Cevaplar

2013-02-12T22:29:30+02:00

 Orhan Veli Varlık dergisinde yayımlanan ilk ürünlerinde aslında Saf Şiirciler anlayışıyla yazar. Hatta hece vezni değil aruz vezniyle yazdığı bir iki şiir bile olur. Yani hem halk şiiri hem divan şiirine vakıftır.

       Orhan Veli bu eski şiir anlayışını 1937 yılından itibaren bırakır ve gündelik yaşam sahnelerinin yr aldığı şiirler yazmaya başlar. Bu şiir anlayışı başta Yahya Kemal olmak üzere bir çok kurallı şiir yazan şairleri kızdırır.Bunun üzerine yazdıkları şiirin savunmasını yapacağı “Garip “adlı bir önsöz yazar ,burada “Garip şiiri”nin ilkelerini de belirtir.

 

-Vezinli kafiyeli şiirde hayır.

-Edebi sanatlara hayır.

-Burjuvaziye hayır.

-Eski biçimlere hayır.

-Duygusallığa hayır

-Şairaneliğe hayır.

  

 Bunların ötesinde öyle bir cümle yazar ki bu önsöze en çok bu etkiler diğer genç şairleri:”Şiir,bütün özelliği söylenişinde olan bir söz sanatıdır.Yani tümüyle anlamdan oluşur.Anlam insanın beş duyusuna değil,kafasına seslenir.Bir gün gelecek,şiir yalnızca kafayla okunacak,edebiyat da böylece yeni bir yaşama kavuşacak.”

  Orhan Veli Kanık kendisi gibi düşünen Oktay Rıfat Horozcu Ve Melih Cevdet Anday’la birlikte bu ilkelerle yeni bir oluşum başlatmış oldu:Garip Akımı.

 

İşte Orhan Veli’nin şiir anlayışıyla yazdığı ilk şiirlerden biri olan “Söz”’de şair:

 

Aynada başka güzelsin

Yatakta başka

Aldırma söz olur diye

Tak takıştır

Sür sürüştür,

İnadına gel.

Piyasa vakti

Muhallebiciye

Söz olurmuş

Olsun Dostum değil misin?

   

Şiirin bir duyguyu bir düşünceyi anlatmadığını, bu sözlerin şiir olmadığını öyle çok söyleyen olmuştur ki şairin bir çevreyi,bir kişiyi,bir yaşam biçimindeki seçimleri anlattığı,için için insanlarla,kurallarla alay ettiği,her şeyden önce bunu hissettiğini görememişlerdir.

 Tartışmalar öyle büyümüştür ki sağdan ve soldan şiir üzerine açıklamalar gelmiş Yusuf Ziya Ortaç “vezin gitti,kafiye gitti,mana gitti. Türk şiirine bunları yapanların suratına tükürmeye davet ediyorum” cümlesiyle doruğa tırmanmıştır.

   Buna rağmen Garip Akımı hızla gençlik arasında yayılıyor,hatta Nazım Hikmet’e karşı duruşuyla Orhan Veli Cephesi güçleniyordu. Orhan Veli, Nazım  Hikmet şiirleriyle ilgili olarak dikkatli olmuş ve ona sorduklarında”mesele bir sınıfın ihtiyaçlarının müdaafasını yapmak olmayıp yeni de olsa bilinen bir takım ideolojilerin söylediklerini bilinen kalıplar arasına sıkıştırmaktır.”  Hep kalıplı şiire karşı geldiğinden Nazım’a da kalıpçılığından eleştiri getiriyordu,yoksa kendisi de bir süre sonra toplumsalcı şiirler yazmaya başlayacaktı ama serbest  olarak…

 

Şiirde parça güzelliği değil bütün güzelliği arayan ve tüm şiirlerini böyle yazan, ününü bu fikirden alan şairin alaya anılan ama şimdi dudaklardan eksik olmayan bir şiirini buraya alacağız.

 

Altın Dişlim

 

Gel  benim canımın içi,gel yanıma

İpek çoraplar alayım sana

Taksilere bindireyim

Çalgılara götüreyim seni

Gel,

Gel benim altın dişlim

Sürmelim,ondüla saçlım,yosmam;

Mantar topuklum,bobsitilim,gel

                       O.Veli Kanık

 

Şiirde dönemin zihniyeti, o dönemdeki kadınların moda anlayışları verilirken,toplum tarafından eleştirilen kadın tipine Orhan Veli’nin bakışını da görmüş oluyoruz. İlginçtir ki”bobsitil” sözcüğü Attila İlhan tarafından garip anlayışına mensup kişilere taktığı bir isimdir. Orhan Veli şiirde aynı zamanda kendisini beğenmeyen ,küçük gören ,alay edenlere de bu kadın tiplemesiyle karşılık vermiştir.

 

Orhan Veli’nin şiirlerinde bütün anlayışı öyle hakimdir ki tek bir mısrayı çıkardığınızda şiir anlamını tamamen kaybeder.Onun gücü” Var olanı” yazmaktan gelmiştir.

    

Orhan Veli Kanık’tan Sonra Gelişen Modern Şiir

1-İkinci Yeniler: Garip akımına tepki olarak ortaya çıkan bu grup bilinçaltı dünyasını şiirlerinde ele aldılar.Doğayı,insanı ve görünümü kendilerine özgü bir anlayışla verdiler.Görünümü ve eşyayı gerçek üstücülerden daha abartarak soyutlaştırdılar.

Bu anlayışın temsilcileri arasında Cemal Süreyya,Edip Cansever,Turgut Uyar,İlhan Berk,Ece Ayhan ve Ülkü Tamer sayılabilir.

0