Cevaplar

2013-02-13T14:05:44+02:00

Klasik Türk Edebiyatı, Türklerin İslâmiyet'i kabul etmelerinden sonra gelişen bir edebiyattır. Arap, İran kültür ve medeniyetlerinin etkisinde gelişmiştir. Bu kültürü yansıtırken çoğunlukla din ekseninde şekillendi ve İslammedeniyeti ile özdeşleşti. Bu edebiyat, ilk ürünlerini XI. yüz­yılda Anadolu dışında, XIII. yüzyıldan itibaren de Anadolu'da vermeye başlamıştır. Klasik Türk Edebiyatı'nın ilk örneklerinde didaktik konular işlenmiştir. Bu dönemde aruz ölçüsünün yeni kullanılıyor olması ve Türkçenin bu ölçüye uygun olmaması, söyleyişte birtakım aksaklıkların ortaya çıkmasına neden olmuştur.

** Klasik Türk şiiri belli bir olgunluğa ulaştıktan sonra şairler, yazdıkları şi­irlerde bireysel duyguları dile getirmişler, ahenk ve söyleyiş güzelliğine önem vermişlerdir.

** Bu edebiyata, klasik kurallara bağlılığı nedeniyle Klasik Türk Edebiya­tısaray ve çevresine seslendiği için Yüksek Zümre Edebiyatı, Saray Edebiyatı şiirlerin divan adı verilen bir kitapta toplanması nedeniyle de Divan Edebiyatı adları verilmiştir.

** Divan edebiyatının temel anlatım aracı şiirdir. Nesre fazla önem veril­memiş, nesir dili ağırlaştırılmış, yabancı sözcük tamlama ve dil kural­larıyla örülmüştür.

** XIII. yüzyılda Hoca Dehhani ile başlayıp XVI, XVII ve XVIII. yüzyıllarda en güçlü şairleriyle olgunluk dönemini yaşayan, XIX. yüzyılın sonlarına doğru Batı kültürünün etkisiyle önemini yitirmeye başlayan bir "edebi­yat geleneği"dir. Bu süre içinde Anadolu'da Necati, Baki, Fuzûlî, Nef i, Nâbi, Şeyhülislam Yahya, Nedim, Şeyh Galip; Anadolu dışında da Ali Şîr Nevâi, gibi klasik Türk edebiyatı şairleri yetişmiştir.

** Sanat ve edebiyat, bir devletteki siyasi ve ekonomi çizgiyi belli mesafe­den takip eder, ondan etkilenir. Eserin ruhunda dönemin görkemi, yan­sıması, zihniyeti hissettirilir. Şairin düşüncesi ve sanatsal yönünü dize­lerinde görmek mümkündür. Divan şiirinin gelişim çizgisi, Osmanlı'nın gücü, kültürel yaşamdaki zenginlik ve askerî alandaki güçle paralel yürümüştür.

** İslâmiyetle karşılaşma, dünya devleti olma gücü, toplumları dolayısıyla dinleri de kaynaştırmıştır. Birçok şiirde dinî motiflere islam kültürüne rast­lanır. Bu nedenle bu dönem Osmanlı edebiyatında Arapça ve Farsçanın büyük bir etkisini görüyoruz. Tadı ve dokusu bize özgü olsa da dinsel egemenliğin gerçeği ortadadır. 

 

 

 

0