Cevaplar

2013-02-12T21:23:39+02:00

simple

like to drink coffee.
Ben kahve içmeyi severim.  

Ahmet and Ayşe write a letter. 
Ahmet ve Ayşe mektup yazarlar.  

My father gives me money.
Babam bana para verir. 

We sit under the tree.
Biz ağacın altında otururuz.

You drive the car. 
Sen arabayı kullanırsın. 

They make print out all their emails.
Tüm emaillerinin çıktısını alırlar.

Youngers drink coke. 
Gençler kola içerler.  

Hasan becomes ill in every winter.
Hasan her kış hasta olur.

Sezen Aksu writes very good lyrics. 
Sezen Aksu çok güze şarkı sözleri yazar.  

She looks like an angel.  
O, bir meleğe benzer. (O, bir melek gibidir.)


Simple present tense alıştırmalar


I always go to swim. 
Ben her zaman yüzmeye giderim

He eats an apple everyday.
O her gün bir elma yer.

We usually watch TV. 
Biz genellikle televizyon izleriz.

They help me. (Bana yardım ederler.)   We visit my uncle every weekend. (Her hafta sonu amcamı ziyaret ederiz.) You always listen to me. (Sen hep beni dinlersin.)   She plays basketball. (O basketbol oynar.) They send a letter. (Mektup gönderirler.)   Do you watch TV ? (TV izler misin?) Does she believe you? (O sana inanır mı? (inanıyor mu?)) Do they support you? (Onlar seni desteklerler mi?) Doesn't Bahar call you? (Bahar seni aramaz mı?) Don't they visit you? (Onlar seni ziyaret etmezler mi) Why does he want to go? (Neden gitmek istiyor.) Which book do you want to read? (Hangi kitabı okumak istersin?) Where do you think he is? (Sence o nerde?) What does he do normally on weekends? (Hafta sonları genelde napar?) When does the train arrives? (Tren ne zaman geliyor?)  
1 5 1
2013-02-12T21:35:51+02:00

I am learning English.         
Ben İngilizce öğreniyorum.

You are listening to the music.         
Sen müzik dinliyorsun.

He is answering his teacher's question.         
O öğretmeninin sorusunu cevaplıyor.

We are missing our grand father.         
Biz büyükbabamızı özlüyoruz.

They are laughing to my joke.         
Onlar benim şakama gülüyorlar.

Kate Winslet is coming back to the screen.   
Kate Winslet ekrana geri dönüyor.

Global warming is becoming to a big danger.    
Küresel ısınma büyük bir tehlike haline geliyor
.
The prime minister of Greece is giving a press conference.    
Yunanistan başbakanı basın toplantısı yapıyor.

 

Present continuous tense ile zaman zarfı

*zaman belirten kelimeler, cümlede farklı yerlere gelebilir.          
                         

I am thinking about you right now.        
Tam da şimdi seni düşünüyorum.

You are still reading that book.        
Sen hala o kitabı okuyorsun.

We are waiting Selma at the moment.         
Şu anda Selma'yı bekliyoruz.




0