbahir yolunu açmak için. Kesinlikle durdurulması gereken öldürücü bir hareketti bu.

İzzettin Bey şimdiye kadar komutanını hiç böyle görmemişti. M.Kemal haritada Kocadağ’ı göstererek telaşının nedenini açıkladı:

“Bu kütle Gelibolu Yarımadası'nın kilididir.”

“Burası ele geçerse savaş daha başlamadan biter.”

M.Kemal şöyle düşündü: Çıkarmanın sürdüğü, düşmanın durdurulamayıp yayıldığı anlaşılıyor. Demek ki düşman kalabalık. Düşmanın kıyıda yerleşmesine ve yayılmasına izin verilemez, bu çok tehlikeli olur. Bu hareket bir taburla önlenemez.

Emir beklemek vakit yitirmek olacak.

Tarihin akışını değiştirecek olan kararı verdi:

Tümen ordu yedeği olduğu için iki alayını burada bırakacak, bir alayı ve bir dağ bataryasıyla Arıburnu’na yetişecek, bu tehlikeli hareketi önlemek için düşmana taarruz edecekti.

Bu, inisiyatiften daha ileri bir tavır, ağır sorumluluğu olan, ancak M.Kemal gibi birinin verebileceği bir karardı. Ordusunun yedeği olan bir alayı ile bir bataryasını kimseye danışmadan ve haber vermeden savaşa götürecekti.

Suçlu görülerek mesleğinden uzaklaştırılabilir, hatta idam edilebilirdi. Bunları düşünmedi ya da önemsemedi. Tehlike her türlü kaygıdan daha önemliydi.

Kolordu Komutanı'na ve 9. Tümen Komutanı'na göndermesi için İzzettin Bey’e iki kısa bilgi yazısı not ettirdi.

57. Alay tatbikata çıkmak için çorbasını içmiş, hazır bekliyordu.

Toplanma yerine geldi.

Biraz da gülümseyerek, ” Arkadaşlar..” dedi, “..bugün yine bir tatbikata gideceğiz. Fakat bugünkü düşman artık hayal değil gerçektir. Düşman Arıburnu’na çıkmış. En kısa yoldan Kocaçimen’i tutacağız.”

Genç yarbay başa geçti.

Batı’ya hareket ettiler.

Saat 07.45’ti. “ (Turgut Özakman, Diriliş. Say:237-238-239)

“Savaş çok sertleşmişti. 27. Alayın durumu Şefik Bey'i çok kaygılandırıyordu. Alayının, Arıburnu kesiminin veÇanakkale Boğazı’nın bir kurtarıcıya ihtiyacı vardı.

Bu çok sıkışık anda 9. Tümenden bir haber geldi: 19. Tümen Komutanı Yarbay M.Kemal sabah 57. Alayla birlikte Kocaçimen’e hareket etmişti. Yani, 27. Alayın sağ yanının gerisine.

Şefik Bey bütün yüreği ile Allah’a hamdetti.

Yalnız alayı değil, yalnız Arıburnu değil, Boğaz, dolayısıyla İstanbul kurtulmuştu.” (Say.264)

“Limon Von Sanders, izinsiz hareket eden M.Kemal’in ne korkunç bir felaketi önlediğini, kendisini bir gün içinde yenilen bir ordunun komutanı olmaktan kurtardığını unutmayacaktı.” (Say.303)

***

Bu yazımda Turgut Özakman’ın Çanakkale Zaferi’ni anlattığı Diriliş isimli kitabından çok önemli satırları aktarmaya çalıştım. Elbette 685 sayfadan oluşan bu hacimli eserin her satırı çok önemli. Herkesin mutlaka okuması ve bilgilenmesi gerek.

Bugün o malûm zihniyetin anlattığı Çanakkale Zaferi’nde Mustafa Kemal yok sayılıyor. Bir sürü hurafelerle gençlerin beyinleri yıkanıyor. Gelibolu Yarımadası’na düzenlenen bazı turlarda bu benzersiz zaferi, nereden çıktığı belli olmayan bir takım rehber bozuntuları gökten Ebabil kuşlarının attığı taşlardan tutunda, denizin üzerini kaplayan ilahi sislere kadar pek çok tabiatüstü olaylarla anlatmaya çalışıyorlar.

Çanakkale Zaferi’ni anlatan sergilerden Mustafa Kemal’i çıkartmak onbinlerce tarihi belge ve bilgiye ihanet etmektir.

Çanakkale Zaferi, Alman komutanların beceriksizliği yüzünden binlerce vatan evladını toprağa gömen bu milletin, yabancılar tarafından da asla ve asla yönetilemeyeceğini çok iyi anlatmaktadır.

Çanakkale’nin muhteşem sayfalarından Mustafa Kemal’i çıkartmaya, onun tarihi değiştiren rolünü ve kararını yok saymaya kimsenin gücü yetmeyecektir.

Yazıyı yine Turgut Özakman’ın satırlarıyla bitiriyorum:

“Tarih son kez uyarıyor:

Uyuma ey Türk!

Dirliğin, birliğin, dilin, benliğin, tarihin, yurdun, adın bir kez daha giderse, bir daha hiçbiri geri dönmez.”

18 Mart 1915.

Çanakkale Zaferi’nin 94. yıldönümü kutlu olsun.

 

1 5 1